Konya'nın Karapınar ilçesinde yaşayan Mesleki Eğitim Merkezi 1. sınıf öğrencisi Fatma Kıymet Özen, babasının mesleği olan ağır vasıta kaportacılığını seçti. Küçük yaşlardan itibaren babasının işine ilgi duyan Özen, babası Mustafa Özen ile aynı iş yerinde çalışarak mesleğin inceliklerini öğreniyor.

Babasını çalışırken izleyerek büyüyen 17 yaşındaki Fatma Kıymet Özen, çocukluk hayalini mesleğe dönüştürdü. Mesleki Eğitim Merkezi'nin kaporta bölümünde eğitim gören Özen, bir yandan da babası Mustafa Özen'in yanında çalışarak tecrübe kazanıyor. Ağır vasıta araçların kaporta işlerinde babasına yardımcı olan Özen, mesleğin inceliklerini öğrenerek kendisini geliştirmeyi hedefliyor.

'Kendimi geliştirmek için elimden gelen her şeyi yaptım'

Çocukluğundan gelen bir iş olduğunu söyleyen Fatma Kıymet Özen, 'Sürekli babamın yanına gelip gidiyordum. Onunla birlikte dükkana gelip giderken, bir gün karar verdik ve babam, 'Gel, yanımda işe başla. Yapabilirsen devam edersin, yapamazsan da yapacak bir şey yok' dedi. Ben de içimden gelen istek, yeteneklerim ve kendime olan güvenim sayesinde bu işi başardım. Aslında çocukluğumdan beri bu işin içindeydim. Sürekli babamla birlikte gelip gidiyordum. Öğrendim, yaptım, çalıştım ve çabaladım. Yeri geldi, gecelerce sabaha kadar çalıştım. Yeri geldi, sabahtan akşama kadar uğraşıp yapamadığım işler oldu. O zaman da sordum, öğrendim. Kendimi geliştirmek için elimden gelen her şeyi yaptım. Hem eğitimime devam ediyorum hem de işimi yapıyorum. Ortaokulu bitirdikten sonra burada çalışmaya başladım. Şimdi de her gün sabah babamla birlikte dükkana geliyor, çalışıyoruz. Takoz değiştiriyoruz, yedek parça ve aksesuar işleri yapıyoruz. Kabin kaldırma işlemlerimiz var, kaporta işleri yapıyoruz. Fiberglas yedek parçalarla da ilgileniyoruz' dedi.

'Kendime ait başka bir dükkan açmak yerine babamın mesleğini ve iş yerini sürdürmek istiyorum'

Bilmediği konularda babasından yardım aldığını anlatan Fatma Kıymet Özen, 'Yapamadığım bir şey olduğunda mutlaka soruyorum. 'Bunu yapamadım' diyorum. Bana gösteriyorlar, yardımcı oluyorlar. Sağ olsunlar insanlar ilk başta, 'bir kız çocuğunun burada ne işi var' diye şaşırıyorlar. Ama işi yaptığımı görünce, 'helal olsun' diyorlar. Yapamadığım bir şey olduğunda da bunu açıkça söylüyorum. Zaten her şeyi mutlaka yapacağım diye bir kural yok ama işlerin çoğunu yapabiliyorum. İlk başta müşteriler biraz duraksıyor, 'baban yok mu' diye soruyorlar. Ben de 'yok, ben varım' diyorum. Sonra gidip işi inceliyoruz, 'tamam, yap ustam' diyorlar. İşimizi yapıyoruz. Annem benimle gurur duyuyor. Her sabah evden çıkarken arkamdan dua ediyor. Eve geldiğimde de çok şükür, bir şey olmamış diye seviniyor. Arkamda babamın olduğunu bilmek de bana güven veriyor. Dışarıda babam benim babam, dükkanda ise ustamdır. Dükkanda ona kolay kolay baba demem. 'Ustam' diye sorarım. Bu şekilde çalışıp gideriz. Gelecekteki hedefim, babamın mesleğini devam ettirmek ve bu dükkanı kapatmamak. Kendime ait başka bir dükkan açmak yerine babamın mesleğini ve iş yerini sürdürmek istiyorum. Aynı zamanda eğitimime de devam edeceğim. Kısacası, babamın izinden gitmeyi planlıyorum' ifadelerini kullandı.

'Kızımla gurur duyuyorum'

Bilecik'te vatandaşların talepleri masaya yatırıldı
Bilecik'te vatandaşların talepleri masaya yatırıldı
İçeriği Görüntüle

Baba Mustafa Özen de, 'Gerçekten çok gurur verici bir şey. Bir kız evladının sanayide, kendi iş yerimizde çalışması beni çok mutlu ediyor. Kızımın küçüklüğünden beri bu işe karşı bir ilgisi vardı. Ben de onun bu ilgisinden dolayı çok memnunum ve onunla gurur duyuyorum. Aslında kız çocuklarının da bu tür işlerde çalışması çok güzel bir şey. Bence her evladımızın çalışması, bir meslek edinmesi gerekiyor. Özellikle kız çocuklarımızın önünü biraz daha açmamız lazım. Ben de bu yüzden kızımla gurur duyuyorum. Verdiğim işlerin hepsini Allah'a şükür yapıyor. Yapamadığı bir şey olduğunda yanıma geliyor, birlikte değerlendiriyoruz ve gerekiyorsa eksik kalan kısmı tamamlıyoruz. Amacımız, müşterilerimizin memnuniyetini sağlamak. Şu anda Allah'a şükür, yapamadığı bir iş yok. Her şeyi güzel bir şekilde yapıyor. Bundan sonraki hedefi de nasip olursa benim yerime geçmek. Kendisi de böyle söylüyor. Herhalde beni emekliye ayırmayı planlıyor. Tabii bunun gerçekleşmesi biraz zaman alır; belki 5-10, hatta 15 yıl sürebilir. Çünkü bir insan kolay kolay usta olmuyor. Burada çalışan arkadaşlarımız da aynı şekilde, kızım da aynı şekilde emek vererek yetişiyor. Bizden sonra bu mesleği öğrenecek gençlerin yetişmesi de çok önemli. Bir çocuğu yetiştirmek kolay değil. Burada onlara işi öğretiyor, emek veriyor ve her konuda destek olmaya çalışıyoruz. Bu nedenle gençlerin, özellikle de kız çocuklarının önünü daha fazla açmamız gerekiyor. Onlara fırsat vermeli, kendilerini geliştirmelerine yardımcı olmalıyız. Çünkü bir mesleğin geleceğe taşınabilmesi için gençlerin yetişmesi şart' diye konuştu.

Kaynak: İHA