Eğitim

Akademide yapay zekâ ve veri kültürü masaya yatırıldı

İstanbul Arel Üniversitesi'nde düzenlenen 'Yükseköğretimde Yapay Zekâ Entegrasyonu ve Kalite Yönetiminde Dijital Dönüşüm Zirvesi'nde, yapay zekânın yükseköğretime entegrasyonu, veri kültürü ve dijital dönüşümün etik boyutları ele alındı.

Abone Ol

İstanbul Arel Üniversitesi'nde düzenlenen 'Yükseköğretimde Yapay Zekâ Entegrasyonu ve Kalite Yönetiminde Dijital Dönüşüm Zirvesi'nde, yapay zekânın yükseköğretime entegrasyonu, veri kültürü ve dijital dönüşümün etik boyutları ele alındı.

İstanbul Arel Üniversitesi, 'Yükseköğretimde Yapay Zekâ Entegrasyonu ve Kalite Yönetiminde Dijital Dönüşüm Zirvesi'ne ev sahipliği yaptı. Gençlik ve Spor Bakanlığı ÜNİDES Programı desteğiyle Tepekent Kemal Gözükara Yerleşkesi'nde düzenlenen zirve, Arel Genç Kalite Topluluğu Öğrenci Kulübü tarafından gerçekleştirildi.

Proje yürütücülüğünü Gizem Tarçınoğlu'nun, proje danışmanlığını ise Öğr. Gör. Gökçe Cebeci'nin üstlendiği organizasyonun açılış konuşması, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ergül Berber tarafından yapıldı. Zirvede farklı üniversitelerden akademisyenler ve sektör temsilcileri, dijitalleşme sürecinin yükseköğretim üzerindeki etkilerini değerlendirdi.

'Yapay zekâyı araç olarak kullanın ancak direksiyonda insan olsun'

Prof. Dr. Hayal Köksal, 50 yıllık akademik deneyiminden örnekler paylaşarak dijitalleşmenin yalnızca teknik bir süreç olmadığını, aynı zamanda bireyin kendini yönetme becerisiyle ilişkili olduğunu ifade etti. Yapay zekânın insanla kullanıldığında değer kazandığını belirten Köksal, 'Yazılıma değil kaliteye odaklanın. Yapay zekâyı araç olarak kullanın ancak direksiyonda insan olsun' dedi.

Yüksek Öğretim Meslek Gelişimi Ağı Derneği Başkanı Doç. Dr. Alev Elçi ise yapay zekânın tehdit olarak görülmemesi gerektiğini ifade ederek teknolojinin doğru ve etik şekilde yönetilmesinin önemine dikkat çekti. Elçi, 'Kontrol edemediğiniz teknoloji en büyük düşmanınızdır' ifadelerini kullandı. Ayrıca öğrenmenin yalnızca sınıflarla sınırlı olmadığını, akademisyenlerin deneyimi ile öğrencilerin dijital becerilerinin birleştiği ortamlarda gerçekleştiğini söyledi.

Yasin Çarkcı da konuşmasında teknolojinin hızla değiştiğini ve bu dönüşümün güvenlik anlayışını da etkilediğini belirtti. Yaklaşık 25 yıldır teknoloji ve güvenlik alanında çalıştığını ifade eden Çarkcı, yeni dönemde 'yapay zekâ sonrası güvenlik' yaklaşımının öne çıkacağını dile getirdi.

'Veri yalnızca yazılım yatırımıyla sınırlı değil'

Arel Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Serdar Menekay ise yükseköğretimde kaliteyi artırmada veri kültürünün önemine değindi. Menekay, verinin yalnızca yazılım yatırımıyla sınırlı olmadığını, aynı zamanda kurumsal bir zihniyet dönüşümü gerektirdiğini belirtti.

Arel Üniversitesi Kurumsal Proje Yönetimi ve Dijital Dönüşüm Koordinatörü Erol Lengerli de yükseköğretimde kurumsallaşmanın dijital dönüşüm ve ortak akıl ile güçlendiğini söyledi. Lengerli, dijital dönüşümün kurumların tüm süreçlerini etkileyen bir transformasyon süreci olduğunu ifade etti.

Zirvede konuşan Arel Üniversitesi Psikolog Yeliz Arda ise yapay zekâ platformlarında paylaşılan kişisel verilerin oluşturabileceği risklere dikkat çekti. Arda, veri gizliliğinin yalnızca teknik bir konu olmadığını, aynı zamanda bireylerin psikolojik ve sosyal güvenliğiyle de ilişkili olduğunu belirtti.

Program sonunda konuşmacılara ve katılımcılara plaket takdim edildi. Etkinlikte QR kod üzerinden yöneltilen sorulara doğru yanıt veren öğrencilere kulaklık hediye edildi.

Zirvenin kapanışında yükseköğretimde dijitalleşmenin kalite standartlarının geliştirilmesinde önemli bir rol oynadığı vurgulandı. Gençlik ve Spor Bakanlığı ile üniversite yönetimine katkılarından dolayı teşekkür edildi.

{ "vars": { "account": "G-4GYQPT9DVY" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }