Denizli'nin Beyağaç ilçesinde ata tohumuyla yetiştirilen, keskin acılığı ve farklı kullanım alanlarıyla bilinen meşhur Kayaca biberinde sezonun son hasatlarına yaklaşıldı. Yeniçeşme Mahallesi'nde yaklaşık 50 yıldır üretim yapan 64 yaşındaki Muhammet Özbakır, 5 dönümlük arazisine diktiği 6 bin kökten sezon sonunda yaklaşık 7 ton ürün bekliyor.
Denizli'nin Beyağaç ilçesinde yıllardır geleneksel yöntemlerle üretimi sürdürülen Kayaca biberinde hasat dönemi sona yaklaşıyor. Özellikle yüksek acılığıyla bilinen ve turşuluktan kurutmalığa, salçadan pul bibere kadar farklı şekillerde değerlendirilen yerel ürün, bu yıl da üreticisinin yüzünü güldürdü. İlçeye bağlı Yeniçeşme Mahallesi'nde yaklaşık yarım asırdır Kayaca biberi yetiştiren 64 yaşındaki Muhammet Özbakır, üretimi ailesinden öğrendiği geleneksel yöntemlerle sürdürüyor.
5 dönümlük arazisinde bu yıl yaklaşık 6 bin biber fidanını toprakla buluşturan Özbakır, temmuz ayında başladığı hasattan sezon sonuna kadar yaklaşık 7 ton ürün elde etmeyi hedefliyor. Kayaca biberi üretiminin daha tarla hazırlanmadan başladığını anlatan Özbakır, en önemli noktalardan birinin ata tohumunun korunması olduğunu söyledi. Yıllardır kendi ürünlerinden ayırdığı tohumlarla üretimi devam ettirdiklerini belirten Özbakır, 'Tohumlarımızı şubat ayında ekiyoruz. Fideler çıkınca tüplere alıyoruz, ardından mart ayında tarlaya dikiyoruz. Bu yıl yaklaşık 6 bin kök diktim. İlk hasadımızı 10 Temmuz da yaptık. Eylül ayının sonuna kadar toplamda 7 tona yakın biber toplamayı planlıyorum' dedi.
Kilogramı 70 TL, kurutulunca 500 TL
Tarladan toplanan Kayaca biberinin kilogramının bölgede yaklaşık 70 TL'den satıldığını belirten Özbakır, ürünün işlendiğinde katma değerinin daha da arttığını söyledi. Kayaca biberinin yalnızca taze olarak tüketilmediğini ifade eden Özbakır, vatandaşların ürünü özellikle kışlık hazırlıklarda tercih ettiğini kaydetti. Özbakır, 'Yemelik alan da var, turşuluk ve kurutmalık alan da. Salçası da yapılıyor. Kurutulduktan sonra pul biber ve toz biber haline getiriliyor. Pul ve toz biberin kilogramı 500 TL civarında satılıyor. Kayaca Biberi çok acıdır ama kabuğu kolay soyulur. Bölge insanı bu biberi yıllardır tanıyor ve özellikle kışlık hazırlıklarında kullanıyor' diye konuştu.
Keçi gübresi ve kar suyuyla yetişiyor
Üretimde geleneksel yöntemlerden vazgeçmediğini vurgulayan Özbakır, toprağın dikim öncesinde keçi gübresiyle zenginleştirildiğini belirtti. Biberlerin suyu sevdiğini söyleyen Özbakır, bölgede biriken kar sularından yararlandıklarını ve sulamayı damlama sistemiyle gerçekleştirdiklerini ifade etti. Özbakır, 'Toprağı keçi gübresiyle hazırlıyoruz. Çapasını zamanında yapıyoruz ve yabancı otların biberlerin gelişimini engellemesine izin vermiyoruz. Sulamada da kar suyundan faydalanıyoruz. Damlama sistemiyle suyu doğrudan bitkiye veriyoruz. Bu yıl ürünümüzden memnunuz. İnşallah gelecek yıl da üretime devam edeceğiz' dedi. Kayaca biberinin en belirgin özelliğinin yoğun acılığı olduğunu anlatan Özbakır, ürünün özellikle yörede turşuluk, kurutmalık ve 'çizmelik' olarak değerlendirildiğini söyledi. Nesilden nesile aktarılan ata tohumu sayesinde biberin kendine özgü özelliklerinin korunduğunu belirten Özbakır, geleneksel üretimin devam etmesinin de büyük önem taşıdığına dikkat çekti.
Başkan Pütün 'Yerel ürünlerimiz Beyağaç'ın zenginliği'
Beyağaç Belediye Başkanı Sezayi Pütün de ilçede üretimi sürdürülen geleneksel tarım ürünlerinin hem kırsal ekonominin canlı tutulması hem de yerel değerlerin gelecek kuşaklara aktarılması açısından önemli olduğunu belirtti. Kayaca biberi gibi ata tohumuyla üretimi devam ettirilen ürünlerin Beyağaç'ın tarımsal zenginliğinin bir parçası olduğunu ifade eden Pütün, ilçede üretim yapan çiftçilerin emeğinin ve geleneksel üretim kültürünün korunmasının önemine dikkat çekti. Başkan Pütün, yerel ürünlerin daha geniş kitlelere tanıtılmasının üreticiye ekonomik katkı sağlayacağını ve Beyağaç'ın bilinirliğine de destek olacağını ifade etti.




