İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı (ISG), 'Havacılıkta Sınır Tanımayan Kadınlar' belgesel serisinin ikinci bölümünde, terminalin küresel bir sağlık kalesi olduğunu kanıtlayan Dr. Özlem Gündüz'ün 18 yıllık mesleki yolculuğunu ekranlara taşıyor.

Adını dünyanın ilk kadın savaş pilotu Sabiha Gökçen'den alan ve bu mirası toplumsal cinsiyet eşitliği vizyonuyla geleceğe taşıyan İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı (ISG), ilham veren dijital arşiv projesi 'Havacılıkta Sınır Tanımayan Kadınlar' belgesel serisinin ilk bölümünde Pegasus Hava Yolları'nın A320 pilotu Seda Saygı Aktaş'ın yaşam ve kariyer öyküsüne yer vermişti.

Serinin ikinci bölümünde izleyici; havalimanının adeta 'kurumsal hafızası' haline gelen Dr. Özlem Gündüz'ün hikayesine tanıklık ediyor. Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü'ne bağlı Sabiha Gökçen Havalimanı Sağlık Denetleme Merkezi'nde (SDM) 18 yıldır aralıksız görev yapan Gündüz, Sabiha Gökçen'in haftada tek uçuştan yılda 48 milyon yolcuya uzanan o devasa dönüşümünü profesyonel bir hafıza ve eşsiz bir perspektifle aktarıyor.

7-13 Nisan Dünya Sağlık Haftası'na özel olarak hazırlanan bu yayında, Sağlık Denetleme Merkezleri'nin havacılık ekosistemindeki stratejik ağırlığı mercek altına alınıyor. Havalimanı Sağlık Denetleme Merkezleri'nin, bilinen poliklinik rutinlerinden farklı olarak küresel risklere karşı birer denetim otoritesi gibi çalıştığını vurgulayan Gündüz, uluslararası giriş-çıkışlardaki sınır sağlığı hizmetlerinin sivil havacılıktaki hayati konumuna dikkat çekiyor.

Havalimanında sağlıkçı olmak: 'Tanınır değiliz'

Uluslararası havalimanlarında küresel salgınlara karşı 'sağlık nöbeti' tuttuklarını belirten Dr. Özlem Gündüz, mesleki kimliklerinin sadece klinik bir hizmetten ibaret olmadığını şu sözlerle ifade etti: 'Havalimanında sağlıkçı olduğumu söylediğim zaman, insanlar öncelikle poliklinik yapan, yolcuya bakan bir iş yaptığımı düşündüler. Ama böyle olmadığını anlayınca herkes bir şaşırdı. Ciddi bir iş yapıyoruz ama tanınır değiliz... Topluma böyle bir birim olduğunu belirtmemiz gerekiyor.'

Sağlığın havacılık ekosistemindeki hayati önemine vurgu yapan Dr. Özlem Gündüz, Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü bünyesindeki merkezlerin, Türkiye'nin dünyaya açılan kapılarında kritik birer 'sağlık sınır bekçisi' olduğunu ifade etti. Gündüz, havalimanındaki vatandaşların güvenliği için yürütülen gece-gündüz mesaisini şu sözlerle aktardı:

'Merkezimiz, doğrudan halk sağlığına hizmet eden, bu alanda risk yönetimi yapan bir otoritedir. Dünya Sağlık Örgütü'nün toplum sağlığı açısından risk oluşturabilecek hastalıklara ilişkin bildirimlerini takip ediyor; genel müdürlüğümüzün yönlendirmeleri doğrultusunda muhtemel riskler için önlemler alıyoruz. Olağan dışı durumlarda ise halk sağlığı acil durum planımızı devreye alarak gerekli bilgilendirme ve müdahaleleri gerçekleştiriyoruz.'

Gündüz, havacılığın dinamizmini bozmadan sağlık standartlarını en üst seviyede tutmak için çalıştıklarını, tüm SDM'lerde halk sağlığını tehdit edebilecek her türlü senaryoya karşı hazırlıklı bir müdahale birimi olarak hizmet verildiğini aktardı.

Havalimanının 'beyni' olarak adlandırılan Güvenlik Komisyonu'ndaki iki kadından biri

Sadece bir hekim değil, sınır hattında sağlık nöbeti tutan kurumsal bir hafıza! Dr. Özlem Gündüz, 18 yıldır görev yaptığı Sabiha Gökçen'de, Havalimanının 'beyni' olarak adlandırılan Güvenlik Komisyonu'ndaki iki kadından biri olarak kadın vizyonunun terminal operasyonlarına kattığı eşsiz değeri anlatıyor.

