Ekonomi

ASO Başkanı Ardıç: 'Aile şirketleri en önemli kırılmaları kuşak geçişlerinde yaşıyor'

Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, 'Aile şirketleri en önemli kırılmaları kuşak geçişlerinde yaşıyor. Burada gerçekleşen bir bayrak değişimi değildir, o bayrağın daha ileri taşınabilmesidir' dedi.

Abone Ol

Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, 'Aile şirketleri en önemli kırılmaları kuşak geçişlerinde yaşıyor. Burada gerçekleşen bir bayrak değişimi değildir, o bayrağın daha ileri taşınabilmesidir' dedi.

ASO ve Türkiye Aile İşletmeleri Derneği (TAİDER) iş birliğiyle 'Aile Şirketlerinde Kurumsallaşma Paneli' düzenlendi. Programda aile şirketlerinde sürdürülebilir büyüme, kurumsal yönetim, profesyonelleşme, kuşaklar arası geçiş ve şirketlerin uzun vadeli rekabet gücünün artırılması konuları ele alındı. Programda konuşan ASO Başkanı Ardıç, aile şirketlerinin dünya ekonomisinin taşıyıcı unsuru olduğunu ama sadece yüzde 30'unun ikinci kuşağa, yüzde 10 ile 15'inin ise üçüncü kuşağa ulaşabildiğini açıkladı. Ardıç, 'Türkiye'de şirketlerin yaklaşık yüzde 95'i aile şirketlerinden oluşuyor. İstihdamın yaklaşık yüzde 75'i, üretimin ve ihracatın çok önemli bir bölümü bu şirketler tarafından gerçekleştiriliyor. Ülkemizin sanayi tarihi, kurulmuş şirketlerin değil, ayakta kalmış şirketlerin tarihidir. Burada konuştuğumuz konu da tam olarak budur. Kurmak değil, kalıcı olmaktır. Ancak aile şirketlerinin ortalama ömrüne baktığımızda 30 yıl civarında olduğunu görüyoruz. Biz birey olarak daha uzun yaşıyoruz, fakat emekle kurduğumuz işletmeleri, markaları ve üretim birikimini kuşaklar boyunca yaşatmakta aynı başarıyı gösteremiyoruz' diye konuştu.

'Belirsizlik şirket yönetimindeki en pahalı maliyetlerdendir'

Aile ilişkileriyle şirket yönetiminin birbirine karıştığını aktaran Ardıç, 'Yetki alanları tam olarak ayrılmıyor, yönetim devri yazılı kurallara bağlanmadığı için şirketin geleceğini kişisel ilişkiler belirliyor. Oysa şirketler kişilerle kurulur, ama sistemlerle yaşar. Kurumsallaşma da tam olarak budur. Aile bağlarını güçlendiren ve geleceğe taşıyan bir yapıdır. Bu yapının olmadığı yerde belirsizlik oluşur. Belirsizlik ise şirket yönetimindeki en pahalı maliyetlerden biridir' şeklinde konuştu.

'KOBİ'lerimiz ihracatımızın yüzde 29,6'sını yani 75,7 milyar dolarını gerçekleştirdi'

Ardıç, borsaya açılan şirketlerin sadece sermaye bulmayacağını, aynı zamanda denetleneceğini, görünür olacağını, kurumsal yönetim standartlarına yaklaşacağını, marka değeri ve kredibilitesinin artacağını belirterek, 'KOBİ'lerimiz 2024 yılında toplam ihracatımızın yüzde 29,6'sını, yani 75,7 milyar dolarını gerçekleştirdi. İşletmelerimizin sermaye piyasalarına daha güçlü erişmesi, üretim kapasitesi ve ihracat performansı açısından stratejik bir önceliktir. Aile şirketlerimizde çok güçlü bir üretim kültürü, girişimcilik ruhu ve fedakârlık geleneği var. Bu güçlü mirasın kuşaktan kuşağa aktarılabilmesi için sermaye yapısı ve yönetim anlayışının güçlenmesi gerekiyor. Halka açılmak şirketin aileden kopması değil, tam tersine ailenin kurduğu değerin büyümesi, derinleşmesi ve kalıcı hale gelmesidir. Çünkü şirket büyüdükçe artan sorumluluğu taşıyabilmenin yolu, şeffaflık, kurumsal yönetim, güçlü sermaye yapısı ve profesyonel yönetim anlayışından geçer' ifadelerini kullandı.

'Aile şirketleri en önemli kırılmaları kuşak geçişlerinde yaşıyor'

ASO olarak şirketlerde kuşaklar arası geçişin doğru yönetilmesini son derece önemli gördüklerinin altını çizen Ardıç, 'Aile şirketleri en önemli kırılmaları kuşak geçişlerinde yaşıyor. Bir tarafta yılların emeği, tecrübesi ve üretim kültürü. Diğer tarafta dünyayı farklı okuyan, teknolojiyle büyüyen yeni bir kuşak. Aslında burada gerçekleşen bir bayrak değişimi değildir, o bayrağın daha ileri taşınabilmesidir. Yeni kuşağın rolü mevcut yapıyı olduğu gibi devralmak değil, onu geliştirmek, büyütmek ve yeni döneme hazırlamaktır. Ancak burada çok kritik bir denge vardır. Şirketin sahibi olmak başka, şirketi yönetme sorumluluğunu taşımak başka bir konudur. Bu nedenle aile şirketlerinde liyakat, net görev tanımları ve profesyonel yönetim anlayışı vazgeçilmezdir' açıklamasında bulundu.

'Şirket yönetimi kurala, şeffaflığa ve hesap verebilirliğe dayanmalıdır'

Ankara Sanayi Odası'nın hazırladığı ASO Aile Anayasası Rehberi'ni çok önemsediğini ifade eden Ardıç, 'Aile anayasası bir belge olmanın ötesinde, şirketin geleceğine ilişkin ortak akıldır. Aile üyelerinin şirkette hangi şartlarda görev alacağı, yönetimin nasıl şekilleneceği, kuşak geçişlerinin nasıl planlanacağı ve muhtemel anlaşmazlıklarda hangi mekanizmaların işleyeceği net biçimde tanımlanmalıdır. Çünkü kurallar yazılı değilse zamanla herkes kendi kuralını oluşturmaya başlar. Sanayide üretim nasıl standarda, kaliteye ve ölçülebilirliğe dayanıyorsa, şirket yönetimi de aynı şekilde kurala, şeffaflığa ve hesap verebilirliğe dayanmalıdır' dedi.

{ "vars": { "account": "G-4GYQPT9DVY" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }