Adôzel dayımıñ başından bazı olaylar geçmiş de, ahlı bek yerinde yoğudu zavallınıñ.
Dev gibi bi adamıdı ya, ürkâğadi ırahmatlıh. Bizim koye gelir, aşşağa yolda durur, çağarılmayı beklerdi. Bizimkiler de çağarır, emmim traş eder bi guzel çimdirir, ahlayıp pahlardı.
Mübarek tufalet ehdiyâcı gelinci iki kilometire gadar dışarı gider, işini gorürdü, çoh edepliydi.
Emmimin çocukları sırtına alır sağa sola goşar, soğna "yorulsuñlar da bireyce uyusuñlar" deridi. (O goşuncuncu sırtındaki çocuhlar yorulacağamış 🤣)
Irahmatlıh anama türkü çığırırdı "Halam halam, ganatlı gapının demir sürgüsü halam" deyin.
Emmiminen bek yârenlik ederlerdi. "Lôô cıbır üsüğün, gavlah üsüğün" deridi.
Cebinden gûyâ Ecevit'den imzalı kâğatlar çıharır gosderirdi, Demirel'inen neyim gonuşduğunu söylerdi.
Bizim koyde biraz galır, birden ortadan gaybolurdu. Gargayınan (Yeşilova) Yudan arasında bi dereniñ yamacında toprağa oymuş, orda yatar gaharmış.
Bi ara bizim evde epiy durdu. Gendini eviñ oğlu gibi gorüyodu. Bu yüzden emmimiñ boyük oğluyunan beni heç sevmez, geldiğimizi heç isdemezdi. Asgerden izine geldim de "asgerliği de oyuncah eddi ..... ...." deyin sôye sôye bi galdıydı.🥴 Hattâ beni dôyecâdi de, anam elinden zor aldı.
Herhal yamaçdaki govuhda yatarken hasdalanmış, bi daha da gurtulamadı, öldü giddi zavallı, Allah rahmet eylesin.