Ekonomi

ATB Başkanı Çandır: 'Antalya ihracatta olumlu performans sergiliyor'

Antalya Ticaret Borsası (ATB) Temmuz Ayı Meclis Toplantısı, ATB Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında ATB Toplantı Salonu'nda yapıldı. Yönetimin bir aylık çalışmasıyla ilgili üyelerin bilgilendirildiği Meclis'te ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, tarım, ekonomi, Antalya'nın ekonomik verileri ve kent gündemiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Antalya'nın ihracatta daha olumlu bir performans sergilediğini söyleyen Başkan Ali Çandır, Türkiye genelinde ilk altı ayda toplam ihracat yüzde 4,6 artarken, Antalya'da ise yüzde 11,4 arttığına dikkat çekti. Çandır, tarımsal ihracat artışında Türkiye ortalaması yüzde 3 iken Antalya'nın yüzde 12,3'lük artış sağladığını kaydetti' dedi.

Abone Ol

Antalya Ticaret Borsası (ATB) Temmuz Ayı Meclis Toplantısı, ATB Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında ATB Toplantı Salonu'nda yapıldı. Yönetimin bir aylık çalışmasıyla ilgili üyelerin bilgilendirildiği Meclis'te ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, tarım, ekonomi, Antalya'nın ekonomik verileri ve kent gündemiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Antalya'nın ihracatta daha olumlu bir performans sergilediğini söyleyen Başkan Ali Çandır, Türkiye genelinde ilk altı ayda toplam ihracat yüzde 4,6 artarken, Antalya'da ise yüzde 11,4 arttığına dikkat çekti. Çandır, tarımsal ihracat artışında Türkiye ortalaması yüzde 3 iken Antalya'nın yüzde 12,3'lük artış sağladığını kaydetti' dedi.

Başkan Ali Çandır, dünya ekonomisinin 2026 yılının ilk yarısında, siyasi gerilimlerin, savaşların, korumacı ticaret politikalarının ve artan belirsizliklerin gölgesinde kaldığını söylerken, 'Uluslararası hukukun, diplomasi kanallarının ve ortak aklın zayıfladığı bu ortamın bedelini yalnızca ülkeler değil, üreticiler, işletmeler ve tüketiciler de ödemektedir' dedi.

Dünya ekonomisinin gündeminde faizlerin ne zaman düşeceğinden çok daha ne kadar yüksek kalacağının, ticaretin ne ölçüde serbestleşeceğinden çok yeni gümrük tarifelerinin ne zaman uygulanacağının tartışıldığını belirten Çandır, şu değerlendirmede bulundu:

'Ülkelerin giderek daha fazla içe kapanması, ticaretin önüne yeni engeller koyması ve siyasi sorunların ekonomik araçlarla çözülmeye çalışılması küresel büyümeyi sınırlandırmaktadır. Dünyanın farklı bölgelerinde devam eden çatışmalar, ABD ile Çin arasındaki rekabet, Avrupa, Rusya ve Ukrayna hattındaki belirsizlikler ile Orta Doğu'da yaşanan insanlık dramı; enerji, gıda, ham madde, taşımacılık ve finansman maliyetlerini doğrudan etkilemektedir. Bu gelişmelerden en fazla zarar görenler ise üretmeye, ticaret yapmaya ve istihdam sağlamaya çalışan kesimlerdir. Artık dünyanın güç mücadelesi yerine iş birliğine, çatışma yerine diplomasiye, ticaret savaşları yerine adil ve öngörülebilir serbestleşmiş bir ekonomik düzene ihtiyacı bulunmaktadır. Çünkü siyasi belirsizliğin ve ekonomik korumacılığın devam ettiği bir ortamda ne kalıcı büyümeden ne yatırımların artmasından ne de toplumların refahından söz edebiliriz.'

Hazine destekli krediler 3 katına çıkartılsın

Türkiye'nin küresel ölçekte yaşanan belirsizliklerden her alanda etkilendiğini kaydeden Başkan Çandır, bunun hızlı ve doğrudan yansımasının ekonomi, finansmana erişim ve faizlerde görüldüğüne dikkat çekti. Hazine destekli kredilerin limitlerinin yetersizliğine vurgu yapan Çandır, 'Yüksek faizlerin kalıcı hale gelmesi, öz kaynak yapısı zayıf işletmelerimizin önündeki en önemli açmazlardan biri olmaya devam etmektedir. Bu dönemde TOBB, KGF ve bankaların iş birliğiyle hayata geçirilen Nefes Kredisi hem finansman maliyeti hem de krediye erişim bakımından işletmelerimize önemli destek sağlamıştır. Tarımsal işletmelerimizin üretime ve yatırıma devam edebilmesi için Ziraat Bankası aracılığıyla kullandırılan hazine destekli kredilerin üst limitlerinin, en az üç katına çıkarılmasını talep ediyoruz. Çünkü mevcut limit son üç yıldır sabit bırakıldı. Diğer taraftan bu üç yıl içerisindeki üretim ve girdi maliyetlerindeki artışlar geometrik hızla gerçekleşti.'

