Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 'Çocuklarımızın ve gençlerimizin birbirine daha dikkatle baktığı, dinlerken hakkaniyeti elden bırakmadığı, konuşurken hatırı gözettiği, ortak hayatın hukukunu daha derinden hissettiği bir iklimi kuvvetlendirmek zorundayız' dedi.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Türkiye Uzlaşı ve Toplumsal Kalkınma Vakfı tarafından düzenlenen iftar programına katıldı. Mogan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Uygulama Oteli/Gölbaşı'nda gerçekleştirilen programda konuşan Tekin; Ramazan ayının paylaşma, dayanışma ve kardeşlik duygularını güçlendirdiğini belirtti. Toplumun farklı kesimlerini bir araya getiren bu tür buluşmaların toplumsal uzlaşıya katkı sağladığını ifade eden Tekin, birlik ve beraberlik vurgusu yaptı. Eğitimin toplumsal kalkınmanın en önemli unsurlarından biri olduğuna dikkat çeken Tekin, Türkiye'yi asırlardır bir arada tutan şeyin farklı milletlerin birbirini yok saymadan aynı hayatın içinde kalabilmiş olmasından kaynaklandığını ifade etti. Ayrıca Tekin, son zamanlarda ABD/İsrail ve İran arasında gerçekleşen savaşta, Türkiye olarak birlik ve beraberlik içerisinde olmaları halinde bu çatışmadan etkilenmeyeceklerini sözlerine ekledi.

'Bizi asırlardır bir arada tutan şey, birbirimizi yok saymadan aynı hayatın içinde kalabilmiş olmamızdır'

Programda açıklamalarda bulunan Bakan Tekin, Ramazan ayının farklılıkları bir araya getirdiğini belirterek, 'Bizi asırlardır bir arada tutan şey, birbirimizi yok saymadan aynı hayatın içinde kalabilmiş olmamızdır. Bir komşunun sevincine gönülden ortak olmak, konuşurken hatırı elden bırakmamak, ayrılığı husumetin ateşine çevirmeden yol yürümektir. Bu millet, ayakta kalma gücünü buralarda buldu, bugün de aynı kudretle yolunu tayin ediyor. Farklılıkları çatışmanın malzemesi haline getiren bir mizaç, bu millete hiçbir zaman istikamet vermedi. Anadolu'nun irfanı da buradan süzüldü, gönüller arasına duvar örmek yerine araya bir hukuk, bir hatır, bir muhabbet yerleştirdi. Bu milletin hafızası, bu inceliği hayatın akışı içinde yoğurdu. Aynı pazarda alışveriş eden, aynı mahallede yaşayan, aynı şehrin sevincine de kederine de ortak olan insanlar; gündelik hayatın sayısız temas noktasında birbirinin hukukunu gözeterek olgunlaştı. Dergahlar, ahi meclisleri, ocaklar, cem meclisleri ve haneler, insanların bir araya geldiği yerler olmanın ötesine geçip konuşma adabının, görüş ayrılığını edep içinde taşıyabilmenin, emanete riayet etmenin ve komşuluk hukukunun terbiye edildiği menziller haline getirdi. Bu coğrafyanın toplumsal nizamı da bu şekilde kuruldu. Kalp kırmayı ziyan sayan, kul hakkını vebal bilen, muhatabını incitmeden hakikate yaklaşmayı edep kabul eden bir hayat anlayışıyla derinleşti' ifadelerine yer verdi.

Akran zorbalığına karşı and içtiler
Akran zorbalığına karşı and içtiler
İçeriği Görüntüle

'Bugün bize düşen, asırlardan süzülüp gelen bu inceliğin hayattan çekilmesine izin vermemektir'

Son günlerde ABD/İsrail ve İran arasında yaşanan çatışmanın bölgeyi istikrarsızlaştırdığını ve Türk toplumu olarak bu sıcak çatışmadan milli beraberlik ve kardeşlik duygularıyla çıkmanın mümkün olacağını vurgulayan Tekin, 'Bugün bize düşen, asırlardan süzülüp gelen bu inceliğin hayattan çekilmesine izin vermemektir. Çocuklarımızın ve gençlerimizin birbirine daha dikkatle baktığı, dinlerken hakkaniyeti elden bırakmadığı, konuşurken hatırı gözettiği, ortak hayatın hukukunu daha derinden hissettiği bir iklimi kuvvetlendirmek zorundayız. Hatır bilen, emanet taşıyan, ölçü gözeten, muhatabının haysiyetini incitmeden yol yürüyen bir nesil yetiştirmediğimiz sürece; elinizde imkan da olsa, bilgi de olsa, başarı da olsa eksik bir nokta kalacaktır. Bu millet nice badireyi, tam da böyle zamanlarda içinden çıkardığı vakar, basiret ve irfanla aştı. Kırılan yeri onaran, mesafeyi azaltan, gönüller arasında yeniden yol açan kuvveti kendi içinde bu dinamiklerle buldu. Bugün de ihtiyaç duyduğumuz şey, işte bu irfanı yeniden hayatımızın merkezine alabilmektir. Birbirimizi daha hakkaniyetli bir biçimde dinleyebildiğimiz, hatırı ve hukuku zedelemeden konuşabildiğimiz, ortak hayatı daha derin bir şuurla taşıyabildiğimiz ölçüde istikametimiz de güç kazanacaktır' diye konuştu.

'Ağır sarsıntıların yaşandığı bölgemizde, milli birliğimiz ve iç cephemiz daha da güçlü olmak durumundadır'

Türkiye'deki iç cepheyi takip etme yolunda kararlı irade sergileyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye şükranlarını sunan Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

'Ağır sarsıntıların yaşandığı bölgemizde, milli birliğimiz, kardeşlik zeminimiz ve iç cephemiz daha da güçlü olmak durumundadır. Bu vesileyle iç cepheyi takip etme yönünde kararlı bir irade sergileyen sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a ve sayın Devlet Bahçeli'ye huzurlarınızda bir kez daha şükranlarımı arz ederim. Milli Eğitim Bakanlığı olarak biz de bu iradeyi gelecek kuşaklara yöneltecek bir kararlılık içerisinde hareket ediyoruz. Bütün derdimiz Anadolu'nun mayasında var olan, Anadolu'nun mayasını oluşturan, Anadolu'da birliği ve beraberliği temsil eden bu kültürü, gelecek kuşaklara aksettirmek. Bu vesileyle milli birliğimizi ve beraberliğimizi en güçlü temsil ettiğimiz dönemlerden olan Ramazan ayını da okullarımızda öğretmenlerimiz, öğrencilerimiz ve velilerimizle ve coşkulu bir biçimde karşıladık.'

Programa vakıf yöneticileri, akademisyenler ve davetliler de katıldı. İftar programı, ramazan ayının manevi atmosferi içinde yapılan müzik dinletisi ve hatıra fotoğrafı çekimi ile son buldu.

Kaynak: İHA