Dünya Sepsis Günü kapsamında Global Sağlık Hizmetleri Şirketi Vantive'nin destekleriyle yoğun bakım hekimleri ve uzmanlarının bir araya geldiği etkinlikte, Türk Yoğun Bakım Derneği (TYBD) Veribilimi Çalışma Grubu tarafından gerçekleştirilen TURKSOFA-2 araştırmasının çarpıcı sonuçları kamuoyuyla paylaşıldı. Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye'de yoğun bakım servislerinde tedavi gören her beş hastadan birinin sepsisli olduğu ve sepsisli her iki hastadan birinin 30 gün içinde hayatını kaybettiğine dikkat çekildi.

2026 yılı teması 'Sepsise Yatırım Yapın - Hayat Kurtarın' olarak belirlene Dünya Sepsis Günü, küresel ve bölgesel ölçekli güncel verilerle birlikte konunun uzman isimleriyle İstanbul'da ele alındı. Türk Yoğun Bakım Derneği (TYBD) ile Vantive Türkiye'nin iş birliğiyle düzenlenen etkinlikte toplumdaki sepsis bilincinin artması ve kamuoyundaki sepsis farkındalığının artması için gerekli adımlar, Türkiye'de ilk kez gerçekleştirilen TÜRK SOFA-2 araştırmasının sonuçlarıyla birlikte gündeme taşındı. TYBD Veribilimi Çalışma Grubu tarafından gerçekleştirilen araştırmanın sonuçlarına göre, Türkiye'de yoğun bakım servislerinde tedavi gören her beş hastadan birinin sepsisli olduğu belirtilirken, sepsisli her iki hastadan birinin ise 30 gün içinde hayatını kaybettiğine dikkat çekildi.

Bakan Memişoğlu'ndan Siirt'te doğumsal anomali tespit edilen bebeğe ilişkin açıklama
Bakan Memişoğlu'ndan Siirt'te doğumsal anomali tespit edilen bebeğe ilişkin açıklama
İçeriği Görüntüle

'Çalışmada yoğun bakım hastalarının yaklaşık yüzde 39'unun sepsisli olduğu ve sepsisli hastaların yaklaşık yarısının 30 gün içinde yaşamını yitirdiği tespit edildi'

Türkiye'de bir ilk olan ve çıktılarıyla dünya çapında kapsamlı bir örnek teşkil eden TURKSOFA-2 araştırmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Türk Yoğun Bakım Derneği (TYBD) Başkanı Prof. Dr. Fethi Gül, 'Dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen sepsis, yoğun bakım ünitelerindeki hastalık ve ölüm yükünün de en önemli nedenlerinden biri olmaya devam ediyor. TURKSOFA-2 araştırmamız neticesinde elde ettiğimiz yeni veriler ise sorunun ülkemiz açısından ne kadar önemli olduğunu açık biçimde ortaya koyuyor. Türkiye'nin 44 ilini ve 7 bölgesini kapsayan, 143 yoğun bakım ünitesinin katıldığı çok merkezli ve prospektif bir araştırma ile 3 bin 368 hastamızı değerlendirdik. Çalışmanın en dikkat çekici bulgularından biri ise yoğun bakım ünitelerinde Sepsis-3 nokta prevalansının yüzde 39 olarak tespit edilmesi oldu. Yani bir başka bir ifadeyle, araştırmanın gerçekleştirildiği gün Türkiye'de yoğun bakım yatağında yatan yaklaşık her beş hastadan ikisi sepsisliydi. Ve çarpıcı bir sonuçla sepsisli hastalarda 30 günlük ölüm oranı yüzde 50,5; sepsis olmayan hastalarda ise yüzde 24,5 olarak bulundu. Maalesef Türkiye'de yoğun bakımda tedavi edilen her beş hastadan yaklaşık ikisi sepsisli ve sepsisli her 2 hastadan biri 30 gün içinde kaybediliyor' dedi.

'Sepsisi önlenebilir ölümlerin önemli nedenlerinden biri olarak kabul etmeli, farkındalık çalışmalarını kalıcı sağlık politikalarına dönüştürmeliyiz'

Sepsisin küresel bir sağlık sorunu olduğunu vurgulayan, sepsis tedavisinde zamanın hayati önem taşıdığını ve artık farkındalıktan yatırıma geçme zamanının geldiğini ifade eden Prof. Dr. Fethi Gül, 'TURK-SOFA2 verileri esasında sepsis konusunda çok ciddi bir uyarı niteliği taşıyor. Sepsis tedavisinde zamana karşı bir yarıştan söz ederken, bir yandan da enfeksiyonların yüzde 50,7'sinin akciğer kaynaklı olması, antimikrobiyal direncin giderek daha önemli bir klinik sorun haline gelmesi gibi pek çok dinamikle karşı karşıyayız. Dolayısıyla zamana karşı yarışta geç kalmadan, farkındalıktan yatırıma geçme zamanı diyoruz. Artık yalnızca sepsisin farkında olmak yeterli değildir; sepsisle mücadele için sürdürülebilir sistemler oluşturmak gerekmektedir. 2026 Dünya Sepsis Günü çerçevesinde Türk Yoğun Bakım derneği olarak biz de beş temel yatırım alanı öne çıktığını ifade ederken; ulusal sepsis politikaları ve eylem planlarının oluşturulması; sağlık sistemlerinin ve sağlık çalışanlarının güçlendirilmesi; bilim ve inovasyonun desteklenmesi; hastalara, sepsisten sağ kalanlara ve toplumlara yatırım yapılması; küresel sağlık güvenliği ve sağlık sistemlerinin dayanıklılığının artırılması gerektiğini bir kez daha en güçlü şekilde dile getiriyoruz' diye konuştu.

'Vantive Türkiye ailesi olarak 'Zamana Karşı Hayat Kurtarma Yarışı' mottosuyla hareket ediyoruz'

Sepsis tedavisinde erken teşhis ve yenilikçi teknolojilerin önemini vurgulayan Vantive Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Volkan Doğan ise günün anlam ve önemine ilişkin şu ifadelere yer verdi:

' Sepsis, erken teşhis edildiğinde önlenebilir ve yönetilebilir bir tablo. Elbette bu mücadele ancak güç birliği yaptığımızda aşılması mümkün olan bir tedavi süreci. Dolayısıyla Türk Yoğun Bakım Derneği ile uzun yıllardır sürdürdüğümüz bu güçlü iş birliği, bizim için sadece kurumsal bir sorumluluk değil, hayatı savunan ortak bir vizyonun eseri. Vantive Türkiye ailesi olarak biz de 'Zamana Karşı Hayat Kurtarma Yarışı' mottosuyla hareket ediyoruz. Yoğun bakım hekimlerimizi ve yoğun bakım uzmanlarımızı en yenilikçi ve güvenilir teknolojilerle buluşturmak için çalışıyoruz. Çünkü biliyoruz ki bu alanda atılan her doğru adım, kazanılmış bir hayattır. Dünya Sepsis Günü kapsamında bu anlamlı organizasyonun hayata geçmesine katkı sağlayan Türk Yoğun Bakım Derneği'ne ve hayatımıza dokunan tüm sağlık profesyonellerine teşekkür ediyoruz.'

Program kapsamında, sepsisle mücadeledeki katkılarından dolayı Prof. Dr. Fethi Gül'e Vantive Türkiye tarafından plaket takdim edildi.

'Sepsiste Algı ve Gerçekler' temalı anketin sonuçları TYBD Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr Gülçin Hilal Alay tarafından katılımcılarla paylaşılırken, 'Sepsiste Gerçek Başarı Hikayeleri' paneli ise Uzman Doktor Esra Tekin'in moderasyonu ile gerçekleşti. Programın ardından, toplumsal bilinci artırmak amacıyla tüm katılımcılarla birlikte Kalamış Sahil Parkuru'nda 'Sepsise Karşı Farkındalık Yürüyüşü' düzenlendi.

Kaynak: İHA