AK Parti Genel Merkez Seçim İşleri Başkan Yardımcısı ve önceki dönem Yozgat Milletvekili Yusuf Başer'in, "Her belediye 100 kişinin ikametini aldırsa Yozgat yeniden 4 milletvekili çıkarabilir" açıklamasını değerlendiren Ekinci, Yozgat'ın elindeki en büyük potansiyellerden birinin Yozgat Bozok Üniversitesi olduğunu belirtti.

"Elimizde Üniversite Gibi Bir Güç Var"

Yozgat Bozok Üniversitesi'nde 23 bin 505 öğrencinin eğitim gördüğünü hatırlatan Ekinci, yaklaşık 1.600 akademik ve idari personelin de üniversite bünyesinde görev yaptığını ifade etti.

"Yozgat'ın milletvekili sayısını artırmayı konuşuyorsak öncelikle elimizdeki mevcut güce bakmamız gerekiyor. Üniversitemizde on binlerce öğrenci ve binlerce çalışan bulunuyor. Önce şu soruları sormalıyız; Bu öğrencilerin ne kadarı ikametini Yozgat'a aldırıyor? Üniversite personelinin ne kadarı Yozgat'ta yaşıyor ve ikametini burada bulunduruyor? Eğer nüfus üzerinden bir değerlendirme yapılacaksa, ilk bakılması gereken yerlerden biri burasıdır." dedi.

Yozgat-6

"Üniversite Bir Fabrika Kadar Değerli"

Ekinci, birçok şehrin üniversitelerini yalnızca eğitim kurumu olarak değil, aynı zamanda ekonomik ve demografik kalkınma aracı olarak gördüğünü belirterek, Yozgat'ın da bu bakış açısını geliştirmesi gerektiğini söyledi.

Başer'in Formülüne Bacanlı'dan Sert Yanıt: "Yatırım Getir, İkametgah Değil"
Başer'in Formülüne Bacanlı'dan Sert Yanıt: "Yatırım Getir, İkametgah Değil"
İçeriği Görüntüle

"23 binden fazla öğrencisi ve 1.600'ü aşkın çalışanıyla Yozgat Bozok Üniversitesi aslında büyük bir fabrika kadar etki üreten bir kurumdur. Şehrin ekonomisine, sosyal hayatına ve nüfusuna katkı sunmaktadır. Ancak biz bu potansiyeli yeterince değerlendiremiyoruz. Yozgat'ın geleceğini konuşurken üniversiteyi merkezine almayan hiçbir planın başarılı olma şansı yoktur." ifadelerini kullandı.

"Mikro Milliyetçilik Yozgat'a Zarar Veriyor"

Ekinci, açıklamasında Yozgat'ta zaman zaman görülen ilçe merkezli siyasi yaklaşımların ve ayrıştırıcı anlayışların şehre zarar verdiğini de vurguladı.

"Yozgat'ın en büyük sorunlarından biri zaman zaman ortaya çıkan mikro milliyetçilik anlayışıdır. İlçeleri birbirine rakip gibi görmek, merkez ile ilçeler arasında görünmez duvarlar örmek, bir ilçenin kazanımını diğerinin kaybı gibi değerlendirmek Yozgat'a hiçbir şey kazandırmaz. Tam tersine hepimizi zayıflatır." dedi.

Yozgat'ın merkezinden köylerine, ilçelerinden beldelerine kadar tek bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten Ekinci, siyasi ve bürokratik süreçlerde kapsayıcı bir anlayışın hakim olması gerektiğini söyledi.

"Yozgat'ın Kurtuluşu Yozgat Olabilmektir"

Ekinci açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "Yozgat'ın kurtuluşu Yozgat olabilmektir. Akdağmadeni'nin başarısını Yerköy'ün başarısı, Sorgun'un başarısını Boğazlıyan'ın başarısı, Çayıralan'ın başarısını Sarıkaya'nın başarısı olarak görebildiğimiz gün gerçek anlamda güçleneceğiz. Merkezin ilçeleri, ilçelerin de merkezi dışlayan anlayışlardan uzaklaşması gerekiyor. Çünkü Ankara'da bizi temsil eden milletvekili sayısı da, şehrimizin aldığı yatırımlar da, nüfusumuz da hepimizin ortak meselesidir."

"Aidiyet Güçlenirse Temsil de Güçlenir"

Öğrencilerin ve üniversite personelinin ikametlerini Yozgat'a almalarını teşvik edecek sosyal desteklerin geliştirilmesi gerektiğini ifade eden Ekinci, bunun yalnızca nüfus artışı değil, aynı zamanda şehir aidiyetini güçlendirecek bir adım olacağını söyledi.

"Yozgat'ın nüfusunu artırmak istiyorsak önce Yozgat'ta yaşayan insanların kendilerini bu şehrin bir parçası olarak hissetmelerini sağlamalıyız. Öğrencilerimize, akademisyenlerimize ve çalışanlarımıza yönelik teşvikler geliştirilmeli, şehirle bağ kurmaları desteklenmelidir. Güçlü aidiyet güçlü nüfusu, güçlü nüfus ise güçlü temsili beraberinde getirir."

Ekinci, Yozgat'ın sahip olduğu insan kaynağı ve potansiyelin doğru değerlendirilmesi halinde hem nüfus kaybının önüne geçilebileceğini hem de Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki temsil gücünün yeniden artırılabileceğini sözlerine ekledi.