Kültürel mirasın korunmasında teknoloji, Manisa'da yeni bir dönemin kapısını açtı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Sardes Antik Kenti'nde Havadan İzleme ve Güvenlik Merkezinin açılışını gerçekleştirdi.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Sardes Antik Kenti ve Bintepe Lidya Tümülüsleri Havadan İzleme ve Güvenlik Merkezinin açılışını gerçekleştirdi. Yaklaşık 75 kilometrekarelik alana yayılan ve 120'den fazla anıt mezarı barındıran Bintepeler, uzun menzilli ve gece görüş kabiliyetine sahip yüksek kabiliyetli dronlarla havadan izlenecek. Ersoy, kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadeleyi 'önleme, uluslararası iş birliği ve iade' olmak üzere üç temel yapı taşı üzerine kurduklarını belirterek 2002'den bu yana 13 bin 474 kültür varlığının Türkiye'ye getirildiğini, bunların 9 bin 159'unun son sekiz yılda ülkeye kazandırıldığını açıkladı.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, açılışta yaptığı konuşmada yurt dışına kaçırılan kültür varlıklarının geri getirilmesinin büyük bir başarı olduğunu ancak esas hedefin eserlerin ait oldukları topraklardan hiç kopmamasını sağlamak olduğunu vurguladı. Ersoy bu yaklaşımı şu sözlerle anlattı:

'Bir kültür varlığını yıllar süren bir mücadelenin ardından geri getirmek büyük bir başarıdır. Asıl hedefimiz ise o eserin ait olduğu topraklardan hiç kopmamasını sağlamaktır.'

75 kilometrekarelik alan havadan izlenecek

Bakan Ersoy, Lidya Kralı Alyattes'in anıt mezarının da bulunduğu Bintepeler'in yaklaşık 75 kilometrekarelik alana yayıldığını ve 120'den fazla anıt mezarı barındırdığını söyledi.

Ersoy, Sardes Antik Kenti ve Bintepeler Lidya Tümülüsleri'nin 2025 yılında UNESCO Dünya Miras Listesi'ne alınmasının bu mirasın evrensel değerini uluslararası düzeyde tescillediğini belirtti.

Son Raunt filminin gala gösterimi gerçekleştirildi
Son Raunt filminin gala gösterimi gerçekleştirildi
İçeriği Görüntüle

Bakan Ersoy, geçmişte bazı tümülüslerin kaçak kazılar nedeniyle iş makineleriyle ağır ve geri döndürülemez biçimde tahrip edildiğini hatırlatarak böylesine geniş bir coğrafyada tehdidin mümkün olduğunca erken görülmesi, caydırılması ve önlenmesi gerektiğini vurguladı.

Yüksek kabiliyetli dronlarla gece gündüz takip

Bakan Ersoy, Bintepeler'e hakim konumdaki Karnıyarık Tepe yakınında bulunan eski kazı evinin yenilenerek modern bir Havadan İzleme ve Güvenlik Merkezine dönüştürüldüğünü açıkladı.

Ersoy, merkezin uzun menzilli ve gece görüş kabiliyetine sahip iki insansız hava aracı sistemiyle donatıldığını, üç anten sistemiyle kapsama alanının güçlendirildiğini ve merkezi izleme sistemleri, büyük ekranlar ile çevre güvenlik kameralarının devreye alındığını söyledi.

Bakan Ersoy, merkezde vardiyalı görev yapacak güvenlik personelinin İHA pilotluğu eğitimleri ile gerekli sertifikasyon süreçlerinin tamamlandığını belirtti. Ersoy, havadan izleme sırasında şüpheli hareket veya kaçak kazı girişimi tespit edildiğinde bilginin süratle Jandarma birimleriyle paylaşıldığını ve müdahalenin gerçekleştirildiğini kaydetti.

Ersoy, sistemin amacını, 'Yani teknolojiyi, kaçak kazı girişimlerini mümkün olduğunca erken görmek, caydırmak ve önlemek için kullanıyoruz' ifadelerini kullandı.

Bakan Ersoy, pilot uygulamayla elde edilecek verilerin yeni koruma politikalarının ve ihtiyaç duyulan ilave tedbirlerin geliştirilmesinde de kullanılacağını söyledi.

Kaçakçılıkla mücadelede üç temel yapı taşı

Bakan Ersoy, Türkiye'nin kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadele yaklaşımını şöyle açıkladı:

'Bizler, kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede yaklaşımımızı 3 temel yapı taşı üzerine kuruyoruz. Önleme, Uluslararası İş birliği ve İade.'

Ersoy, Bintepeler'de hayata geçirilen sistemin bu üçlü yapının ilk ayağı olan önleyici korumanın güçlü ve somut bir örneği olduğunu belirtti. Bakan Ersoy, 75 kilometrekarelik alanı ve yüzü aşkın tümülüsü yalnızca geleneksel yöntemlerle sürekli gözetim altında tutmanın kolay olmadığını, bu nedenle teknolojinin kültürel mirasın korunmasının hizmetine sunulduğunu söyledi.

ABD ile mutabakat 5 yıl daha uzatıldı

Bakan Ersoy, mücadelenin ikinci ayağını oluşturan uluslararası iş birliği kapsamında UNESCO, INTERPOL, Dünya Gümrük Örgütü ve Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi başta olmak üzere uluslararası kuruluşlarla yakın çalışma yürütüldüğünü belirtti.

Ersoy, ABD ile 2021 yılında imzalanan ve kültür varlıklarına yönelik ithalat kısıtlamalarını düzenleyen Mutabakat Zaptı'nın 2026 yılında yeni bir beş yıllık dönem için uzatıldığını açıkladı.

Bakan Ersoy, Manhattan Bölge Savcılığı ve Amerikan İç Güvenlik Soruşturmaları Birimi HSI ile yürütülen soruşturma ve adli süreçlerin de kültür varlıklarının Türkiye'ye dönüşünde önemli sonuçlar verdiğini söyledi.

13 bin 474 kültür varlığı Türkiye'ye döndü

Bakan Ersoy, mücadelenin üçüncü ayağının iade olduğunu belirterek yurt dışına yasa dışı yollarla çıkarılan eserlerin dünyanın neresinde olursa olsun izinin sürüldüğünü söyledi.

Ersoy, 2002 yılından bu yana 13 bin 474 kültür varlığının Türkiye'ye dönüşünün sağlandığını, bunların 9 bin 159'unun yalnızca son sekiz yılda ülkeye kazandırıldığını açıkladı.

Bakan Ersoy, Boubon Antik Kenti'nden çıkarılan ve aralarında Marcus Aurelius heykelinin de bulunduğu bronz imparator heykellerinin uzun yıllar süren araştırmalar ve uluslararası iş birliği sonucunda Anadolu'ya döndüğünü belirtti.

Ersoy, İngiltere'den getirilen Eros başının Sidamara Lahdi ile yeniden buluşturulduğunu, ABD'den iadesi sağlanan Zeugma mozaik panosunun aynı kompozisyona ait daha önce getirilen 12 parçayla birleştiğini söyledi.

Bakan Ersoy, ABD ve Danimarka'dan Düver kökenli mimari levhaların, İsviçre'den Urartu dönemine ait bronz eserlerin, Yunanistan'dan Anadolu kökenli sikkelerin, Hollanda'dan Şile Bozgoca Camii kitabesinin, İngiltere ve İspanya'dan İznik çinilerinin de Türkiye'ye kazandırıldığını belirtti.

Manisa'nın eserleri de topraklarına döndü

Bakan Ersoy, Manisa'dan yasa dışı yollarla çıkarılan yaklaşık 2 bin 700 yıllık altın kolyenin Boston Güzel Sanatlar Müzesinden, Lidya Dönemi'ne ait bronz klinenin ise bilimsel çalışmaların ardından Getty Müzesinden geri getirildiğini söyledi.

Ersoy, Manisa Müzesinde açılan 'Kaçış Yok' sergisinin kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede farklı dönemlerden örnekleri bir araya getirdiğini belirtti.

Bakan Ersoy, ABD'de satışa çıkarıldığı tespit edilen Manisa kökenli 10 Lidya mezar ve adak stelinin Bakanlığın yıllar süren takibi ile FBI ve Vaşington Emniyet Müşavirliği arasındaki iş birliği sonucunda 2014 yılında Türkiye'ye getirildiğini ifade etti.

'Bintepeler'i bundan sonra gökyüzünden de koruyacağız'

Bakan Ersoy, teknolojinin tek başına yeterli olmadığını belirterek Bintepeler'in korunmasında Manisalıların sahiplenmesinin büyük önem taşıdığını söyledi. Ersoy, Bintepeler'de geliştirilen modelin geniş coğrafyalara yayılan diğer arkeolojik alanların korunmasında da önemli bir tecrübe sağlayacağını belirtti.

Bakan Ersoy, projenin hayata geçirilmesinde Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğüne, Manisa Valiliğine, Jandarma teşkilatına, yerel makamlara, Sardis Kazı Başkanı Prof. Nicholas Cahill ile Sardis Kazı Ekibine teşekkür etti. Ersoy konuşmasını, 'Binlerce yıldır bu coğrafyanın hafızasını taşıyan Bintepeler'i, bundan sonra gökyüzünden de koruyacağız' ifadeleriyle sonlandırdı.

Kaynak: İHA