Yozgat

Türkiye'nin Machu Picchu'su: Kimsenin bilmediği 2600 yıllık kayıp şehir Yozgat'ta!

Orta Anadolu’nun dağ zirvesinde, gökyüzünden bakıldığında devasa bir siluet beliren antik kent keşfedildi. Peru'daki Machu Picchu gizeminin bir benzeri Yozgat Sorgun'da yatıyor. İşte Türkiye'de ilk kez bulunan o devasa yapılar...

Abone Ol

Yozgat'ta Tarihi Keşif: Kerkenes Kazıları

Yozgat’ın Sorgun ilçesinde yer alan Kerkenes Harabeleri (Pteria Antik Kenti), son arkeolojik keşiflerle birlikte tüm dünyanın dikkatini çekmeye başladı. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın "Geleceğe Miras" projesi kapsamında yürütülen kazılarda ortaya çıkarılan 2600 yıllık kurganlar ve devasa dairesel yapılar, akıllara hemen Güney Amerika’nın gizemli dağ şehri Machu Picchu’yu getiriyor. Peki, Yozgat’ın bozkırındaki bu antik kenti dünyanın en büyük gizemlerinden birine bağlayan ortak noktalar neler?

Dağ Zirvesindeki İki Gizemli Başkent Machu Picchu, And Dağları'nın zirvesinde bulutların arasında gizlenmiş bir İnka başkentidir. Kerkenes Dağı Antik Kenti de tıpkı onun gibi Orta Anadolu platosunun en yüksek noktalarından birine, adeta gökyüzüne komşu bir dağ zirvesine kurulmuştur. M.Ö. 600 yıllarında kurulan bu kent, 2,5 kilometrekarelik devasa alanı ve 7 kilometreyi bulan surlarıyla döneminin dünyadaki en büyük yerleşim yerlerinden biriydi.

Gökyüzünden Görülen Dev Yapılar: Jeoglifler! Machu Picchu ve çevresindeki Nazca çizgileri gibi, Kerkenes'i de benzersiz kılan şey ancak çok yükseklerden bakıldığında tam olarak algılanabilen devasa yeryüzü şekilleridir. Kazı Koordinatörü Prof. Dr. Şevket Dönmez’in açıkladığı üzere, bölgede Türkiye'de ilk kez 65 metre çapında taş halkalardan oluşan devasa bir "Jeoglif" (yeryüzü şekli) bulundu. Bu dairesel yapı, İskit ve Ön-Türk kültürüne ait kutsal bir "Kut Alanı" (tören alanı) olarak kullanılmıştı. Tıpkı İnkaların gökyüzü ritüelleri gibi, 2600 yıl önce Yozgat'taki insanlar da dağ zirvesinde göğe batan devasa taş semboller inşa etmişlerdi.

Aniden Yakılan ve Tarihten Silinen Kayıp Şehir Machu Picchu’nun gizemli şekilde terk edilmesi gibi, Kerkenes (Pteria) de ani ve trajik bir sonla tarih sahnesinden çekildi. M.Ö. 547 yılında Persler tarafından zapt edilen şehir, içindeki halk esir alındıktan sonra tamamen yakıldı ve surları yıkıldı. Kerkenes, o günden sonra binlerce yıl boyunca el değmemiş bir "Kayıp Şehir" olarak bozkırın altında keşfedilmeyi bekledi. Türk Tarihini 2600 Yıl Gericiye Çeken Keşif Yozgat'taki kazıların sunduğu en büyük şok ise Anadolu'nun bilinen tarihini kökten değiştirmesi oldu. Şahmuratlı Köyü mevkiinde bulunan kurgan tipi mezarlar ve bu mezarların yanındaki devasa kutsal yapılar, Kazakistan ve Moğolistan'daki Türk-İslam öncesi İskit ve Göktürk dönemi mimarisiyle birebir eşleşiyor. Bu bulgular, Proto-Türklerin Anadolu’daki varlığını Malazgirt’ten çok daha önceye, tam 2 bin 600 yıl öncesine taşıyor. Anadolu'nun kalbindeki bu saklı dünya, gizemli tarihi, gökyüzünden görülebilen dev taş yapıları ve dağ zirvesindeki konumuyla gerçekten de "Türkiye'nin Machu Picchu'su" olmayı hak ediyor.

AA'NIN 2025 yılı haberi

Kerkenes'te Proto-Türklerle ilişkilendirilen mezarlar keşfedildi

Yozgat'ın Sorgun ilçesinde, Kerkenes Harabeleri olarak bilinen Pteria Antik Kenti'nde yürütülen kazılarda, Proto-Türklerle (Ön-Türkler) ilişkilendirilebilecek tahrip edilmiş mezarlar tespit edildi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın "Geleceğe Miras Projesi" kapsamında, Yozgat Valiliği öncülüğünde, İstanbul Üniversitesi'nden Prof. Dr. Şevket Dönmez başkanlığında yürütülen kazılar, İstanbul Üniversitesi, Bozok Üniversitesi, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi ve Amasya Üniversitesi'nden uzmanların katılımıyla devam ediyor.

