Yerel

Köse: 'Şehirler yağmura değil, betona yeniliyor'

Düşünce Rotası Derneği Genel Başkanı Fatih Köse, son yıllarda şehir merkezlerinde yaşanan su baskınlarının temelinde plansız kentleşme ve yanlış peyzaj uygulamalarının bulunduğunu belirterek, 'Toprağın nefes almasını engelledikçe yağmur suyunun gidecek yeri kalmıyor. Bu da doğal olarak su baskınlarına neden oluyor.' dedi.

Abone Ol

Düşünce Rotası Derneği Genel Başkanı Fatih Köse, son yıllarda şehir merkezlerinde yaşanan su baskınlarının temelinde plansız kentleşme ve yanlış peyzaj uygulamalarının bulunduğunu belirterek, 'Toprağın nefes almasını engelledikçe yağmur suyunun gidecek yeri kalmıyor. Bu da doğal olarak su baskınlarına neden oluyor.' dedi.

Şehirlerde her yağış sonrası yaşanan su baskınlarının tesadüf olmadığını ifade eden Köse, sorunun iki ana kaynağı olduğunu söyledi. Köse, 'Birincisi, nehir, çay ve dere yataklarının düzenli olarak temizlenmemesi. İkincisi ise şehir merkezlerinde toprağın neredeyse tamamen yok edilmesi. Betonlaşma her yeri kapladı. Toprakla buluşamayan yağmur suyu doğal olarak sokaklarda ve caddelerde birikiyor' diye konuştu.

'Naylonla kaplanan toprak suyu emmiyor'

Son yıllarda park ve peyzaj çalışmalarında kullanılan bazı yöntemlerin de sorunu büyüttüğünü belirten Köse, özellikle çim alanların yerine kullanılan naylon tabaka uygulamasına dikkat çekti.

Köse, 'Kuraklık gerekçesiyle çim alanlarının kaldırılması anlaşılabilir bir durum. Ancak yerine toprağın üzerine naylon serilip dekoratif taşlar konulması doğru bir yöntem değil. Bu naylonlar doğada yüzyıllar boyunca yok olmuyor. Yağan yağmur naylonu aşarak toprağa ulaşamıyor. Sonuç olarak su yüzeyde kalıyor ve asfalt ile beton üzerinde göletler oluşuyor' dedi.

'Çime alternatif çok sayıda bitki var'

Çimin fazla su tükettiği için eleştirildiğini ancak bunun tek alternatifin beton ve taş olduğu anlamına gelmediğini dile getiren Köse, az su isteyen bitkilerin değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Köse, 'Çim gerçekten yoğun su isteyen bir bitki. Ancak çok az suyla yaşayabilen yüzlerce farklı bitki türü var. Eğer şehirlerde toprak alanlar korunur ve bu bitkilerle peyzaj yapılırsa hem su tasarrufu sağlanır hem de yağmur suları doğal olarak toprağa karışır. Bu hem çevre hem şehir altyapısı açısından çok daha sağlıklı bir yöntemdir' ifadelerini kullandı.

'Toprakla bağ koparsa su baskınları kaçınılmaz'

Şehir planlamasında doğayla uyumlu çözümlerin öncelik olması gerektiğini belirten Köse, uyarısını şu sözlerle sürdürdü: 'Toprağı betonla, asfaltla ve naylonla kapattığınızda yağmur suyunun emileceği bir alan kalmıyor. Sonra da birkaç saatlik yağmurda şehirler su altında kalıyor. Oysa doğru planlama, temiz dere yatakları ve nefes alabilen yeşil alanlarla bu sorunların büyük bölümü önlenebilir.'

Köse, şehirlerin geleceği için doğaya daha saygılı ve sürdürülebilir peyzaj anlayışının benimsenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

{ "vars": { "account": "G-4GYQPT9DVY" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }