Ünlü isimlere yönelik uyuşturucu operasyonları sürerken madde ve kumar bağımlılığına yönelik uyarılarda bulunan Psikiyatri Uzmanı Dr. Cavid Guliyev, 'Sadece kişiyi değil aileyi de etkileyen bir durum. Maddi zorluklar ya da ilişki sorunlarıyla, iş kayıplarıyla bize başvurabiliyorlar, maalesef başvurular istediğimiz seviyede değil. Kişiler başlangıçta hastalık olduğunu fark etmiyor ya da kabullenmiyorlar. Buna düşünce tuzakları diyoruz; bir kereden bir şey olmaz değil, bir kereden çok şey olur. Zaten ekseriyâ başlama ve devam etme nedenleri de bu düşünceye bağlıdır. Tedavi ekibinin, toplumun da el birliğiyle işin üstesinden gelinebiliniyor' dedi.

Ünlü isimlere yönelik uyuşturucu operasyonları çerçevesinde bu sabah yeni gözaltılar yapılırken uzmanlar, madde bağımlılığı ve yasa dışı bahis gibi konulara ilişkin uyarılarda bulundu. Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Psikiyatri Bölümü'nden Uzman Dr. Cavid Guliyev de bağımlılıkların sosyal ve psikolojik birçok sorunu beraberinde getirdiğini aktardı. Dijitalleşmeyle ulaşılabilirliğin artmasının kimi bağımlılıklarda etkili olabildiğini belirten Uzman Dr. Guliyev, 'Bir kereden bir şey olmaz' düşüncesinin yanlışlığına dikkat çekti. Uzman Dr. Guliyev, bağımlıların sadece kişiye değil aileleri ve topluma da etkileri olduğunu belirtti.

'Sadece kişinin hayatını değil aileyi de etkileyen bir durum'

Fibromiyaljide tedavi süreci çok yönlü
Fibromiyaljide tedavi süreci çok yönlü
İçeriği Görüntüle

'Bağımlılığı bir denetleme sorunu olarak görebiliriz' diyerek sözlerine başlayan Uzm. Dr. Cavid Guliyev, 'Kişinin bağımlılık yapan maddelere, alkol de kumar da diyebiliriz, başladıktan bir süre sonra artık denetleme kabiliyetini kaybettiği bir durumdur. Kestikten sonra çeşitli bedensel ya da fiziksel, ruhsal yoksunluk belirtilerinin yaşanması. Almadığında çeşitli zorluklar yaşaması, elde etmek için çeşitli legal ve illegal yollara başvurması gibi durumlar bağımlılık olarak değerlendirilebilir. Kişinin hayatında olumsuz etkileri olan bir hastalıktır. Bu sadece kişinin hayatını değil aileyi de etkileyen bir durumdur. Son dönemlerde özellikle giderek artan miktarlarda diyebileceğimiz kumar bağımlılığı ön planda. Hem casino oyunları hem de bahis oyunlarını sayabiliyoruz. İllegal yollardan kişiler maalesef online oyunlara yönelebiliyor. Son dönemlerde kumar bağımlılığının artmasıyla hem oynayan kişiler hem de aileler tarafından toplumu da ilgilendirecek şekilde sorunlar ortaya çıkabiliyor. Gelen hastaların ifade ettikleri şey; hem fiziksel, ruhsal zorluklar, hem aile, ilişki, sosyal çevre, iş hayatlarıyla ilgili sorunlar yaşayabiliyorlar' dedi.

'Ailenin nasıl bir dil kullanacağını öğrenmesi gerekiyor'

'Zorluklardan bir tanesi de toplum tarafından dışlanmışlığa da maruz kalmak' diyen Uzm. Dr. Guliyev, 'O da hem kişilerin tedavi başvurularını etkiliyor hem yeniden topluma kazandırılmayı zorlaştırıyor. Sosyal desteği iyi kişilerde tedavi başarımız da iyi oluyor. Ailenin bilgilendirilmesi, nasıl davranacağını veya davranmayacağını, nasıl bir dil kullanacağını öğrenmesi gerekiyor. Kişinin tekrar başlamamayı da öğrenmesi gerekiyor. Hayatlarının orta noktasında bağımlılık vardır. Kişiler hayatlarının büyük bir kısmını oynamakla ve kaybettiklerini kazanmaya çalışmakla geçiriyor. Kişiler online oynandığı ve kolaylıkla ulaştığı için her an her yerde kumar oluyor' diyor. Saklama eğiliminde oluyorlar' şeklinde konuştu.

'Tedavi ekibinin, toplumun da el birliğiyle işin üstesinden gelinebiliyor'

Hastaların genellikle süreç biraz daha zorlayıcı olduktan, baş edemeyecekleri borçlar aşamasına geldikten, kendilerini durduramadıktan sonra veya istemedikleri şekilde davranışlara yer verdikleri durumlarda kendilerine başvurabildiğini belirten Uzm. Dr. Guliyev, şöyle devam etti:

'Başvuran hastada şunu görüyoruz; Mesela; evden haber vermeden bir takım eşyaların alınması, satılması vs. ilk başta ailelerde derin bir hayal kırıklığı ve öfke uyandırabiliyor, çeşitli çaresizlik hisleri ortaya çıkabiliyor. Aileler bu durumdan dolayı da şiddetli tepkiler verebiliyor. Legal, illegal yollardan başvurulan bu kumar oynamalar dolayısıyla ekseriyâ ruhsal problemlerle başvuruyorlar. Maddi zorluklar ya da ilişki sorunlarıyla, iş kayıplarıyla başvurabiliyorlar. Çoğu kimsede ek bir psikiyatrik hastalık da görebiliyoruz, depresyon da eşlik edebiliyor. Anksiyete bozuklukları hatta kumar bağımlılığında intihar düşünceleri yaygın olarak görülüyor. Sadece ülkemiz için değil bütün dünyada bu şekilde maalesef. Artan intihar düşünceleri girişimlere de neden oluyor. Bu nedenden dolayı maalesef hayatını kaybeden insanlar da oluyor. Tedavi ekibinin, toplumun da el birliğiyle işin üstesinden gelinebiliniyor.'

'Maalesef başvurular istediğimiz seviyede değil'

Uzm. Dr. Guliyev, 'Önemli olan başvurular, maalesef başvurular istediğimiz seviyede değil. Kişiler başlangıçta hastalık olduğunu fark etmiyorlar ya da kabullenmiyorlar, çevre tarafından yaftalanmaya maruz bırakılacağını düşünüyorlar. Çoğunlukla başvurmadan önce kendileri bırakma deneyiminden bahsediyorlar. AMATEM (Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi ve Eğitim Merkezi) servislerine ya da sivil toplum kuruluşları var; Yeşilay gibi başvurabilirler. Ayaktan tedavi merkezleri var, başvurulabilir. Şiddetli yoksunluk, aşerme olan ayaktan tedavilerde çok da başarılı olunmayan kullanıma veya oynamaya devam eden kişilerde hastaneye yatış öneriliyor. Genelde yatış süreçleri 21 gün diye planlanıyor ama kısa da uzun da olabilir. Taburcu olduktan sonra ayaktan tedaviler planlanıyor. Hem psikolog hem de psikiyatrist desteğini öneriyoruz. Tekrarlama eğilimi olan bir hastalık olduğu için hep dikkatli olmak ve yaşamı buna göre düzenlemek önemlidir. Buna düşünce tuzakları diyoruz, kişinin tekrar maddeye ya da alkole yönelmesi için zihninde geliştirdiği rasyonellerdir ki bu doğru değil; bir kereden bir şey olmaz değil, bir kereden çok şey olur. Zaten ekseriyâ başlama ve devam etme nedenleri de bu düşünceye bağlıdır' dedi.

Kaynak: İHA