Borçlanma maliyeti artırıyor

Resmi enflasyon yüzde 32 düzeyindeyken ve gelecek yıl yüzde 20'lere gerilemesi hedeflenirken, bankacılık sisteminin kredi maliyetini yıllık ortalama yüzde 60 civarında tutmaya devam ettiğini belirten Çandır, şunları kaydetti:

'İşletmelerimizin, gelecekte yüzde 20'ler seviyesinde olması beklenen enflasyona karşı bugün yüzde 60'ı bulan maliyetlerle borçlanması, ekonomik açıdan sürdürülebilir değildir. Faizlerin bu derece yüksek kalmasını yalnızca enflasyonla mücadele politikasıyla açıklamak mümkün değildir. Uygulanan parasal sıkılaşma, bankaların yüksek maliyetlerle kredi kullandırdığı, üreticinin, tüccarın ve sanayicinin ise finansmana ulaşmakta zorlandığı bir yapıyı ortaya çıkarmıştır.'

İşletmelerin bir bölümünün faaliyetlerini sürdürebilmek ve mevcut yükümlülüklerini yerine getirebilmek için maliyetine bakmadan kredi kullanmak zorunda kaldığını belirten Çandır, 'Ancak yüksek faizle alınan her kredi, işletmenin üzerindeki yükü daha da artırmakta; konkordato ve iflas risklerini büyütmektedir' dedi.

Konkordato uyarısı

Çandır, bir işletmenin iflasının yalnızca o işletmeyi ilgilendirmediğini, çalışanlarından tedarikçilerine, müşterilerinden alacaklılarına kadar geniş bir kesimi olumsuz etkilediğine dikkat çekerken, 'Konkordato ilan eden şirketlerin borçlarının ötelenmesi temel bazı ilave sorunlar oluşturmaktadır. Bu konudaki önerimiz; konkordato ilan eden işletmelerin vergi, sigorta primi ve banka borçlarında öteleme yapılırken, mal ve hizmet aldığı reel sektör işletmelerine olan borçlarının ödenmesine devam edilmesidir. Böylece bir işletmenin yaşadığı mali sorunların sağlam durumdaki diğer işletmelere yayılması ve zincirleme bir ödeme krizine dönüşmesi önlenecektir' diye konuştu.

Antalya'nın ekonomik hareketliliğin en yoğun olması gereken dönemi yaşadığını, turizm başta olmak üzere hizmetler sektöründeki canlılığın ticareti, tarımı ve sanayiyi de harekete geçirmesi gerektiğini söyleyen Ali Çandır, 'Ancak bu sezon, önceki yıllara göre daha zayıf bir ekonomik ivmeyle karşı karşıyayız' dedi. Çandır, Antalya'nın ekonomik verilerini de paylaştı. Antalya'da çekle işlem hacminin geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 36 arttığını, yüzde 32 düzeyindeki enflasyon dikkate alındığında bu artışın reel anlamda oldukça sınırlı olduğunu belirten Çandır, şu değerlendirmede bulundu:

'Antalya, yüzde 33 olan ülke ortalamasının bir miktar üzerinde yer alsa da 2024 ve 2025 yıllarında görülen yaklaşık yüzde 75'lik artışın oldukça gerisinde kalmıştır. Ödeme göstergeleri ise daha dikkat çekici bir tablo ortaya koymaktadır. Karşılıksız çek hacmi yılbaşından bu yana Türkiye genelinde yüzde 54, Antalya'da ise yüzde 80 artmıştır. Sadece Haziran ayı verilerine baktığımızda bu artış ülkemizde yüzde 62, Antalya'da ise yüzde 107'ye ulaşmıştır. Protestolu senet hacmindeki artış da Türkiye'de yüzde 51, Antalya'da yüzde 72 olmuştur. Bu veriler, kentimizde işletmelerimizin nakit akışı ve ödeme gücündeki bozulmanın ülke ortalamasından daha belirgin olduğunu göstermektedir.'

