Hayat kurtarmak için saniyelerle yarışan Acil Sağlık Hizmetleri çalışanları, bu kez trafik cezalarıyla mücadele etmek zorunda kalıyor. Görev sırasında hız sınırını aşan ambulans şoförlerine Elektronik Denetleme Sistemi (EDS) ve radarlar üzerinden kesilen idari para cezaları, sağlık çalışanları arasında büyük bir tepkiye yol açtı.
Konuya ilişkin yazılı bir açıklama yapan Anadolu Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası (Anadolu Sağlık-Sen) Genel Başkanı Necip Taşkın, acil sağlık personelinin cezalar altında ezildiğini belirterek yetkililerden acil çözüm istedi.
"Ambulanslar Makam Aracı Değildir"
Necip Taşkın, ambulans ekiplerinin tek amacının hastayı hayatta tutmak ve en kısa sürede hastaneye ulaştırmak olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Ambulans kullanan Acil Tıp Teknisyeni, paramedik ve şoförlerimiz, can pazarı yaşanan anlarda direksiyon sallıyor. Arkada bir insanın hayatı kurtarılmaya çalışılırken, sürücü personelimizin üzerine adeta yağmur gibi trafik cezası yağıyor. Radarlar ve EDS sistemleri, görevdeki bir ambulans ile sivil bir aracı ayırt edemiyor. Bu cezalar doğrudan personelin maaşından kesiliyor. Ambulanslar makam aracı değildir; içinde hasta olsun ya da olmasın, ya bir vakaya yetişmeye çalışıyordur ya da kendi istasyon bölgesine dönüyordur."
Taşkın, 112 ambulanslarının vakaya giderken veya hasta taşırken geçiş üstünlüğünün 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 71. maddesi ve Geçiş Üstünlüğüne Sahip Araçlar Hakkında Yönetmelik ile düzenlendiğini belirtti. Bu üstünlüğün can ve mal güvenliğini tehlikeye sokmamak şartıyla kullanılabildiğini kaydeden Taşkın, siren ve tepe lambası açık ambulanslara geçiş üstünlüğü kapsamında her türlü kolaylığın gösterilmesi gerektiğini ifade etti.
Yargıtay'dan Emsal Karar
Açıklamasında yargı kararlarına da değinen Taşkın, Yargıtay'ın bu konuda net emsal kararları bulunduğunun altını çizdi. Yargıtay Ceza Dairesi'nin, acil hasta veya yaralı taşıyan sivil araçlara kesilen cezaları dahi Türk Ceza Kanunu'ndaki "zorunluluk hali" maddesi uyarınca iptal ettiğini hatırlatan Taşkın şunları aktardı: "Yargıtay emsal kararlarında, hayati tehlikesi olan bir hastayı yetiştirmek amacıyla yapılan hız veya kurallı ışık ihlallerini hukuka uygun bulmuştur. Sivil bir vatandaşın hastasını yetiştirirken tabi olduğu bu hak, asıl işi hayat kurtarmak olan 112 ambulans şoförlerine hayli hayli uygulanmalıdır."
Bürokrasi Çilesi Sürüyor
Mevcut sistemde haksız cezaların iptali için izlenen yasal sürecin sağlık çalışanlarını yıprattığını belirten Taşkın, süreci şöyle özetledi: "Maaşından binlerce lira ceza kesilen personel, bu cezaları iptal ettirebilmek için tebliğ tarihinden itibaren Sulh Ceza Hâkimliklerine itiraz etmek zorunda kalıyor. Dava dosyasına acil servis giriş fişleri, triyaj formları, 112 arama kayıtları ve görev kâğıtları gibi onlarca delil eklemek zorunda kalıyor. Sürücülerimiz 'yine ceza yer miyim, maaşım kesilir mi' korkusuyla baskı altında çalışıyor."
Kaza Zararı da Personele Yükleniyor
Taşkın, trafik cezalarının yanı sıra kaza sonrası mali yükümlülüklerin de personeli yıprattığını belirtti: "Ambulans kaza yaptığında, kasko ve sigorta prosedürlerinin ardından kamunun uğradığı zararın yanı sıra karşı tarafın aracının yattığı süre kadar zararın tazmini de ambulansı kullanan personelimize rücu ettiriliyor. Yüz binlerce, hatta milyonlarca liralık araç hasarları ve tazminatlar hayat kurtaran personelin sırtına yükleniyor."
Sağlık Bakanlığı ve Emniyete Ortak Sistem Çağrısı
Anadolu Sağlık-Sen Genel Başkanı Necip Taşkın, sorunun çözümü için Sağlık Bakanlığı ile Emniyet Genel Müdürlüğü arasında otomatik bir entegrasyon kurulması gerektiğini belirtti. Taşkın'ın çözüm önerileri şöyle sıralandı:
- Sağlık Bakanlığı'nın 112 vaka takip sistemleri ile Emniyet Genel Müdürlüğü'ne bağlı EDS sistemleri birbiriyle uyumlu hale getirilmeli.
- Aktif görevde veya hasta naklinde olduğu sistem üzerinden doğrulanan ambulanslara kesilen cezalar, personelin önüne gelmeden doğrudan sistemden silinmeli.
- Sağlık çalışanlarının sırtındaki ekonomik yük ve adliyelerdeki dava süreçleri sonlandırılmalı.
Taşkın açıklamasını, hayat kurtaran personelin sistemsel hatalar yüzünden cezalandırılmasının ve mahkeme kapılarında koşturulmasının kabul edilemez olduğunu belirterek, ilgili bakanlıklardan kalıcı bir düzenleme beklediklerini söyleyerek tamamladı.