Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 'Türkiye ve Kanada gibi ülkelerin çok daha yakın bir işbirliği sergilemeleri gerektiğini görmekteyiz. Bu anlayışla Türkiye-Kanada ilişkilerini stratejik bir seviyeye taşıma kararını aldık' ifadelerini kullandı. Bakan Fidan ayrıca, 'Türkiye olarak ABD ile İran arasında devam eden müzakere sürecine katkı vermeyi sürdüreceğiz. Bu süreçte İsrail'in görüşmeleri sabote etmesine izin verilmemelidir, dünya kamuoyu bu konuda son derece dikkatli olmalı' dedi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, resmi ziyaret kapsamında bulunduğu Kanada'daki temasları çerçevesinde Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand ile bir araya geldi. Bakan Fidan, görüşme sonrasında Kanadalı mevkidaşı ile ortak basın toplantısı düzenledi.
Açıklamalarına Venezeula'da meydana gelen depremde hayatını kaybedenler için üzüntülerini ifade ederek başlayan Fidan, 'Türkiye bu trajik zamanda Venezuela'nın yanındadır. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, bu konuda her türlü yardımın yapılması için gerekli talimatı vermişlerdir. İlgili kurumlarımız gerekli hazırlıklarını yapıp Venezuela'ya hareket etmiştir. Biz de dün Venezuelalı mevkidaşımızı arayarak onların yanında olduğumuzu, üzüntülerini paylaştığımızı ifade ettik. Burada Kanada'dan bir kez daha bu konuyu dünya kamuoyuyla ve Türk kamuoyuyla paylaşmak istiyorum' dedi.
Fidan, 'Maalesef Venezuela'da olan deprem, bizim de üç buçuk yıl önce yaklaşık yaşadığımız bir trajediydi. Uluslararası dayanışmayla bunun üstesinden hep beraber geldik. İnşallah Venezuela'yla da aynı dayanışmayı uluslararası toplum gösterecek' dedi.
'Türkiye ile Kanada arasında gerçekleştirilemeyen, uzun yıllardır çok büyük potansiyel işbirliği alanları var'
Kanada'ya Dışişleri Bakanı Anita Anand'ın daveti üzerine gerçekleştirdiği resmi bir ziyarete değinen Fidan, 'Konuşmanın başında, kendisine ve heyetine gösterdikleri olağanüstü ev sahipliğinden ötürü teşekkürlerimi en baştan ifade etmek istiyorum. Kıymetli mevkidaşım biliyorsunuz Mart ayında Türkiye'ye gelmişti. Çok verimli görüşmelerde bulunmuştuk. Hemen mukabil olarak ben de konular sıcağı sıcağına olgunlaşırken bunları daha da somut hale getirmek için Kanada'ya ziyarette bulunuyorum. Bu tabii aramızdaki ilişkilerin de dinamizmini gösteren bir durum' dedi.
Fidan, 'Gerek Cumhurbaşkanımızla Kanada Başbakanı (Mark Carney) arasındaki ilişki, gerek bakanlar arasındaki ilişki, gerek enerji sektörü ve diğer sektörlerdeki ilişkilerimiz aslında dinamizmi gösteriyor. Esas itibarıyla Türkiye ile Kanada arasında gerçekleştirilemeyen, uzun yıllardır çok büyük potansiyel işbirliği alanları var. İki büyük ülke NATO üyesi olmasına rağmen belli alanlardaki potansiyellerini çok fazla ileri taşıyamamışlardı' dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Kanada Başbakanı Carney'in ortaya koydukları iradeyle iki ülkenin ilişkilerini daha da ileri taşımaya başladıklarını ifade eden Fidan, 'İki büyük ülke bir araya gelerek, kendi potansiyellerini işbirliğiyle daha da ileri taşıdı' dedi.
İkili ilişkilere ilişkin açıklamasında Fidan, 'Bu, ticaret, ekonomi, savunma ve enerji alanlarında, ki Anita bunu çok iyi ifade etti, dört ayak üzerinde yürüttüğümüz, daha yapısal hale sokmaya başladığımız bir ilişki kümesine dönmeye başladı. Biz de bu ilişkiyi Dışişleri Bakanları olarak hükümetlerimiz adına, liderlerimiz adına daha yapısal bir çerçeveye oturtup bütün kurumlarımızı koordine ederek somut neticelere bir an önce ulaşılması için gerekeni yapmaya çalışıyoruz' dedi.
'Türkiye-Kanada ilişkilerini stratejik bir seviyeye taşıma kararını aldık'
Kanada Başbakanı Carney, Dışişleri Bakanı Anand ve Savunma Bakanı David McGuinty'nin iki hafta sonra Ankara'daki NATO Zirvesi'nde ağırlanacaklarını ifade eden Fidan, 'Ayrıca Sayın Carney'in ilerleyen dönemde ikili bir ziyaret amacıyla da Türkiye'ye gelmesi söz konusu. Bugün kıymetli mevkidaşımla böyle bir ziyaret esnasında somut olarak hayata geçireceğimiz, zamana bağlı konuların da üzerinden detaylı şekilde gitme imkanımız oldu' dedi.
Fidan, 'Küresel gelişmelere baktığımızda Türkiye ve Kanada gibi ülkelerin çok daha yakın bir işbirliği sergilemeleri gerektiğini görmekteyiz. Bu anlayışla Türkiye-Kanada ilişkilerini stratejik bir seviyeye taşıma kararını aldık ve bu çalışmalarımızı yürütüyoruz. Söz konusu hedef doğrultusunda Türkiye-Kanada Serbest Ticaret Anlaşması'na yönelik ön görüşmeler ilgili birimlerimiz arasında başlatılmış durumda. En kısa sürede bunu daha da ileri taşımayı düşünüyoruz' dedi.
'Türkiye nükleer enerji arayışında olan bir ülke'
Ülkeler arasındaki ticari ilişkilere de değinen Bakan Fidan, 'Ülkelerimiz arasında serbest ticaretin hayata geçmesi halinde, halen 3,2 milyar ABD doları düzeyinde seyreden ikili ticaret hacmimizin daha da artacağını değerlendiriyoruz. Ayrıca Kanada'yla enerji alanındaki işbirliği imkanlarını da stratejik bir perspektifle değerlendirmekteyiz. Dün Sayın Bakan'ın da eşlik etmesiyle Darlington Nükleer Santrali'ne gittik. Orada yarım gün geçirdik. Gerçekten orada Kanada'nın nükleer enerji üretimindeki yeteneklerini ve kabiliyetlerini bir kez daha gördük' dedi.
Bakan Fidan, 'Biliyorsunuz Türkiye nükleer enerji arayışında olan bir ülke. Bu konuda nükleer enerji santrallerinin yapımı konusunda uluslararası ortaklarımızla çok yoğun temaslarımız var. Enerji Bakanımız bu konuda gece gündüz çalışıyor. Kendisi de geçtiğimiz haftalarda buradaydı. Ben de dün bu enerji santraline giderek Türkiye'nin Kanada'nın teknolojisinden nasıl istifade edebileceğine ilişkin görüşmeleri yaptık. Gerçekten çok ciddi bir potansiyel var. Burada Türkiye-Kanada işbirliğinin çok olumlu ve pozitif sonuçlar üreteceğine inanıyorum' ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin yeni nesil küçük modüler reaktörlere ilgi duyduğunu da açıklayan Dışişleri Bakanı Fidan, 'Klasik nükleer reaktörlerin dışında küçük modüler reaktörlerin de biliyorsunuz son on yıldır hayata geçirilmesi konusunda uluslararası camiada büyük bir çaba var. Fakat bu konseptin ötesine birçok ülkede gidilemedi. Kanada'nın bu konuda somut adım atması Türkiye olarak bizi açıkçası etkilemiş durumda ve biz de buradan hareketle gelip yerinde bu teknolojiyi görmek istedik. Bu konuda Enerji Bakanlığımızın ciddi bir ilgisi var. Cumhurbaşkanımız bu konuda diğer ülkelerle işbirliği yapma konusunda da büyük bir hassasiyet gösteriyor. Kanada'da somut bir adım atılması ve bizim olayı yerinde görmemiz aslında önemliydi' dedi.
Fidan, 'Darlington'da hem klasik nükleer elektrik santralinin olması hem de yeni inşaatı başlayan SMR'ın (Küçük Modüler Reaktör) bulunması dolayısıyla ziyaretimizi daha pratik hale getirdi. Diğer taraftan kritik mineraller ve sıvılaştırılmış doğalgaz alanlarında da büyük bir potansiyel bulunduğunu görüyoruz. Keza savunma sanayi alanındaki işbirliğimizi daha da geliştirmeyi ve derinleştirmeyi hedefliyoruz. Kısacası ülkelerimizin yararına olacak çok sayıda proje üzerinde ekipler olarak çalışmaktayız. Bu projeleri hayata geçirmek için gerekli siyasi iradeye ve kararlılığa sahibiz' şeklinde konuştu.
'ABD ile İran arasında devam eden müzakere sürecine etkin katkı vermeyi sürdüreceğiz'
İki ülkenin dış politika alanındaki çizgilerinin de birbirine yaklaştığına dikkat çeken Fidan, 'Başlıca küresel ve bölgesel meselelere giderek daha benzer bir bakış açısıyla yaklaşmamız Türkiye ile Kanada'yı birbirine daha da yakınlaştırmaktadır. Uluslararası meselelerin diplomasi ve diyalog yoluyla çözümü için çaba sarf ediyoruz' dedi.
Bölge ve Orta Doğu'daki gelişmelere de değinen Fidan, 'ABD ile İran arasında ateşkesi temin eden mutabakat zaptının imzalanmasından büyük bir memnuniyet duyduk. Bu ateşkesin Lübnan'ı kapsayacak şekilde genişletilmiş olmasını da olumlu bir gelişme olarak değerlendiriyoruz. Tarafların yapıcı yaklaşımlarını sürdürerek kalan meseleler üzerinde de bir an evvel uzlaşmalarını ümit ediyoruz' dedi.
Dışişleri Bakanı Fidan, 'Gelinen aşama itibarıyla Hürmüz Boğazı'ndan kesintisiz ve serbest geçişin kalıcı olarak tesis edilmesi elzemdir. Türkiye olarak Amerika ile İran arasında devam eden müzakere sürecine etkin katkı vermeyi sürdüreceğiz. Bu süreçte İsrail'in görüşmeleri sabote etmesine izin verilmemelidir. Dünya kamuoyu bu konuda son derece dikkatli olmalı. Tarafların bu konuda dikkatli ve sağduyulu davranması gerekmektedir' ifadelerini kullandı.
'Uluslararası toplumun tüm çabalarına rağmen İsrail yükümlülüklerini yerine getirmemektedir'
Türkiye'nin Gazze Şeridi'nde yaşananları yakından takip etmeye devam ettiğini de vurgulayan Fidan, 'Gazze'de halen son derece hassas ve kırılgan bir dönemden geçmekteyiz. Dikkatimizi oradan ayırmıyoruz. Uluslararası toplumun tüm çabalarına rağmen İsrail yükümlülüklerini yerine getirmemektedir. (İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu hükümetinin insani yardımların Gazze'ye girişini engellemesi durumun vehametini daha da artırmaktadır. Bunu anbean takip etmekteyiz. İsrail ateşkes hükümlerinin hilafına askeri mevcudiyetini ısrarla genişletmekte ve sivil halkın yaşam alanını daha da daraltmaktadır. Doğu Kudüs dahil Batı Şeria'da giderek artan yerleşimci terörü, kalıcı barış zeminini ciddi şekilde sarsmaktadır' dedi.
Fidan, 'Bugünkü görüşmelerimizde Filistin meselesinin iki devletli çözüm temelinde adil ve kalıcı şekilde neticelendirilmesi yönündeki tutumumuzu yineledik. Bu konuda uluslararası toplumun sorumluluk sahibi üyeleriyle işbirliği yapmaya devam edeceğiz' dedi.
'Rusya ve Ukrayna heyetlerini yeniden ülkemizde müzakere masasında bir araya getirmeye hazırız'
Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşı 'küresel güvenlik ve istikrarı tehdit eden bir konu' olarak tanımlayan Fidan, 'Kıymetli mevkidaşımla bu konuyu da ele aldık. Savaşın mümkün olan en kısa sürede diyalog yoluyla ve uluslararası hukuk temelinde sona ermesini istiyoruz. Gelinen noktada diplomatik süreçte bir durgunluk yaşandığını, çatışmaların hız kazandığını ve tarafların askeri kazanım arayışına odaklandığını görmekteyiz. Diplomatik sürecin bir an önce canlandırılması gerekmektedir. Bu anlamda Rusya ve Ukrayna heyetlerini yeniden ülkemizde müzakere masasında bir araya getirmeye hazır olduğumuzu taraflara ilettiğim gibi, buradan dünya kamuoyuna da iletmek istiyorum' dedi.
Fidan, 'Bugünkü görüşmelerimiz Türkiye ile Kanada arasındaki ilişkilerin müşterek sorumluluklar ve çıkarlar temelinde derinleşmekte olduğunu göstermiştir. Cumhurbaşkanımız ile Başbakan Carney liderliğinde işbirliğimizi güçlendirmeye devam edeceğiz' ifadelerini kullandı.
'Bu zirve tarihi bir zirve olacak'
Basın toplantısında Ankara'da yapılacak NATO Zirvesi'nden beklentilere ilişkin bir soruya cevap veren Fidan, 'Ankara'da yapılacak olan NATO zirvesine hazırlıklarımız yoğun bir şekilde devam etmekte. Gerçekten bu zirve tarihi bir zirve olacak. Çünkü uluslararası jeopolitik şartlar öyle bir noktaya geldi ki NATO üyesi ülkelerin alacağı kararlar bu dönemde daha da belirleyici olacak. Sadece ittifakın geleceği için değil, aynı zamanda kendi coğrafyamızın geleceği açısından da önemli' dedi.
İttifak içinde son birkaç yıldır gündemde olan önemli konular bulunduğunu ifade eden Fidan, 'Bunların başında savunma harcamalarının artırılması gelmekte. Artık bu tartışılan bir konu olmaktan çıkmış durumda. Biz bu yeni yapacağımız zirvede de bunun altını çizeceğiz. Bütün ülkeler bunu siyaset olarak kabul ettiler. Artık bundan sonra pratikte hangi adımlar atılıyor, bu kabul edilen artışa ilişkin ne türden harcamalar yapılıyor; onun bir envanteri tutulacak, bir muhasebesi yapılacak' dedi.
Fidan, 'Ama değerli mevkidaşım da ifade etti. Belki en önemli husus bu zirvede diğer önemli hususların arasında; NATO'da şöyle bir gelenek vardı, tabii askeri liderlik, siyasi liderlik bir araya geldiği zaman özellikle askeri birliklerin yapılanması, organizasyonu, tehditlere hazır olması, muhtemel savaş senaryolarında ne yapacakları, hazırlık tatbikatları, hep bunlarla uğraşılırdı. Şimdi son yıllarda özellikle Rusya-Ukrayna savaşında da ve diğer savaşlarda da ortaya çıktı ki biz tabii birlik hazırlıkları senaryolarının bir adım daha gerisine gelerek aslında savunma sanayinde neredeyiz, ona yönelik çok ciddi bir siyasi ve stratejik düzeyde farkındalık gelişti. Bunu da artık planlama için masaya yatırma gerekliliği ortaya çıktı. Bu noktada savunma sanayi artık NATO planlamalarında, NATO toplantılarında artık detay bir konu olmaktan çıkıp en üst düzeyde stratejik anlam ifade eden bir konu oldu. Dolayısıyla önümüzdeki ay Ankara'da yapılacak olan zirvede de savunma sanayi ile ilgili özel bir gündem olacak, özel etkinlikler olacak. Savunma Sanayi Başkanlığımız ve ilgili kurumlarımız bu konuyla ilgili yoğun bir çalışma içerisinde' dedi.
'Cumhurbaşkanımızın bir kilit rol oynayacağına da inancımız tamdır'
Fidan, 'Tabii liderler arasında yapılacak üst düzey stratejik ve siyasi görüşmeler de önemli. Burada NATO'nun geleceğine ilişkin farklı perspektifler nasıl uyumlaştırılabilir, transatlantik farklılıklar nasıl uzlaştırılabilir, tehdit algılamaları, ittifak hazırlığı, bu konularda da tabii ki şu anda kamuoyuyla önden paylaşılması da mümkün olmayan, ne çıkacağını bilmiyoruz bu tartışmalarda, tartışılacak belli konular var. Ben bu tartışmaların da yapıcı bir ortam içerisinde geçeceğini düşünüyorum. Burada Cumhurbaşkanımızın bir kilit rol oynayacağına da inancımız tamdır' şeklinde konuştu.
'Nükleer enerjiye her halükarda ihtiyacımız var'
Türkiye'nin Kanada'nın nükleer teknolojisine ilgisine ilişkin bir soruya Fidan, 'Arkadaşlar, biliyorsunuz Türkiye bir G20 ülkesi. Çok dinamik bir ekonomisi var, sanayisi var, ihracatı var. Tabii rekabet edilebilirliğin önemli parametrelerinden biri de ucuz ve yeterli miktarda elektrik enerjisine sahip olmak. Bu durumda açıkçası Enerji Bakanlığımız yıllardır, gerçekten Cumhurbaşkanımızın idealinde, muhteşem başarılar ortaya koyuyor. Yapılan barajlar var, alternatif enerji, yeşil enerjinin kullanımı çok büyük oranda ilerletilmiş durumda. Ama bütün bunların hepsi bizim sanayide artan enerji ihtiyacımızı istediğimiz hızla ve fiyatta karşılamıyor Dolayısıyla nükleer enerjiye bizim her fırsatta, her hâlükârda ihtiyacımız var. Yıllar önce başlatılan nükleer enerji stratejisinde kaydettiğimiz ciddi mesafeler var. Şimdi ikinci santralin, üçüncü santralin yapılması için de arayışlar, çalışmalar devam ediyor. Bizim Kanada ile bu yönde geliştirdiğimiz anlayış birliği fevkalade önemli' cevabını verdi.
Fidan, 'Dün Darlington'a yaptığım ziyaret esnasında gerçekten Kanada'nın özgün teknolojisini görme imkanımız oldu. Yani orada bizi etkileyen noktalardan biri de şu; bir ağır su reaktörü, zenginleştirilmiş uranyum olmadan çalışıyor ve dizaynı ve konsepti 1950'li yıllarda, 1960'lı yıllarda yapılmış. Ama çok uzun yıllardır problemsiz şekilde, güvenlik tedbirleri en üst düzeyde, çalışan bir teknoloji. Bu önemli, daha sonradan güncellenmiş bu teknoloji, çok geliştirilmiş ama Kanada'nın kendi özgün teknolojisi, bu önemli. İkincisi, güvenlik standartlarının yanı sıra uluslararası denenmişlik parametreleri var. Sayın Bakan'ın da ifade ettiği gibi Romanya'da, Çin'de, Arjantin'de bu teknolojinin şu anda Kanada dışında da yaygın bir şekilde kullanılıyor olması bizim gerçekten çok dikkatimizi çekti. Bu konuda kendilerinin göstermiş olduğu anlayış ve işbirliği için de teşekkür ediyorum' dedi.
Türkiye'nin bu konuya ilişkin olarak muhataplarıyla yürüttüğü görüşmeleri büyük bir ilgiyle sürdürdüğünü ifade eden Fidan, 'Dün ben ilgili şirket yöneticileriyle de bir araya geldim. Sayın Bakan'la yaptığımız ziyaretten sonra onlardan da teknik konularda izahatları dinledim. Gerçekten aslında çok ciddi bir profesyonel işbirliği zemini var. Umarım teknik insanlarımız bu konuda daha da ileriye gidecek adım atarlar' ifadelerini kullandı.
Vize ve göç işlemlerine ilişkin konular görüşüldü
2023 yılında yaşanan Kahramanmaraş merkezli deprem felaketi sonrasında Kanada'nın Türk vatandaşlarına verdiği üç yıllık özel oturum ve çalışma izninin uzatılması için bir diplomatik girişimin söz konusu olup olmadığı sorusuna Fidan, 'Kanada ile aramızda sadece bu konu değil genel manada vize ve çalışma izinleri ve göç işlemleri ile ilgili konular, çok kapsamlı bir şekilde konuşulmakta. Bu konuları konuşuyoruz değerli meslektaşımla basın toplantısından sonra bir oturumumuz daha var orada da daha detaylı ele alma imkanımız olacak' cevabını verdi.