Yerel

İncir ve Zeytin Bilimsel Araştırmalar Akademisi'nden yeni proje

ADÜ Teknokent bünyesinde faaliyet gösteren Karya Farma HBX Ar-Ge, budama sonrası atık olarak görülen zeytin ağacı yapraklarının tarım ve hayvancılıkta değerlendirilmesine yönelik kapsamlı bir Ar-Ge çalışması başlattı.

Abone Ol

ADÜ Teknokent bünyesinde faaliyet gösteren Karya Farma HBX Ar-Ge, budama sonrası atık olarak görülen zeytin ağacı yapraklarının tarım ve hayvancılıkta değerlendirilmesine yönelik kapsamlı bir Ar-Ge çalışması başlattı.

Türkiye'de zeytin ağacı varlığı bakımından önde gelen illerin başında gelen Aydın'da, her yıl budama ve kesim sonrası ortaya çıkan tonlarca zeytin yaprağının hayata geçirilecek proje ile kaba yem olarak değerlendirileceği belirtildi. Atık olarak görüldüğü için yakılarak imha edilen bu yaprakların değerlendirilmesi için çalışma yaptıklarını kaydeden Karya Farma HBX Ar-Ge Kurucusu Hakan Başlık, yeni proje ile hem ekonomik hem de ekolojik açıdan ciddi fayda sağlamayı hedeflediklerini kaydetti.

Başlık, 'Sadece Aydın'da yaklaşık 19 milyon zeytin ağacı bulunuyor. Bu ağaçların budanması sonucu ortaya çıkan yapraklar, bugüne kadar çoğunlukla atık olarak görülerek yakıldı. Oysa bu yapraklar, hayvancılıkta kaba yem maliyetini düşürebilecek ve tarımsal döngüye kazandırılabilecek stratejik bir biyolojik kaynaktır' dedi.

Zeytin ağacı yapraklarının biyokimyasal içeriğine ilişkin bilimsel verilerin dikkat çekici olduğunu vurgulayan Başlık, zeytin yaprağının antioksidan özellik gösteren oleuropein, flavonoidler ve fenolik bileşikler bakımından zengin olduğuna işaret etti. Ayrıca zeytin yaprağının, hücrelere zarar veren hidrojen peroksit gibi reaktif bileşenlerin etkisini baskılayabildiği, ayrıca selüloz, fosfor, kükürt, klor, magnezyum ile C ve E vitaminleri açısından önemli bir içeriğe sahip olduğu ifade edildi.

Adnan Menderes Üniversitesi Teknokent çatısı altında yürütülen bu çalışmaların, kurulum aşamasında olan 'İncir ve Zeytin Bilimsel Araştırmalar Akademisi' bünyesinde daha kapsamlı bir yapıya kavuşturulmasının hedeflendiği belirtildi. Akademi kapsamında incir ve zeytin; yalnızca tarımsal ürünler olarak değil, biyolojik, kimyasal, ekolojik ve klinik etkileriyle birlikte çok yönlü stratejik biyolojik varlıklar olarak ele alınacak.

Yaklaşık çeyrek asra yaklaşan Ar-Ge tecrübesine ve 18 adet spesifik patente sahip olduklarını belirten Başlık, akademi bünyesinde yürütülecek çalışmalarda incir ve zeytin ağaçlarının yaprakları, dalları, çekirdekleri, meyveleri ve yağlarının ayrı ayrı inceleneceğini söyledi.

Başlık açıklamasında, 'Bu bileşenlerin insan sağlığı üzerindeki etkileri, bağışıklık sistemiyle ilişkileri, mikrobiyal yük üzerindeki etkileri ve çevresel sürdürülebilirliğe katkıları bilimsel verilerle ortaya konulacak. Özellikle küçükbaş ve büyükbaş hayvancılıkta kaba yemin zenginleştirilmesi, yem verimliliğinin artırılması ve doğal kaynakların daha etkin kullanılması amacıyla, bugüne kadar atık olarak görülen zeytin yaprakları değerlendirilecek' ifadelerine yer verdi.

{ "vars": { "account": "G-4GYQPT9DVY" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }