Cumhuriyet Halk Partisi eski Antalya Milletvekili Yıldıray Sapan, mahkemenin 'mutlak butlan' kararı sonrası yaşanan süreci değerlendirdi. Sapan, 'Ortada bir mahkeme kararı var. Resmi Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'dur. Parti ülkenin gündemine geri dönmelidir. Cumhuriyet Halk Partisi yaklaşık 10 kişinin o şişkin egosunu taşıyacak kadar uzun bir zamana sahip değildir' dedi.
CHP'de mahkemenin verdiği 'mutlak butlan' kararı sonrası siyasi kriz devam ederken CHP 24. Dönem Antalya Milletvekili Yıldıray Sapan açıklamalarda bulundu. Mahkemenin 'butlan' kararını, haklının hakkının teslim edilmesi olarak yorumlayan Sapan, 'Bir butlan süreci yaşandı. Aslında ona butlan da demeyelim. Haklının hakkının teslim edilmesi diyelim. Çünkü butlan biraz sevimsiz kaçıyor. Butlan sürecinde bildiğiniz gibi kurultay delegelerinin hakkının gasp edilmesi olayı yaşandı. İşin içine para ve bir takım rüşvetler karıştı. Ve bir kurultay hile yöntemi ile hak sahibinin elinden alındı. Şimdi o hak şu ya da bu şekilde, doğru ya da yanlış, ben doğru buluyorum. Hak sahibine geri verildi' dedi.
'Parti tabanı üzgün'
Kurultay sürecinde yaşanan delege hakkının gasp edilmesinin parti tabanını derinden sarstığını söyleyen Sapan, 'Bu süreçte tabii ki karşı taraf da direniyor. Bu direnişi de anlıyorum ama hem yenenin hem de yenilenin aynı kişi olduğu bir bilek güreşi bence anlamsız. Burada arada yıpranan sadece Cumhuriyet Halk Partisi. Bu kurultay sürecince yaşanan delegenin haklarının gasp edilmesi olayı parti tabanını derinden sarstı. Çünkü bu parti çok uzun zamandır sloganını 'ahlak' olarak kullanan, 'önce ahlak' olarak kullanan bir parti. Dolayısıyla parti içindeki bir grubun saygı kültürünü erozyona uğratmasına, etik sınırları esnetmesine, her türlü faydacılığı bir yaşam felsefesi haline getirmesine izin veremeyiz. Bu nedenden parti tabanı çok üzüntü duyuyor' ifadelerini kullandı.
'Bundan sadece parti zarar görür'
Özür Özel cephesinin karar sonrası direnmeye başladığının, bunun partiye zarar vereceğinin altını çizen Sapan, 'Şimdi geldiğimiz noktada bir direniş ile karşı karşıyayız. Ama bir türlü anlaşılamayan bir konu var. Bundan sadece parti zarar görüyor. Benim buradan çağrım Özgür beye bu direnişi sonlandırmasıdır. Çünkü bunun sonucunda ünlü yazar Rothfuss'un dediği gibi, 'Her bilge insan 3 şeyden korkmalıdır. Fırtınalı bir deniz, aysız bir gece, birde yumuşak başlı bir kişinin öfkesi.' Buna dikkat etmek lazım, partiyi daha fazla sıkıntıya sokmadan bu sürece son vermek lazım. Kılıçdaroğlu başından beri Bona Fides tutumu ve ilkeleri ile hareket ediyor. Özgür bey ise tuz ekmek, hakkını çiğnemekle meşgul. Dilerim bir an önce bundan vazgeçerler' şeklinde konuştu.
'Özgür bey bu işten vazgeçmelidir'
Mahkeme kararı ile resmi Genel Başkanın Kemal Kılıçdaroğlu olduğunu ve CHP'nin 10 kişinin şişkin egosunu taşıyacak vakti olmadığını vurgulayan Yıldıray Sapan, 'Az önce söylediğim gibi bir bilek güreşi tercihinde yenen de yenilen de aynı kurum olacak. Buna hiç gerek yok. Cemal Süreyya'nın dediği gibi 'Gitmekle gitmiş olmazsın, gitmekle gidilmez. Aklın kalır, gönlün kalır, anıların kalır.' Partimizi bölmeyelim. Bu direnişin bir anlamı yok. Ortada bir mahkeme kararı var. Resmi Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'dur. Şu anda yaptıkları da korsan girişimler, bu sadece AK Parti'nin ekmeğine yağ sürer. Özgür bey hızla bu işten vazgeçmelidir. Parti ülkenin gündemine geri dönmelidir. Cumhuriyet Halk Partisi yaklaşık 10 kişinin o şişkin egosunu taşıyacak kadar uzun bir zamana sahip değildir. Güzel ülkemin fakir insanlarının yaşam şartlarını düzeltmek için gerekli olan politikaları bir an önce gündemine almalıdır. Bu bir vakit kaybıdır bizim için' dedi.




