Otomobil sitenin bahçesine düştü
Otomobil sitenin bahçesine düştü
İçeriği Görüntüle

Otizm Spektrum Bozukluğu'nun erken çocukluk döneminde ortaya çıkan nörogelişimsel bir farklılık olduğunu belirten Psikolog Ferahnaz Şeyma Yılmaz, 'Otizm Spektrum Bozukluğu; sosyal iletişim, sosyal etkileşim ve davranış alanlarında farklılıklarla kendini gösteren nörogelişimsel bir durumdur. Çocuğunuzda göz teması kurmama, ismine tepki vermeme, konuşmada gecikme, tekrarlayıcı davranışlar veya akranlarıyla iletişim kurmakta güçlük gibi belirtiler gözlemliyorsanız vakit kaybetmeden bir uzmana başvurmanız büyük önem taşıyor. Erken tanı ve bireye özel eğitim desteği, çocukların gelişim sürecinde ve sosyal yaşama katılımında önemli katkılar sağlayabiliyor' dedi.

Otizm Spektrum Bozukluğu, yaşamın ilk yıllarında belirtiler göstermeye başlayan ve bireyin gelişimini yaşam boyu etkileyen nörogelişimsel bir farklılık olarak tanımlanıyor. Uzmanlar, erken tanı ve doğru eğitim desteği sayesinde çocukların sosyal iletişim becerileri ile günlük yaşam becerilerinde önemli gelişmeler sağlanabileceğine dikkat çekiyor. Medical Park Ordu Hastanesi'nden Psikolog Ferahnaz Şeyma Yılmaz, otizmin erken belirtileri, tanı süreci ve ailelerin dikkat etmesi gereken noktalar hakkında açıklamalarda bulundu.

'Belirtiler yaşamın ilk yıllarında ortaya çıkabiliyor'

Otizm Spektrum Bozukluğu'nun erken çocukluk döneminde ortaya çıkan nörogelişimsel bir farklılık olduğunu belirten Psk. Yılmaz, 'Otizm Spektrum Bozukluğu; sosyal iletişim, sosyal etkileşim ve davranış alanlarında farklılıklarla kendini gösteren nörogelişimsel bir durumdur. Bilimsel çalışmalar, otizmin kesin nedenini henüz tam olarak ortaya koyamamış olsa da genetik yatkınlığın önemli bir rol oynadığı bilinmektedir' diye konuştu.

Otizmin yaşamın ilk 3 yılı içerisinde belirti verebildiğini ifade eden Psk. Yılmaz, Amerikan Psikiyatri Birliği'nin tanımlamalarına göre sosyal iletişim ve etkileşimde güçlüklerle birlikte sınırlı ve tekrarlayıcı davranış örüntülerinin bu tablonun temel özellikleri arasında yer aldığını söyledi.

'Her 31 çocuktan biri otizm tanısı alıyor'

2025 yılında açıklanan ve 2022 yılı sürveyans verilerine dayanan araştırmalara göre ABD'de her 31 çocuktan birine Otizm Spektrum Bozukluğu tanısı konulduğunu belirten Psk. Yılmaz, bunun bugüne kadar bildirilen en yüksek yaygınlık oranı olduğunu ifade etti. Artan farkındalık ve gelişen tanı yöntemlerinin otizmin daha erken yaşlarda fark edilmesini sağladığını belirten Psk. Yılmaz, erken değerlendirme sayesinde çocukların ihtiyaç duyduğu destek programlarına daha erken ulaşabildiğini kaydetti.

'Erken belirtiler ihmal edilmemeli'

Otizm Spektrum Bozukluğu olan çocuklarda bazı belirtilerin erken dönemde görülebildiğini ifade eden Uzm. Dr. Yılmaz, 'Göz teması kurmaktan kaçınma, ismi söylendiğinde tepki vermeme, konuşmada gecikme, iletişim kurmada güçlük, akranlarıyla oyun oynamakta zorlanma, tekrarlayıcı hareketler, oyuncaklarla sürekli aynı şekilde oynama, dönen nesnelere yoğun ilgi, rutinlerin bozulmasına aşırı tepki ile ses, ışık ve dokunmaya karşı hassasiyet en sık karşılaştığımız belirtiler arasında yer alıyor' ifadelerine yer verdi.

'Dil gelişimi ve davranış sorunları görülebiliyor'

Otizm tanısı alan çocukların önemli bir bölümünde dil gelişiminin beklenen şekilde ilerlemeyebildiğini dile getiren Psk. Yılmaz, 'Bazı çocuklarda konuşmak hiç gelişmeyebilir, bazılarında ise konuşmak gecikmeli olarak ortaya çıkabilir. Kendini ifade etmekte zorlanan çocuklarda zaman zaman öfke nöbetleri, davranış problemleri ve kriz anlarında problem çözme becerilerinde güçlük yaşanabilir. Duygu düzenleme becerilerindeki zorluk nedeniyle günlük yaşam aktivitelerinde aile desteğine daha fazla ihtiyaç duyulabilirler' şeklinde konuştu.

'Beslenme alışkanlıkları da etkilenebiliyor'

Otizm Spektrum Bozukluğu'nun yalnızca iletişim alanını değil, günlük yaşam alışkanlıklarını da etkileyebildiğini dile getiren Yılmaz, 'Bazı çocuklar belirli yiyecekleri tüketmek istemeyebilir, sürekli aynı besinleri tercih edebilir ya da rutinlerinin değişmesine karşı direnç gösterebilir. Yoğun ilgi alanları, değişime karşı hassasiyet ve duyusal farklılıklar günlük yaşamı etkileyebilen özellikler arasında yer almaktadır' ifadelerine yer verdi.

'Otizm bir hastalık değil, nörogelişimsel bir farklılıktır'

Otizm Spektrum Bozukluğu'nun her bireyde farklı belirtiler ve farklı destek ihtiyaçlarıyla görülebildiğini vurgulayan Psk. Yılmaz, geçmişte ayrı başlıklar altında değerlendirilen Asperger Sendromu ve Atipik Otizm gibi tanıların günümüzde Otizm Spektrum Bozukluğu çatısı altında ele alındığını söyledi. Her bireyin güçlü yönlerinin ve destek ihtiyaçlarının farklı olduğunu belirten Psk. Yılmaz, bu nedenle değerlendirme ve eğitim planlamasının kişiye özel yapılmasının büyük önem taşıdığına dikkat çekti.

'Erken tanı çocukların yaşamında büyük fark oluşturabiliyor'

Ailelere önemli uyarılarda bulunan Psk. Yılmaz, 'Çocuğunuzda göz teması kurmama, ismine tepki vermeme, konuşmada gecikme, tekrarlayıcı davranışlar veya akranlarıyla iletişim kurmakta güçlük gibi belirtiler gözlemliyorsanız vakit kaybetmeden bir uzmana başvurmanız büyük önem taşıyor. Erken tanı ve bireye özel eğitim desteği, çocukların gelişim sürecinde ve sosyal yaşama katılımında önemli katkılar sağlayabiliyor' diye konuştu.

Kaynak: İHA