Fatih'te 17. yüzyıla ait olduğu bilinen tarihi Şekerci Han için restorasyon çalışmaları sürüyor. Hanın, 2029 yılında tarihi kimliği korunarak, yeniden İstanbul'un kültür ve sanat hayatına kazandırılması hedefleniyor. Said Nursi ve Mehmet Akif Ersoy gibi birçok önemli isme ev sahipliği yapan hanla ilgili konuşan Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan, 'Uzun süredir bir kültür-sanat muhiti oluşturmaya çalışıyoruz. Şekerci Han da bu kültürel kümelenmenin merkezi olacak. Burası sürprizlerle dolu bir yapı. Sıvaları kaldırdığımızda bazen 150-200 yıllık duvar resimleri ortaya çıkıyor. Bu eserlerin kimler tarafından yapıldığına dair araştırmalar sürüyor. Hem restorasyon süreci hem de sonrasında çok ilgi çekici gelişmeler yaşanacağına inanıyoruz. Bu yolculuğa başladık ve hep birlikte bu eseri yeniden İstanbul'a kazandıracağız' dedi.

Binlerce yıllık kale duvarlarını spreyle boyadılar
Binlerce yıllık kale duvarlarını spreyle boyadılar
İçeriği Görüntüle

Fatih'te bulunan tarihi Şekerci Han, yürütülen restorasyon çalışmalarıyla yeniden ayağa kaldırılıyor. Klasik Osmanlı şehir içi han mimarisinin önemli örneklerinden biri olan yapı, geçmişte ilim, kültür ve ticaret hayatının merkezlerinden biri olarak hizmet verirken, restorasyonun tamamlanmasının ardından yeniden yaşayan bir kültür merkezi olarak İstanbullularla buluşturulacak. Geçmişte, başta Said Nursi ve Mehmet Akif Ersoy olmak üzere pek çok önemli isim burada bulunmuş, sohbetler ve ilmi müzakereler gerçekleştirilmişti. Yapılan restorasyonun 2029 yılında tamamlanmasını beklediklerini belirten Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan yapılan çalışmaları anlattı.

'İslam dünyasının en büyük medreselerinden birinin yanı başında yer alıyor'

Şekerci Han'ın Fatih'te ve belki de son 70-80 yıldır şehrin hafızasında yer almayan; ancak Fatih Camii'nin hemen yanı başında bulunan en büyük alanlardan biri olduğunu vurgulayan Turan, şunları söyledi:

'Çok uzun yıllardır metruk haldeydi. Vakıflar Genel Müdürlüğümüz sağ olsun burayı kamulaştırdı ve uzun zamandır bu süreç için emek veriyor. Kamulaştırma işlemlerinin ardından biz de Vakıflar Genel Müdürlüğü'nden buranın restorasyonunu yapmak üzere tahsisini aldık ve Valiliğimizle iş birliği içerisinde çalışmalara başladık. Burası, Fatih Külliyesi döneminde, fetihten hemen sonra yapılan İslam dünyasının en büyük medreselerinden birinin yanı başında yer alıyor. Ecdadın İstanbul'u fethettikten sonra kurduğu ilk medreselerden biri burada bulunuyor. Hemen yanında ise bu han yer alıyor. Tarihi süreç incelendiğinde hanın 17. yüzyılda yapıldığı tahmin ediliyor. Daha eski dönemlere ait kayıtlara rastlamıyoruz ya da elimizde belge bulunmuyor.'

'Bu eseri yeniden medeniyetimize yakışır şekilde ayağa kaldıracağız'

Şekerci Han'ın gerçekten çok etkileyici bir yapı olduğunu vurgulayan Turan, 'İncelendiğinde, yüzyıllar içerisinde üzerine çeşitli ilaveler ve eklentiler yapıldığı görülüyor. Binayı soymaya başladık ve ilk kez yapının gerçek durumunu ortaya çıkarıyoruz. Çünkü ciddi tahribat almış bir yapıdan bahsediyoruz. Bu eseri yeniden medeniyetimize yakışır şekilde ayağa kaldıracağız. Elimizdeki bazı kayıtlara göre han, Osmanlı'nın son dönemi ve Cumhuriyet'in ilk yıllarında aktif olarak kullanılmış. Sanatçıların, kültür insanlarının ve zanaatkarların uğrak noktası olmuş. Hatta bazı dönemlerde insanların burada yatıp kalktığına dair bilgiler mevcut. Kayıtlarda, Said Nursi'nin burada kaldığı, Neyzen Tevfik'in bu handa yaşadığı, Mehmet Akif Ersoy'un buraya gelip gittiği, Neyzen Tevfik'ten dersler aldığı ve merhum başbakanlardan Rüştü Saraçoğlu'nun da burada yaklaşık iki yıl kaldığına dair bilgiler bulunuyor. Dolayısıyla bu han, eski taş duvarlarının ardında uzun yıllardır birçok hatırayı saklıyor. Bu yapı, aslında çok önemli bir geçmişe sahip' diye konuştu.

'Birçok tarihi olaya şahitlik etmiş, önemli şahsiyetlere ev sahipliği yapmış'

Projenin kendileri için oldukça heyecan verici olduğunu belirten Turan, 'Birçok restorasyon yapıyoruz ancak burası bin 200 metrekare büyüklüğünde ve Fatih'teki en büyük parsellerden biri. İçerisinde yaklaşık 130 göz oda bulunuyor. Restorasyon sonrasında bu sayıyı 110'a düşüreceğiz. Burada bir bilim kurulu oluşturduk. Bunun yanı sıra hazırladığımız her proje Koruma Kurulu'na gidiyor ve detaylı şekilde inceleniyor. Şu anda yapıyı ortaya çıkarmak için kapsamlı çalışmalar yürütüyoruz. Birçok çatlak ve çöküntü mevcut. Bu nedenle özel bir ihale yapıldı ve bina katman katman açılıyor. Bu eseri yeniden tarihteki ihtişamlı günlerine kavuşturacağız. Bu yapılar sadece taş, betondan ibaret değil. Birçok tarihi olaya şahitlik etmiş, önemli şahsiyetlere ev sahipliği yapmış eserler. Bu nedenle bizim için çok kıymetliler. Restorasyon tamamlandıktan sonra da geçmişteki işlevine yakın bir şekilde kamusal bir mekan olarak kullanılacak. İnsanların günün her saatinde gelip vakit geçirebileceği bir alan olacak. Buradaki odaları sanatçılara, zanaatkârlara, yazarlara, çizerlere ve akademisyenlere tahsis etmeyi planlıyoruz' dedi.

'Biz ve ekip arkadaşlarımız da bu süreçten büyük mutluluk duyuyoruz'

İstanbul'da kültür ve sanat meraklılarının mutlaka uğrayacağı bir hanı yeniden ayağa kaldıracaklarını söyleyen Turan, 'Uzun süredir bir kültür-sanat muhiti oluşturmaya çalışıyoruz. Şekerci Han da bu kültürel kümelenmenin merkezi olacak. Burası sürprizlerle dolu bir yapı. Sıvaları kaldırdığımızda bazen 150-200 yıllık duvar resimleri ortaya çıkıyor. Bu eserlerin kimler tarafından yapıldığına dair araştırmalar sürüyor. Dolayısıyla hem restorasyon süreci hem de sonrasında çok ilgi çekici gelişmeler yaşanacağına inanıyoruz. İstanbul'u, Osmanlı'yı ve Fatih'i sevenler için önemli bir kültür ve sanat mekânını yeniden ihya etmeye çalışıyoruz. Biz ve ekip arkadaşlarımız da bu süreçten büyük mutluluk duyuyoruz' ifadelerini kullandı.

'Bu eseri yeniden İstanbul'a kazandıracağız'

2029 yılına kadar Şekerci Han'ı yeniden hayata kazandırmayı hedeflediklerini belirten Turan, 'İstanbulluların keyifle vakit geçireceği, kültür ve sanatla iç içe olacağı ve bu eseri inşa eden ecdadımıza dua edeceği bir mekan haline getireceğiz. Buranın hemen yanında Fatih Külliyesi'nin Sahn-ı Seman Medreseleri bulunuyor. Ayrıca yanı başında Efdalzade Mescidi yer alıyor. Malta Çarşısı'nın hemen kenarında bulunan bu alan, ziyaretçileri keyifle karşılayacak önemli bir merkez olacak. Bu yolculuğa başladık ve hep birlikte bu eseri yeniden İstanbul'a kazandıracağız' dedi.

Kaynak: İHA