'Güvenlik Komisyonu'nda birçok kurum amiri erkek arkadaşımız var. Biz iki kişiyiz. Orada kadın olmak, kadınları temsil etmek çok gurur verici. Burası ciddi kararlar alan bir komisyon. Orada kadın olarak, o maskülen ortama bir yumuşaklık kattığımızı söyleyebilirim. Konuları ve olayları değerlendirirken belki biraz daha sezgisel, empatik yaklaşıyor olabiliriz - onun katkısı olabilir diye düşünüyorum.'

Kadınların havacılıktaki rolünün önemine de değinen Gündüz, 'Kadınlar, birçok sektörde olduğu gibi havacılıkta da önemli birer aktördür. Cumhuriyet tarihimizde azmin ve cesaretin sembol isimlerinden biri olan Sabiha Gökçen'in izinden giden kadınlar olarak, eşitliğin olduğu yerde sınırın olmadığına inanıyoruz. Sabiha Gökçen Havalimanı Güvenlik Komitesi'nde kadını temsil etmek bizim için gurur verici. Biz kadınlar, karar alma ve değerlendirme süreçlerinde sezgisel yaklaşımımızla fark oluşturuyoruz. Sorumluluk ve ekip bilinci, iş anlayışımızın merkezinde yer alıyor. Sabiha Gökçen gibi alanında öncü bir kadının ismini alan ve onun ilkelerini benimseyen bir havalimanında görev almak büyük bir onur kaynağı. Cesaret ve azimle yol alan bütün kadınların, birikimlerini artırdıklarında, vazgeçmeden çalıştıklarında hedeflerine ulaşacağına inanıyorum.'

Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü'ne bağlı olan Sağlık Denetleme Merkezi, havalimanı operasyonlarının ayrılmaz bir parçası olarak, yolcu hareketliliğinin yoğun olduğu bu kritik noktada kesintisiz hizmet sağlıyor. Merkez; gerekli durumlarda yolcu taramaları, muhtemel risklerin erken tespiti ve acil durumlarda anında müdahale, bulaşıcı hastalıkların yayılımını önleme gibi durumlarda önemli bir rol üstleniyor.

Minik çocukların Kur'an okumaya geçişleri şölen tadında kutlandı
Minik çocukların Kur'an okumaya geçişleri şölen tadında kutlandı
İçeriği Görüntüle

Havacılıkta sınır tanımayan kadınlar

Kadınların iş hayatındaki dönüştürücü gücünü simgeleyen bir mirasın taşıyıcısı olan İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı (İSG), havacılığa yön veren kadınların ayak izini geleceğe taşımaya devam ediyor.

Dünyanın ilk kadın savaş pilotu Sabiha Gökçen'in ismine yakışır şekilde cinsiyet ve fırsat eşitliğini savunan İSG, sektördeki güçlü kadın temsiliyle geleceğin liderlerine ilham oluyor. Havacılık sektöründe her biri kariyerinde büyük başarılar elde etmiş ve fark oluşturmuş lider kadınlar, 'Havacılıkta Sınır Tanımayan Kadınlar' projesiyle kariyerine yön vermek isteyen kadınlara rol model oluyor.

'Havacılıkta Sınır Tanımayan Kadınlar' projesi, havacılık sektöründe fark oluşturan lider kadınların başarı öykülerini birer rol model anlatısına dönüştürüyor. Terminal operasyonlarından uçuş süreçlerine, teknik hangarlardan stratejik karar merkezlerine kadar geniş bir yelpazede görev alan 12 kadının hikâyesi, sadece bir kariyer yolculuğunu değil; karşılaşılan zorlukları, aşılan dönüm noktalarını ve kazanılan zaferleri mercek altına alıyor. Bu belgesel serisi, rakamların ve istatistiklerin ötesine geçerek, toplumsal bir dönüşümün dijital hafızasını oluşturuyor.

Farklı görev alanlarından kadın profesyonellerin kariyer yolculuklarını, karşılaştıkları zorlukları, dönüm noktalarını ve başarılarını anlatan belgesel serisi; istatistiklerin ötesinde, azim ve cesaret dolu hikayelerden oluşuyor. Havacılıkta kadın emeğini görünür kılmayı hedefleyen yapımlar, aynı zamanda genç kuşaklara rol model oluyor. 'Havacılıkta Sınır Tanımayan Kadınlar', havacılık dünyasında kendi hikâyesini yazmak isteyen tüm kadınlara rehberlik ederken; emeği görünür kılan, kalplere dokunan ve toplumsal farkındalığı zirveye taşıyan bir vizyon sunmaya devam ediyor.

Havacılık ekosisteminin her alanında, terminalden kuleye, teknik hangarlardan operasyon merkezlerine kadar her noktada emeği, zekası ve azmiyle fark oluşturan kadınların hikayelerinin mercek altına alındığı 'Havacılıkta Sınır Tanımayan Kadınlar' projesi, yalnızca bir kariyer anlatısı değil, toplumsal bir dönüşümün dijital arşivi olarak dikkat çekiyor.

Kaynak: İHA