Van Ticaret Borsası (VANTB) Başkanı Nayif Süer, endemik tür olan inci kefalinin korunmasını isteyerek, “Popülasyonun artması için üreme döneminde avlamayalım, tüketmeyelim” dedi.

İnci kefali balığının muhteşem göçü devam ederken, Van Ticaret Borsası (VANTB) Başkanı Nayif Süer ise dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayan balık için duyarlılık çağrısı yaptı. Avlanma yasağının 15 Temmuz’da sona ereceğini hatırlatan Başkan Süer, “Vatandaşlarımıza, dünya değerimiz olan inci kefalini avlanma yasağı bitene kadar avlamamaları ve tüketmemeleri çağrısında bulunuyoruz. Vatandaşımızdan daha fazla duyarlılık bekliyoruz” dedi.

Kış aylarını Van Denizi’nin sodalı sularında geçiren, hem tatlı suda hem de tuzlu suda yaşayan inci kefalinin sodalı suda üreyemediği için tatlı sulara göç ettiğini ifade eden Süer, “Van Denizi’ne akan tatlı sulara ulaşmak için suyun tersine göç eden balıklarımız muhteşem manzaralar oluşturuyor. Van Gölü’ne dökülen 101 tane irili ufaklı akarsu var ve 3 ile 23 kilometre arasında yol kat eden her bir balık 10 bin ile 16 bin adet arasında yumurta bırakıyor. Üreme döneminde akarsuda tek bir balık avlandığında aslında yüzlerce balık avlanmış oluyor. 3 yaşına geldiğinde üremeye başlayan Van balığı, maksimum 7-8 yıl yaşayabiliyor. Doğa harikası göç, insanı hayran bırakıyor. Bilindiği üzere balığımızın göçü Erciş Deliçay’ın yanı sıra Murdiye Bendimahi, Edremit-Gevaş Engil, Akköprü ve diğer tatlı suların Van Gölü’ne döküldüğü noktalarda izlenebiliyor. Bu değerimizi korumalıyız. Nitekim jandarmamız ve polisimiz balığımız için nöbet beklemektedir. Bu durum, Van balığının geleceği açısından şehrimiz adına büyük bir kazançtır. 2 hafta süren bu kutsal göç yolculuğu 800 bin yıldır devam ediyor. Ancak dünyamızda biyoçeşitlilik kaynaklarımızın sonsuz ve sınırsız olmadığını bilmeliyiz” diye konuştu.

Yanan otlardan sıçrayan kıvılcımlar odunluğu küle çevirdi Yanan otlardan sıçrayan kıvılcımlar odunluğu küle çevirdi

Geçen yıl avlanan 8 bin 500 ton civarındaki Van balığının yaklaşık 14 bin kişiye ekmek kapısı olduğunu vurgulayan Süer, “Yıllık yaklaşık 500 milyon liralık cirosu ile ciddi bir geçim kaynağıdır. Van balığının Endüstriyel Hammadde Olarak Kullanılabilme İmkanlarının Araştırılması Projesi çalışmalarımız sürüyor. Türkiye’de yılda yaklaşık 43 bin ton balık Van Gölü’nde ise yılda yaklaşık 15 bin ton balık elde ediliyor. Projenin amacı, Türkiye iç su balıkları üretiminin yüzde 36’sını oluşturan balığımızın endüstriyel hammadde olarak değerlendirilmesidir. Van Gölü’ne kıyısı bulunan İpekyolu, Edremit, Tuşba, Gevaş ve Erciş ilçeleri ile Bitlis’in Ahlat, Adilcevaz ve Tatvan ilçelerinde balıkçılık yapılıyor. Van Ticaret Borsası olarak, balıkçılarımızın ortak talebi olan Van Liman Başkanlığının kurulması çalışmalarımız sürüyor. Balığımız için soğuk hava deposu kurulmalıdır, dondurularak muhafaza edilme şartları oluşturulmalıdır. Dondurulan balık 120 gün korunabiliyor. Termokilli soğuk zincir nakil araçları temin edilmelidir. Böylece sağlıklı bir nakliye söz konusu olacaktır. Satış potansiyelini önemli oranda etkileyecek Van Balık Hali kurulmalıdır. Balık halindeki satış yerlerinde soğuk hava deposu ve buzdolabı gibi belli standartlara uyulacaktır. Van balığının protein değeri diğer deniz balıklarına yakındır. Yağ oranı ise azdır ancak bu bilgi tam olarak bilinmemektedir. Van balığı, tam bir diyet balığıdır. Bu anlamda iyi bir tanıtım yapılırsa katma değerli ürünler arasında yer alabileceğine inanıyoruz. Türkiye sularında avlanma derinliği 24 metre iken, Avrupa Birliği balıkçılık sektöründe avlanma derinliği 50 metre olarak belirlenmiştir. Van balığı, kışın gölün 75 metre derinliklerine inen balığımız, yazın 10-15 metre derinliklerde beslenmektedir. Balığımızın neslinin devamı için hem avlanma yasak dönemi hem de avlanma derinliği konusu münazara edilmelidir” şeklinde konuştu.