Sonbaharla birlikte artan viral enfeksiyonlara karşı aileleri uyaran Özel Denizli Egekent Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Muhammed Hafit Arvas, özellikle kreş ve anaokulu çağındaki çocukların risk altında olduğunu belirtti. Dr. Arvas; dengeli beslenme, kaliteli uyku, el hijyeni, aşı takibinin yanı sıra vitamin takviyelerinin hekim önerisi olmadan kullanılmaması ve ekran süresinin sınırlandırılması gerektiğini vurguladı.

Özel Denizli Egekent Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Muhammed Hafit Arvas, sonbahardan kışa geçiş döneminde çocuklarda özellikle üst solunum yolu enfeksiyonları ve ishal vakalarıyla karşılaşıldığını söyledi. Bu dönemde adenovirüs ve parainfluenza virüslerinin öne çıktığını belirten Arvas, havaların soğumasıyla birlikte influenza ve RSV gibi solunum yolu enfeksiyonlarına neden olan virüslerin de daha sık görülmesinin beklendiğini ifade etti.

En sık hangi hastalıklar görülüyor?

Çocuklarda mevsim geçişlerinde en sık viral üst solunum yolu enfeksiyonları, krup, el ayak ağız hastalığı ve ishal vakalarının görüldüğünü belirten Dr. Arvas, zaman zaman su çiçeği ve bakteriyel bademcik enfeksiyonlarıyla da karşılaşıldığını kaydetti.

Özellikle kreş ve anaokullarında bulaşıcı hastalıkların hızlı yayılabildiğine dikkat çeken Arvas, aşılamanın önlenebilir hastalıklara karşı korunmada önemli bir yere sahip olduğunu vurguladı. Dr. Arvas, ailelerin çocuklarının aşı takvimini takip etmesi gerektiğini belirterek; 'Bu yaş grubunda adenovirüs, el ayak ağız hastalığına neden olan virüsler, Coxsackie virüsleri ve rinovirüslerin yol açtığı üst solunum yolu enfeksiyonlarıyla sık karşılaşıyoruz. Bunun yanında ishal vakaları ve streptokok kaynaklı bakteriyel bademcik enfeksiyonları da görülebiliyor' dedi.

Kreş ve anaokulu çağındaki çocuklar daha sık hastalanıyor

Enfeksiyonların özellikle anaokuluna yeni başlayan çocuklarda daha sık görülebildiğini ifade eden Dr. Arvas, bunun nedenlerinden birinin çocukların daha önce karşılaşmadıkları virüs ve bakterilerle yoğun biçimde temas etmeleri olduğunu söyledi. Uzm. Dr. Arvas, 'Anaokuluna yeni başlayan çocuklar, daha önce karşılaşmadıkları bakteri ve virüslerle temas ediyor. Bağışıklık sistemleri bu etkenleri tanıma ve onlara karşı yanıt geliştirme sürecinde olduğu için daha sık hastalanabiliyorlar. Bu dönemde viral üst solunum yolu enfeksiyonları, el ayak ağız hastalığı ve ishal vakalarıyla sık karşılaşıyoruz' diye konuştu.

1 ile 3 yaş arasındaki çocuklarda krup hastalığının daha sık görülebildiğini belirten Uzm. Dr. Arvas, parainfluenza virüsünün neden olabildiği bu hastalığın öksürük, ses kısıklığı ve bazı durumlarda solunum güçlüğüyle kendini gösterebildiğini kaydetti. Çocuklar büyüdükçe görülen enfeksiyonların dağılımının da değişebildiğini ifade eden Arvas, okul çağındaki çocuklarda viral üst solunum yolu enfeksiyonlarının yanı sıra streptokok kaynaklı bademcik enfeksiyonlarının da görüldüğünü dile getirdi.

Çocukları hastalıklardan korumak için neler yapılmalı?

Ailelerin çocuklarının kış boyunca hastalanmasını önleyecek bir ilaç olup olmadığını sıkça sorduğunu belirten Uzm. Dr. Arvas, bağışıklık sistemini desteklemenin tek bir ilaçla mümkün olmadığını söyledi. Sağlıklı bir bağışıklık sistemi için dengeli beslenme, kaliteli uyku ve doğru hijyen alışkanlıklarının önemine dikkat çeken Arvas, 'Ailelerimizden sık sık çocuklarının hiç hastalanmaması için kullanabilecekleri bir ilaç olup olmadığı sorusunu duyuyoruz. Ancak hastalıkları tamamen önleyen böyle bir ilaç yok. Bağışıklık sisteminin sağlıklı çalışmasında dengeli ve çeşitli beslenme başta olmak üzere birçok unsur birlikte rol oynuyor' ifadelerini kullandı.

'Kaliteli uyku bağışıklığı destekliyor'

Çocukların beslenmesinde protein, karbonhidrat ve sağlıklı yağların dengeli şekilde bulunması gerektiğini belirten Uzm. Dr. Arvas, mevsimine uygun sebze ve meyve tüketiminin, yeterli su içmenin ve abur cubur tüketiminin sınırlandırılmasının önemini vurguladı. Kaliteli uykunun da bağışıklık sistemini destekleyen temel unsurlardan biri olduğunu ifade eden Arvas, çocukların yaşlarına uygun sürelerde uyumaları ve düzenli bir uyku saatine sahip olmaları gerektiğini söyledi. Hijyen konusunda da ailelere önerilerde bulunan Arvas, 'Çocuklara doğru hijyen alışkanlıkları kazandırmalıyız. Özellikle tuvaletten sonra ve yemeklerden önce ellerin yıkanması, temiz su tüketimi ve bulaşıcı hastalıkların yaygın olduğu ortamlarda gerekli önlemlerin alınması büyük önem taşıyor' dedi.

Vitamin ve mineral takviyelerinin her çocuk için rutin olarak kullanılmaması gerektiğini belirten Arvas, gerekli durumlarda hekim değerlendirmesiyle eksikliklerin araştırılabileceğini kaydetti. D vitamini, B12 vitamini ve çinko gibi mikro besinlerin ihtiyaç hâlinde değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Arvas, takviyelerin hekim önerisi doğrultusunda kullanılması gerektiğini vurguladı.

Okul başarısında bedensel ve ruhsal sağlık önemli

Çocukların okul başarısının yalnızca akademik becerilerle değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Dr. Arvas, bedensel ve ruhsal sağlığın öğrenme sürecinde önemli rol oynadığını söyledi. Sık hastalanmanın okul devamsızlığına neden olabileceğini ifade eden Arvas, dengeli beslenme, kaliteli uyku ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının çocukların dikkatini ve derslere katılımını desteklediğini belirtti. Arvas, 'Okul başarısı dinamik bir süreçtir. Çocuğun bedensel ve ruhsal sağlığının iyi olması, öğrenme sürecini doğrudan etkiliyor. Bunun yanında aile ortamının huzurlu olması ve çocuğun kendisini güvende hissetmesi de gelişimini ve okul başarısını destekliyor' dedi.

Minik öğrenciler el yıkamayı uzmanından öğrendi
Minik öğrenciler el yıkamayı uzmanından öğrendi
İçeriği Görüntüle

'Aşırı ekran kullanımına dikkat'

Çocukların gelişiminde ekran kullanımının da önemli bir konu hâline geldiğini belirten Uzm. Dr. Arvas, uzun süreli ve kontrolsüz ekran kullanımının uyku düzenini ve dikkat süreçlerini olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekerek; 'Kontrolsüz ekran kullanımı uyku düzenini bozabiliyor, dikkat süreçlerini olumsuz etkileyebiliyor ve bazı çocuklarda davranış sorunlarına yol açabiliyor. Bu nedenle ekran süresini kontrol altında tutmalı, yaşlarına uygun içerikler seçmeli ve çocukların günlük yaşamlarını ekran kullanımıyla sınırlandırmamalıyız' ifadelerini kullandı.

Anne ve babaların çocuklarına örnek olması gerektiğini de vurgulayan Uzm. Dr. Arvas, şu uayarılarda bulundu:

'Çocuklar anne ve babalarını örnek alıyor. Ailede herkes sürekli ekran kullanıyorsa çocuğun da aynı davranışı göstermesi sürpriz değil. Aynı durum beslenme alışkanlıkları için de geçerli. Ailece sağlıklı yaşam alışkanlıklarını benimsemek, çocuklarımız için güçlü bir rol model oluşturmanın en önemli yollarından biri'

Kaynak: İHA