Türkiye'de kurulan şirket sayısı yüzde 9,5 artarken, Antalya'da yüzde 6,5 arttığını, kapanan şirket sayısının Türkiye'de yüzde 13, Antalya'da ise yüzde 1,4 azaldığını belirten Çandır, 'Bu tablo girişimcilik eğiliminin sürdüğünü göstermektedir. Ancak yeni kurulan işletmelerin kalıcı olabilmesi için finansmana erişimin ve iç piyasa koşullarının güçlendirilmesi büyük önem taşımaktadır' dedi.

Krediye talep arttı

Antalya'nın kredi kullanımında, ülke ortalamasının üzerinde bir artış gösterdiğini bildiren Çandır, toplam kredi hacminin yılbaşından bu yana Türkiye'de yüzde 41, Antalya'da yüzde 51 arttığını kaydetti. Çandır, 'Ancak Mayıs ayı itibarıyla yıllık artışın Türkiye'de yüzde 38'e, Antalya'da ise yüzde 46'ya gerilemesi, kredi büyümesindeki ivmenin son iki ayda zayıfladığını göstermektedir. Üstelik yıllık enflasyon ve yüksek finansman maliyetleri dikkate alındığında bu artışların önemli bir bölümü reel kredi büyümesini ifade etmemektedir. İşletmelerimiz kullandıkları kredileri yeni yatırım yapmak için değil, artan işletme sermayesi ihtiyacını karşılamak için kullanmaktadır' dedi.

Antalya ihracatta olumlu performans sergiliyor

Antalya'nın ihracatta daha olumlu bir performans sergilediğini söyleyen Başkan Ali Çandır, Türkiye genelinde ilk altı ayda toplam ihracat yüzde 4,6 artarken, Antalya'da ise yüzde 11,4 arttığına dikkat çekti. Çandır, tarımsal ihracat artışında Türkiye ortalaması yüzde 3 iken Antalya'nın yüzde 12,3'lük artış sağladığını kaydetti. Çandır, 'Net dış ticaret fazlası veren Antalya açısından bu performans son derece değerlidir. Değerli Türk lirasına, yüksek üretim maliyetlerine ve küresel pazarlardaki zorlu rekabet koşullarına rağmen ihracatını artıran üreticilerimizi ve ihracatçılarımızı yürekten kutluyor, kendilerine teşekkür ediyorum' diye konuştu.

Antalya'da üretme ve ticaret yapma iradesinin sürdüğünü söyleyen Çandır, 'Ancak son iki ayın verileri, yılın ilk yarısındaki ivmenin zayıflamaya başladığına işaret etmektedir. Sıkı para politikası, yüksek finansman maliyetleri, ödeme güçlükleri ve düşük reel büyüme işletmelerimiz üzerindeki baskıyı artırmaktadır. Bu nedenle ekonomik canlılığın korunabilmesi için uygun maliyetli finansmana erişimin kolaylaştırılması, iç talebin desteklenmesi ve ihracatçılarımızın rekabet gücünün korunması büyük önem taşımaktadır' dedi.

Tarımsal üretim ve ticaretle uğraşan kesimler olarak iklim değişikliğinin etkilerini doğrudan yaşadıklarını anlatan Başkan Ali Çandır, tarımdaki her olumsuzluk, gıdadan tekstile, kozmetikten turizme kadar ham madde ve tedarik bakımından birçok sektörü etkilediğini söyledi. Çandır, 'Son yıllarda tarla ve örtüaltı üretimde ekim ve hasat dönemlerinin değiştiğine, hastalık ve zararlıların daha sık ve dirençli biçimde görüldüğüne, ani sıcaklık değişimleri ve düzensiz yağışlar nedeniyle verim, kalite ve rekolte kayıplarının arttığına şahit oluyoruz. Suya erişimde yaşanan sorunlar ve yükselen girdi maliyetleri de üreticilerimizi, işletmelerimizi ve ihracatçılarımızı ciddi biçimde zorlamaktadır. Bu nedenle iklim değişikliğiyle mücadeleyi yalnızca çevresel bir konu olarak değil; üretimin, ticaretin, istihdamın ve gıda güvenliğinin geleceğini ilgilendiren ekonomik bir mesele olarak ele almalıyız' dedi.

COP31 ile dirençli Antalya vurgusu

Başkan Çandır, Kasım ayında Antalya'da yapılacak Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31 ile ilgili de konuştu. COP31'in tarım sektörünün, Antalya'nın ve ülke için önemli bir dönüşüm fırsatı olduğunu vurgulayan Başkan Çandır, 'Ancak bunun için mevcut durumumuzu verilerle ortaya koymalı, ölçülebilir hedefler belirlemeli ve uygulamaya dönük adımları vakit kaybetmeden atmalıyız. COP31'i yalnızca birkaç haftalık bir organizasyon olarak görmemeliyiz. Asıl başarı, konferans sonrasında Antalya'ya bırakacağı kalıcı kazanımlarla ölçülecektir. Suyunu verimli kullanan, atığını azaltan, doğal varlıklarını koruyan, yenilenebilir enerji kapasitesini geliştiren ve iklim değişikliğine karşı daha dirençli bir Antalya oluşturmak temel hedefimiz olmalıdır' diye konuştu.

TOBB'un COP31 çalışmalarında küresel iş dünyasının resmi temsilcisi olarak üstlendiği görevin değerli olduğunu söyleyen Başkan Çandır, 'COP31 Business Forum'un iş dünyamızın görüşlerini uluslararası müzakere zeminlerine taşımasına, yeni iş birliklerinin kurulmasına ve işletmelerimizin yeşil dönüşüm kapasitesinin geliştirilmesine önemli katkılar sunacağına inanıyoruz. Özellikle tarım, gıda, su, enerji, lojistik ve turizm sektörlerinde faaliyet gösteren işletmelerimiz açısından iklim finansmanına erişim, teknoloji transferi, yeni yatırımlar ve uluslararası pazarlara ulaşma konularında önemli fırsatlar doğacaktır. Bu çalışmalara öncülük eden TOBB Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu'na ve emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz' dedi.

Antalya Mavi Akdeniz İnisiyatifi kapsamında Antalya'da, kıyı, deniz dibi ve falez temizliğinden hayalet ağların çıkarılmasına, akarsulara atık bariyerleri kurulmasından dumansız plajların yaygınlaştırılmasına, tek kullanımlık plastiklerin azaltılmasından deniz çayırlarının ve doğal yaşamın korunmasına kadar çok yönlü çalışmalar yürütüldüğünü belirten Çandır, 'Özellikle mikroplastiklerin insan sağlığına ve ekosisteme kadar ulaşan etkilerini göz önünde bulundurduğumuzda plastik kirliliğiyle mücadele artık ertelenemeyecek bir sorumluluktur. Antalya Ticaret Borsası olarak bu çalışmaları yakından takip ediyor; yürütülen faaliyetlere katkı sunmaya gayret ediyoruz. Kentimizin ortak faydasını gözeten her türlü çalışmada yer almaya hazır olduğumuzu bir kez daha ifade etmek isterim. COP31, kentimizin su, tarım, çevre ve sürdürülebilir üretim konularındaki birikimini dünyaya gösterebileceği stratejik bir fırsattır. Bu fırsatın kentimiz, sektörlerimiz ve gelecek nesillerimiz için kalıcı kazanımlara dönüşmesini temenni ediyorum. Bu fırsatla başta Valimiz Sayın Hulusi Şahin olmak üzere; çalışmalara katkı sunan tüm kamu kurumlarımıza, yerel yönetimlerimize, üniversitelerimize, sivil toplum kuruluşlarımıza ve firmalarımıza teşekkür ediyorum' ifadelerini kullandı.

TOBB Türkiye 100 Programı'nın başvurularının başladığını belirten Çandır, 'Antalya'mızda üretimi, ticareti, ihracatı, istihdamı ve yenilikçi çalışmalarıyla öne çıkan çok sayıda başarılı firmamız bulunmaktadır. Gerekli şartları taşıyan tüm firmalarımızı 14 Ağustos 2026 tarihine kadar programa başvurmaya davet ediyor; Türkiye'nin en hızlı büyüyen 100 şirketi arasında Antalya'dan mümkün olduğunca fazla firmamızı görmeyi arzu ediyoruz' dedi.

Başkan Çandır, İstanbul Sanayi Odası tarafından hazırlanan Türkiye'nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu arasında yer alan ATB üyesi Ekici Peynir ve Esli Endüstriyel şirketlerini, yöneticilerini ve çalışanlarını kutlarken, 665'nci Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri'nde Altın Kemer'i Antalya'ya kazandıran Başpehlivan Erkan Taş ve dereceye giren tüm pehlivanları tebrik etti. Çandır, Milletler Ligi'ni şampiyon olarak tamamlayan A Milli Kadın Voleybol Takımı'nı kutlarken, 'Başarılarının Avrupa Kadınlar Voleybol Şampiyonası'nda da devam etmesini diliyorum' dedi.

Mecliste üyeler, sektörleriyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

{ "vars": { "account": "G-4GYQPT9DVY" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }