Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Belçika Kraliçesi Mathilde'nin katılımıyla İstanbul'da gerçekleştirilen panelde yaptığı konuşmada Türkiye ile Belçika arasındaki ilişkilerin köklü bir geçmişe, güçlü bir dostluk anlayışına ve karşılıklı güvene dayandığını belirterek, 'İki asra yaklaşan diplomatik ilişkilerimiz istikrarlı bir şekilde gelişmiş; ticaret, yatırım, ulaştırma, teknoloji ve savunma başta olmak üzere birçok alanda önemli iş birlikleri kurulmuştur' dedi.
Belçika Ekonomik Misyonu Semineri kapsamındaki 'Kritik Altyapı: Ekonominin güçlendirilmesi' konulu panel Beşiktaş Deniz Müzesi'nde yapıldı. Programa Belçika Kraliçesi Mathilde, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, siyasiler ve işadamları katıldı. Programda bir konuşma yapan Bakan Uraloğlu, iki ülke arasında iki asra yaklaşan diplomatik ilişkilerin, istikrarlı biçimde geliştiğine dikkati çekerek 'Ticaret, yatırım, ulaştırma, teknoloji ve savunma başta olmak üzere birçok alanda önemli iş birlikleri kurulmuştur' diye konuştu.
'Türkiye son 23 yılda ulaştırma alanında çok büyük yatırımları hayata geçirdi'
Bakan Uraloğlu, ulaştırma ilişkilerinde en önemli alanlardan bir tanesinin de ülkelerin ulaştırma ilişkileri olduğunu dile getirerek, 'Siz bir şeyler üretebilirsiniz; onları ya satmanız ya da almanız gerekecektir. Onun için mutlaka bir şekilde ulaştırmanız gerekmektedir. Dolayısıyla ulaştırma sistemlerinin bağlantısallığını artırmamız, alternatiflerini geliştirmemiz ve mutlaka da güçlendirmemiz gerekmektedir. Türkiye son 23 yılda Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ulaştırma alanında çok büyük yatırımları hayata geçirdi. Karayollarından hızlı tren hatlarına kadar, demiryollarına kadar, havacılığa kadar ve iletişime ve deniz sektöründe birçok yatırımı hayata geçirdik' dedi.
'Türkiye sadece 4 saatlik uçuşla 67 ülkeye ulaşabilen bir merkez durumunda'
Türkiye'nin jeopolitik konumuna da dikkati çeken Uraloğlu, 'Avrupa, Asya ve Afrika'nın tam da geçiş noktasında, küresel ticaretin merkezlerinden bir tanesi durumunda. Türkiye sadece 4 saatlik uçuşla 67 ülkeye ulaşabilen bir merkez durumunda. Burada 1,5 trilyon dolarlık bir GSMH'dan bahsediyoruz' dedi.
Uraloğlu, Türkiye'nin konumunu güçlendirmek için, Orta Koridor'un en önemli bölümü olan Bakü-Tiflis-Kars hattını hayata geçirdiklerini dile getirerek 'Denizin altından Marmaray ile Avrupa'ya kadar demiryolu bağlantısını gerçekleştirdik. Şimdi yine İstanbul Boğazı'ndaki Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nden demiryolu hattını geçirerek kapasite problemini inşallah ortadan kaldırmış olacağız.' açıklamasında bulundu.
'Türkiye, Avrupa'nın Ortadoğu'ya ve Afrika'ya bakan önemli yüzlerinden bir tanesidir'
Bağlantısallığı çeşitlendirme noktasında, Kalkınma Yolu Projesi kapsamında Irak'ın Fav Limanı'ndan Türkiye'ye kadar gelmesini planladıkları ve projelerini bitirdikleri 1200 kilometrelik demiryolu ve karayolu projesi olduğunu dile getiren Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti:
'Bunu Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Türkiye ve Irak olarak planlıyoruz. Bugün bitmiş olsaydı Hürmüz Boğazı'nı bu kadar konuşuyor olmazdık. Çok alternatif bir hattı ortaya koymuş olurduk. Tabii birçok alternatifi geliştirmemiz lazım. Basra Körfezi'nin yanı sıra Akabe Körfezi, Umman, Avrupa arasında kesintisiz hatlar kurmamız gerekir. Olanların da mutlaka kapasitelerini geliştirmemiz gerekir. Türkiye, Avrupa'nın Ortadoğu'ya ve Afrika'ya bakan önemli yüzlerinden bir tanesidir.'
'Demiryollarına mutlaka daha fazla yatırım yapmamız lazım'
Emisyon değerlerini düşürme noktasında da istişarelerde bulunduklarını dile getiren Bakan Uraloğlu, 'Dünya ticaretinin yüzde 80-85'i denizlerden sağlanıyor. Ama orada emisyonu azaltmak için daha uzun zamana ihtiyacımız var. Halbuki demiryollarında emisyonu çok pratik bir şekilde azaltabiliyoruz. Dolayısıyla demiryollarına mutlaka daha fazla yatırım yapmamız lazım. Özellikle kriz anlarındaki kıymetini daha da iyi anlamış durumdayız' diye konuştu.
Belçika ile karşılıklı yatırım ve iş birliklerini artırmanın önemini de vurgulayan Bakan Uraloğlu, 'Geçmişi, tarihi derin olan iki devlet olarak coğrafyamızda bulunuyoruz. Biz, Avrupa'nın Orta Asya'ya, Afrika'ya kadar açılan yüzlerinden bir tanesiyiz. Bundan sonra ilişkilerimizi biraz daha geliştirme noktasında, denizcilik olsun, demiryolu olsun, belli fikir birliğine vardık. Bundan sonra teknik arkadaşlarımız altını dolduracaktır' ifadelerini kullandı.





