Türkiye İş Bankası'nın ana kredi kartı markası Maximum Kart, 25. yaşını kutluyor.
Teknolojinin, yaşamın her alanını etkileyen dönüşümüyle birlikte ödeme araçları da çağın gereklerine uygun olarak değişiyor, nakit kullanım alışkanlığı yerini hızla kartlı ve dijital ödeme yöntemlerine bırakıyor. Maximum da bu değişim yolculuğunda sadece bir ödeme aracı olmanın ötesine geçerek kullanıcıların alışveriş alışkanlıklarının yanı sıra teknolojik ve toplumsal yaşam pratiklerinin dönüşümünün en yakın tanıklarından biri oldu.
'Bizim için en büyük başarı, teknolojiyi müşterilerimizin hayatında faydaya dönüştürebilmek'
Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Sezgin Lüle, ödeme sistemlerinin gelişiminde tarihsel olarak insanların hayatını kolaylaştıran çözümler sunulduğunu belirterek, 'Bir dönem alternatif olarak görülen kredi kartları günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline gelirken, fiziki kartların yerini giderek dijital kartlar, mobil cüzdanlar, giyilebilir teknolojiler ve biyometrik ödeme yöntemleri almaya başladı. Türkiye kartlı ödeme sistemlerinde uzun yıllardır dünyanın öncü ülkeleri arasında yer alıyor ve hepimizin iftihar edeceği boyutta çok güçlü bir şekilde bu seyri devam ettiriyor. Ülkemizde ödeme sistemlerine yatırım yapan banka ve fintekler, müşteriler ve iş yapan taraflar arasındaki etkileşimi kolaylaştırıyor ve ülkemizin büyümesine katkı sağlıyor. E-ticarette ödeme deneyimlerinin hızla geliştiğini görüyoruz. Fiziksel alışverişte de ödemenin niteliği temassız işlemlere kayıyor. Bugün bireysel temassız işlemlerin oranı yüzde 90'ı aştı. Artık ödeme sadece bir işlemi tamamlamaktan ibaret değil, hızlı, güvenli, kişiselleştirilmiş ve hayatın doğal akışına entegre uçtan uca bir deneyim sunmayı ifade ediyor' diye konuştu.
İş Bankası'nın ana kredi kartı markası olarak 2001'de kullanıma sunulan Maximum Kart'ın da bu dönüşümün öncülerinden biri olduğunu vurgulayan Lüle, şöyle devam etti: 'Maximum Kart'ı ilk kez 25 yıl önce 'Hayat Maximum'da' sloganı ile müşterilerimizle buluşturduk. Bankamızın ödeme sistemleri hizmetlerinin amiral gemisi olan Maximum markasının mirası, sadece bir ödeme aracı olmanın ötesinde, müşterilerimizin alışverişlerinden 'maksimum' keyif almasını sağlayan, finansal hizmetleri zahmetsizce halleden bir yol arkadaşı olmasına dayanıyor. O yıllarda ödeme sistemleri dünyasında yeni bir dönemi başlatan taksitli alışverişten puan kazanımı ve kullanımına, zaman içerisinde gelişen teknolojiler ile birlikte temassız ödemeden mobil ve dijital kullanım çözümlerine, akıllı saatlerle ve yüz tanıma teknolojisiyle yapılan ödemelere kadar pek çok yeniliği müşterilerimizle buluşturduk. Bizim için en büyük başarı, tüm bu teknolojik gelişmeleri müşterilerimizin günlük hayatında gerçek bir faydaya dönüştürebilmek oldu. Maximum'un bugün 11,5 milyon kart müşterimiz tarafından güvenilen ve tercih edilen bir marka olmasının temelinde de sunduğu yenilikleri samimi, sürdürülebilir ve değer oluşturan deneyimle buluşturması yatıyor.'
Lüle, günümüzde bir markanın değerini yalnızca sunduğu ürün ve hizmetlerin değil, müşterilerinin hayatında oluşturduğu gerçek fayda ve deneyimin belirlediğine işaret ederek, konuşmasını şöyle tamamladı: 'Güven de tam burada konumlanıyor. Güvenin, samimiyet, süreklilik, yenilikçilik ve müşteriye verilen sözlerin her temas noktasında tutulmasıyla inşa edildiğine inanıyoruz. Maximum'un hikâyesinde güven ve inovasyon arasında dengeyi çok güzel bir şekilde kurabildik. Maximum, İş Bankası gibi 102 yıllık bir Cumhuriyet kurumuna duyulan güvenden besleniyor ve hayatı kolaylaştıracak yenilikleriyle müşterilerimizin günlük hayatına değer katıyor. Kredi kartları çoğunlukla bir ödeme aracı olarak görülürken, bir sadakat programının ötesine geçen ekosistem yaklaşımı ile Maximum markası bireylerin, işletmelerin, program ortağı iş ortaklarımızın günlük hayatlarının ayrılmaz bir parçası halinde geldi. Önümüzdeki dönemde de teknolojik çözümlerimizi insan odaklı bakış açımızla birleştirerek hayatın her alanında değer oluşturan çözümler sunmayı sürdüreceğiz.'
Maximum'un verilerinin, Türkiye'de ödeme alışkanlıklarının geçirdiği dönüşümü de ortaya koyduğu belirtildi. Verilere göre son 10 yılda; İş Bankası toplam kredi kartı sayısı 3 katına, bireysel kredi kartı sayısı ise 2,6 katına çıktı. İş Bankası kredi kartı kullanan müşteri sayısı 2,4 kat arttı. İş Bankası'nın temassız özellikli kredi kartlarının toplam kredi kartı portföyü içindeki payı yüzde 15'ten yüzde 75'e çıktı. Temassız ödeme ile yapılan işlemlerin toplam alışveriş hacmi içerisindeki payı ise yüzde 1'den yüzde 31'e yükseldi. Her 10 işlemden 6'sı temassız olarak gerçekleştiriliyor. Her 10 işlemden 2'si e-ticaretten yapılıyor. İş Bankası kredi kartları ile yapılan işlemler müşteri başına 2 kat arttı.