Yaklaşık 20 kişilik ekip, çalışmalarını hem Keykavus Kalesi'nde hem de halk arasında "Türkmen mezarlığı" olarak bilinen mevkide yoğunlaştırdı.

Önceki dönem kale surları ve burçların önemli bölümlerini açığa çıkaran ekip, bu yıl Türkmen mezarlığı alanında başlattığı kazılarda tahrip edilmiş mezarlar ve kutsal alanlar tespit etti. Buradaki mezarların, kurgan tipi (yığma) mezar geleneğiyle bağlantılı olabileceği değerlendiriliyor.

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Türk İslam Arkeolojisi Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şevket Dönmez, AA muhabirine, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın izni ve maddi destekleriyle kazıların yapıldığını söyledi.

Bu sezon 19 Ağustos'ta başlayan kazıların tüm hızıyla sürdüğünü belirten Dönmez, "Kerkenes Dağı Koordinatör Kazı Başkanlığı çalışmaları 2024 yılında başlamış, ilk dönemde Keykavus Kalesi'nde kazı çalışmalarına yoğunlaşmıştık. Bu kapsamda kalenin surlarının önemli bölümleri ile iki burç ve beden duvarı ortaya çıkardık. Bu yıl da Keykavus Kalesi'nde kazı çalışmaları planlanmakla birlikte, öncelikli olarak yerli halkın 'Şehitlik mevki' olarak adlandırdığı Türkmen mezarlığında çalışmalara başladık. Buraya öncelik verilmesinin sebebi, geçmiş yıllarda bazı önemli mezar yapılarının tahrip edildiğini görmemizdi." dedi.

Dönmez, mezar yapılarında başlatılan çalışmalarda henüz o döneme dair detaylara ulaşamadıklarını ancak bazı mezar kompleksleri ve bunlarla ilişkili açık hava kutsal alanlarının saptandığını aktardı.

Kazı çalışmalarına ilişkin ayrıntılı değerlendirmeyi kazı bitiminde yapacaklarını anlatan Dönmez, "Bu bağlamda Keykavus Kalesi'nde Bizans ve Selçuklu dönemlerini araştırırken, Türkmen mezarlığı mevkisinde ise yerleşimin terk edilmesinden sonraki dönemleri inceliyoruz. Bir tür Demir Çağı'nın sonlarına ait dönemi araştırıyoruz." diye konuştu.

Proto-Türklerle ilişkilendiriliyor

Alanda keşfettikleri tahrip edilmiş mezarlarla ilgili ilk bulguların Proto-Türkler hakkında bazı önemli ipuçlarına işaret ettiğine değinen Dönmez, şunları kaydetti:

"Ancak bunların netleşmesi, nesnel bir saptama yapılabilmesi ve duyurulabilmesi için kazı çalışmalarının en azından bu yıl tamamlanması ve bütün detayların kamuoyuyla paylaşılması gerekmektedir. 2025 dönemi Kerkenes Dağı Koordinatör Kazı Başkanlığı çalışmaları sona erdiğinde, büyük olasılıkla Anadolu'daki Türk varlığına ilişkin Proto-Türk bulguları ve kalıntılarının Demir Çağı'na kadar gideceği görülüyor. Şimdiki saptamalarımız bu yönde. Ancak bunun kesinleşmesi için tarihlendirme yöntemlerinden elde edilecek verilere ve daha fazla bulguya ihtiyaç var."

AA

İHA'Nın 2025 yılı haberi

Kerkenes kazıları Anadolu’daki Türk tarihini 2 bin 600 yıl öncesine taşıdı

Yozgat’ın Sorgun ilçesine bağlı Şahmuratlı Köyü'nde yer alan Kerkenes Harabeleri’nde süren kazılar Anadolu’na bilinen Türk tarihini 2 bin 600 yıl öncesine taşıdı.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın ‘Geleceğe Miras’ projesi çerçevesinde Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün izniyle gerçekleşen kazı çalışmalarında Prof. Dr. Şevket Dönmez Kazı Koordinatörü olarak yer alıyor. Kazı çalışmalarının tamamlandığı günde tarihe ışık tutacak nitelikte çarpıcı açıklamalar yapan Dönmez, bölgenin Türk tarihi açısından kritik önem taşıdığını belirtti.

"Anadolu’da Türklerin tarihinin mimarisiyle beraber 2 bin 600 yıl öncesine uzandığını tespit ettik"

Şahmuratlı Köyünün ‘Şehitlik’ adını verdiği Türkmen mezarlığı mevkiinde çalışmaları gerçekleştirdiklerini ifade eden Dönmez, çok önemli sonuçlara ulaşıldığını söyledi. Dönmez sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu bölgede daha önceki yıllarda tahrip edilmiş iki tane taş kurganı tespit ettik. Bunun mezar kompleksinde mimari içinde yapılmış olduğunu gördük. 60 metre çapında büyük bir dairesel yapı tespit ettik. Ön temizlik çalışmalarını gerçekleştirdik. Kurgan kompleksiyle dairesel yapıya jeoglif diyoruz. İlk defa şimdi Türkiye’nin kalbinde, merkezinde, Sorgun’da ortaya çıktı. Yeryüzüne taşlarla yapılan ve yükseklerden algılanabilen yeryüzü şekilleri demek. Kurgan yapıcılarının bu jeoglifi de oluşturarak aslında orada bir mezar yapısı ve yanında da kutsal bir yapı kut alanı oluşturmuş olduğunu gördük. Bu kut alanı ve kurgan birlikteliğini biz Türk-İslam bölgesinde Kazakistan ve Moğolistan’da özellikle İskit döneminde ve Göktürk döneminde çok güzel örneklerini biliyoruz. Bunun Anadolu’ya M.Ö.550’li yıllarda ve sonrasında yansımış olması İskitlerin yani bizim Proto-Türk diye tanımladığımız toplulukların Sorgun’da Kerkenes Dağında bu bölgede faaliyet gösterdiklerini gösteriyor. Anadolu’da Türklerin tarihinin mimarisiyle beraber 2 bin 600 yıl öncesine kadar uzandığını tespit etmiş bulunmaktayız."

"Buranın bir devlet oluşumu temelinde tartışılması gerekli"

İskitlerin bu bölgeyi bir merkez olarak seçtiklerini vurgulayan Dönmez, "Ata kültünü yaşatmak için buraya kurganlar yapmışlar. Kurganlarla ilgili detay çalışmalarımızı tamamlayamadık. Çünkü bunlar yıllar önce tahrip edilmiş ve defineciler tarafından kazılmış. Biz sadece onların kazdığı alanlardaki kurgan yapısını keşfettik. Kurgan alanıyla beraber tasarlanarak inşa edilmiş bir kut alanı tespit ettik. Anadolu arkeolojisinden bir ilk durumunda ve bu keşif Türklerin bu bölgedeki tarihini Proto-Türkler temelinde günümüzden 2 bin 600 yıl öncesine götürüyor. Bunların tabii ki sağlaması yapılacak. Kerkenes Dağı ören yerinde ve ovalık kısımda birtakım kurganların varlığı bize buranın bir merkez olduğunu da gösteriyor. Buranın bir devlet oluşumu temelinde de tartışılması gerektiğini düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.

"Burası şu an Türk tarihi bakımından en hayati en kritik bölge durumuna geldi"

Ünlü tarihçi Heredot’un eserine atıfta bulunan Prof. Dr. Şevket Dönmez, "Heredot ünlü tarih kitabında İskitlerin küçük Asya’da 28 yıl hakimiyet sürdüğünü söylüyor. Perslerin gelişinden önceki sürece dayanıyor. Tam da bu kurganların olduğu sürece dayanıyor. Göçebe düşüncesinde bir bozkır devletinin de varlığını yavaş yavaş bu bölgede düşünmemiz gerekiyor. Buradaki mimari projede devlet aklı ve insan gücü lazım. Burası şu an Türk tarihi bakımından en hayati en kritik bölge durumuna geldi. Burada İskit dönemine ait bir araştırma projesi başlatılırsa ve bu bölgede Kerkenes Dağı’nın yanında belli noktalarda tespit edilirse bu bölge özellikle Demir Çağındaki Proto-Türk varlığı bakımından onun tartışılması, değerlendirilmesi ve turizm noktası olması bakımından çok önemli olabilir" dedi.

Yozgat Müze Müdürü Cihat Çakır Keykavus Kalesi kazısının ikinci dönemini yaşadıklarını ve gösterilen emeklerden dolayı teşekkürlerini ifade etti.

Sorgun Belediye Başkanı Erkut Ekinci ise Kerkenes’te yürütülen çalışmaların son derece önemli olduğunu belirtti. Ekinci, "Hem Sorgun’un tarihi hem de Türk tarihi için ciddi buluşlar var. Bu haberi bana getirdiklerinde ben de çok mutlu oldum. İnşallah bu çalışmalar ciddi bir hızda yine devam eder. Buradaki önemli konulardan bir tanesi Türklerin Anadolu’da bin 600 yıl önce var olduğunun kanıtı tespit edilmiş oldu. Bu çok ciddi bir buluştur, diye düşünüyorum. Sorgun ve Yozgat için de ileriki çalışmalarda buranın biraz daha gezi alanı oluşması, turizme katkı sağlaması noktasında Sorgun Belediyesi olarak desteklerimizi devam ettireceğimizi beyan etmek isterim. Hocalarımızın ihtiyaç duyacakları bir çalışma evi, idari bölümler, bir sonraki aşamada da karşılama merkeziyle ilgili bir çalışma yapılacak. O dönemde de katkılarımız devam edecek" şeklinde konuştu.

İHA

{ "vars": { "account": "G-4GYQPT9DVY" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }