İnönü Üniversitesi Alevilik Araştırmaları Enstitüsü ve Alevilik Araştırmaları Öğrenci Topluluğu tarafından düzenlenen 'Türklerin İrfan Yürüyüşü: Horasan'dan Balkanlara Alevi Ocaklarının Doğuşu ve Gelişimi' başlıklı konferansta, Alevi ocaklarının tarihsel gelişimi ve Türklerin irfan geleneği ele alındı.
İlahiyat Fakültesi Prof. Dr. Zahit Aksu Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen konferansta, Munzur Üniversitesi Kurucu Rektörü ve BBP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Durmuş Boztuğ konuşmacı olarak yer aldı.
Konferansa; İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Sağlam, İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Kubat, İnönü Üniversitesi Alevilik Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Yakup Yıldız, Cem Vakfı Malatya Şube Başkanı Eşref Doğan, Zeynel Abidin Vakfı Başkanı Ergün Tuluk, siyasi parti temsilcileri ve öğrenciler katıldı. Boztuğ konuşmasında, Hoca Ahmet Yesevi ve Hacı Bektaş Veli öncülüğünde şekillenen Türk İslam tasavvufu geleneği ve bu bağlamda sistematize edilen 'dört kapı kırk makam' anlayışından söz etti.
Ehlibeyt neslinin, Türkistan ve Horasan üzerinden Anadolu ile Balkanlar'a uzanan irfan yürüyüşünün Alevi ocaklarının doğuşuna zemin hazırladığını ifade eden Boztuğ, Moğol ve Haçlı istilalarının oluşturduğu kargaşa dönemlerinde Hacı Bektaş Veli'nin topluma birlik, muhabbet ve kardeşlik aşıladığını, Anadolu ve Balkanlar'daki Türk-İslam varlığının kılıç zoruyla değil, gönüller fethedilerek inşa edildiğini vurguladı.
Türk irfan geleneğinin birleştirici gücüne dikkat çeken Boztuğ, şu ifadelere yer verdi:
'Hünkâr Hacı Bektaş Veli, doğudan Moğol, batıdan Haçlı saldırılarının yaşandığı kargaşa ortamında üç büyük nasihatte bulunmuştur: Ayrılık yerine birliği, nefret dili yerine muhabbet dilini ve çatışma yerine kardeşlik duygularını öğütlemiştir. Bizim ceddimiz Horasan'dan Balkanlara uzanan bu yürüyüşte bir damla kan akıtmadan insanların kalbini, gönlünü kazanmış, sevgi, adalet ve paylaşma ile hareket etmiştir. İşte bu üç nasihat, sekiz asır sonra bugün de birliğimizin ve kardeşliğimizin en güçlü teminatı olmaya devam etmektedir.'
Anadolu'ya gelen Horasan erenlerinin irşat ve iskân faaliyetlerindeki rolüne değinen Boztuğ, Hacı Bektaş Veli'nin '72 millete bir gözle bakma' anlayışını hatırlattı. Sarı Saltuk Sultan ve Akyazılı Baba Sultan örnekleri üzerinden Balkanlar'da etkili olan gönül erenlerinin hoşgörü anlayışına işaret eden Boztuğ, bu tarihsel mirasın toplumsal birlik açısından taşıdığı önemi vurguladı. Program, soru-cevap bölümünün ardından çekilen hatıra fotoğrafıyla sona erdi.




