Yerel

Adli Bilişim Uzmanı Kuvat, 'Tek başına ekran görüntüsü artık kesin delil sayılmıyor'

Adli Bilişim Uzmanı Adem Kuvat ve Bilgisayar Mühendisi Taha Musa Çapkur tarafından hazırlanan çalışmada, yapay zeka destekli ses klonlama ve deepfake gibi manipülasyonlar sebebiyle yargı makamlarının artık tek başına ham ekran görüntülerini kesin delil sayamayabileceğine dikkat çekti.

Abone Ol

Adli Bilişim Uzmanı Adem Kuvat ve Bilgisayar Mühendisi Taha Musa Çapkur tarafından hazırlanan çalışmada, yapay zeka destekli ses klonlama ve deepfake gibi manipülasyonlar sebebiyle yargı makamlarının artık tek başına ham ekran görüntülerini kesin delil sayamayabileceğine dikkat çekti.

Adli Bilişim Uzmanı Adem Kuvat ve Bilgisayar Mühendisi Taha Musa Çapkur tarafından hazırlanan çalışmada, yapay zeka destekli ses klonlama ve deepfake gibi yeni nesil manipülasyonlar sebebiyle adli makamların artık tek başına ham ekran görüntülerini kesin delil saymadığı belirtildi. Üretken yapay zeka modellerindeki gelişmelerle birlikte ortaya çıkan ses klonlama teknolojileri ve deepfake video üretimleri, yargı mekanizmalarında dijital delil güvenliği tartışmalarını beraberinde getirdi. Kuvat ve Çapkur tarafından gerçekleştirilen araştırma ve farkındalık çalışmasında, insan gözüyle ya da kulağıyla ayırt edilmesi zor olan dijital sahtecilik yöntemleri karşısında geleneksel ispat modellerinin yetersiz kaldığı ifade edildi. Gerçekleştirilen çalışmada, suç örgütlerinin yapay zekayı korku, panik ve aciliyet gibi psikolojik zafiyetleri hedef alan düşük maliyetli bir araç olarak kullandığı, sosyal medya üzerinden elde edilen birkaç saniyelik ses kayıtlarıyla yapılan klonlamaların ve sahte yatırım videolarının mağduriyetleri artırdığı kaydedildi. Yapay zeka üretimlerinde yüz hareketlerindeki bozulmalar, piksel tutarsızlıkları ve seslerdeki mekanik tınılar gibi teknik anomalilerin adli bilişim metodolojisiyle tespit edilebildiğini aktaran uzman Kuvat, hukuki süreçlerde hak kaybına uğramamak adına sadece statik ekran görüntüsü almakla yetinilmeyip siber hijyen kurallarının uygulanması gerektiğini bildirdi. Türk Ceza Kanunu kapsamında nitelikli dolandırıcılık ve bilişim suçları gibi çok boyutlu cezai yaptırımları bulunan bu manipülasyonlara karşı profesyonel imaj alma ve teknik analiz süreçlerinin dijital delillerin adalet önünde korunmasında kritik kilit taşı olduğu vurgulandı.

'Ses klonlama ve deepfake yöntemleri yüzünden kesin kanaate ulaşmak mümkün değil'

Yapay zeka çağında dijital okuryazarlığın ve siber hijyenin en önemli savunma mekanizması haline geldiğini belirten Kuvat, ' Yargıtay ve mahkemeler, yapay zeka manipülasyonlarının kolaylığı nedeniyle artık tek başına ham ekran görüntülerini kesin delil saymamakta; sunulan verilerin adli bilişim metodolojisiyle desteklenmesini aramaktadır. Ses klonlama ve deepfake yöntemleri yüzünden dijital dünyada artık sadece gözle görülen veya kulakla duyulan veriler üzerinden kesin kanaate ulaşmak mümkün değildir. Dolandırıcılık faaliyetleri yapay zekayla daha profesyonel ve tespit edilmesi zor bir yapıya büründü. Şüpheli bir durumla karşılaşıldığında panik yapılmadan, ekran görüntüsü almakla yetinilmeyip kesintisiz ekran videosu, ham veri dışa aktarımı ve dijital parmak izi sayılan hash tespiti gibi teknik önlemlerin uygulanması delil bütünlüğü açısından hayati önem taşımaktadır. Orijinal cihazların üzerinde çalışmak yerine özel donanımlarla cihazın birebir kopyasını çıkaran imaj alma işlemleri, dijital delillerin adalet önünde güvenilirliğinin korunmasında temel kilit taşıdır' dedi.

{ "vars": { "account": "G-4GYQPT9DVY" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }