Şehit Teğmen Caner Gönyeli Arama Kurtarma Davet Tatbikatı 2026, deniz safhasının ardından başarıyla tamamlandı.

Şehit Teğmen Caner Gönyeli Arama Kurtarma Davet Tatbikatı 2026, deniz safhasının icra edilmesiyle beraber başarıyla sonlandı. Tatbikatı, Sancak gemisi TCSG Yaşam arama kurtarma gemisinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel, İçişleri Bakan Yardımcısı Kübra Güran Yiğitbaşı, Sahil Güvenlik Komutanı Koramiral Ahmet Kendir ve Azerbaycan, Pakistan, Libya, Gambiya, Zambiya, Ruanda, Sierra Leone, Somali'den temsilciler takip etti.

TCSG Yaşam arama kurtarma gemisinin, Gazimağusa Limanı'ndan ayrılmasıyla tatbikatın deniz safhası başladı. Ardından geminin uluslararası sularda yer alan tatbikat bölgesine ulaşmasıyla senaryo gereği planlanan arama kurtarma faaliyetlerine geçildi.

Senaryo başarıyla icra edildi

Gerçekleştirilen tatbikat senaryosu çerçevesinde, Türk arama kurtarma bölgesi içinde çok sayıda düzensiz göçmen bulunan bir kuru yük gemisi ile ticari yatın çarpışması sonucu arama kurtarma harekatı başladı. Gemilerden gelen tehlike sinyali sonrasında Türkiye ve KKTC arama kurtarma ekipleri beklemeksizin harekete geçti. Arama kurtarma uçakları vasıtasıyla yer tespit çalışmaları başladı. Tespit edilen kazazedeler 'quick strop' yöntemi ve yüzer sedye kullanarak kurtarırken, yaralılar da sağlık kontrolü için helikopterle TCSG Yaşam'a sevk edildi. Diğer kazazedeler ise hızlı kurtarma botları vasıtasıyla kurtarıldı.

Kaza sonrası kaçmaya çalışan düzensiz göçmenlerin bulunduğu kuru yük gemisine ise Sahil Güvenlik Özel Harekat Timi tarafından operasyon düzenlendi. Kuru yük gemisi kontrol altına alındığı sırada düzensiz göçmenler tarafından yangın çıkarılması üzerine mürettebat ve göçmenler, sahil güvenlik botlarıyla tahliye edildi. Yangın, TCSG Yaşam tarafından su püskürtülerek söndürüldü.

Tatbikatın deniz safhasının ikinci bölümünde, Gazimağusa açıklarında ticari gemi ile akaryakıt tankerinin çarpışması sonucu denize düşen kazazedelerin helikopter yardımıyla kurtarılmasına yönelik faaliyet icra edildi.

Arama kurtarma faaliyetlerinin tamamlanmasının ardından tatbikata katılan hava ve deniz araçları, TCSG Yaşam'ın önünde selamlama geçişi yaptı.

KKTC Başbakanı Ünal Üstel, Şehit Teğmen Caner Gönyeli-2026 Arama Kurtarma Davet Tatbikatı'nın deniz safhasının ardından yaptığı konuşmada, Doğu Akdeniz'deki gelişmelere dikkat çekerek Türkiye'nin etkin ve fiili garantörlüğünün Kıbrıs Türk halkının güvenliğinin temel teminatı olduğunu söyledi.

'Doğu Akdeniz her zamankinden daha kritik bir dönemden geçmektedir'

Bölgede yaşanan gelişmelere değinen Üstel, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin son yıllarda hız verdiği silahlanma faaliyetlerini ve yabancı ülkelerle geliştirdiği askeri iş birliklerini yakından takip ettiklerini belirtti.

Üstel, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

'Bugün Doğu Akdeniz her zamankinden daha kritik bir dönemden geçmektedir. Bölgemizde yeni ittifaklar kurulmakta, yeni askeri yapılanmalar oluşturulmakta ve enerji kaynakları üzerinden yeni hesaplar yapılmaktadır. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin son yıllarda hız verdiği silahlanma faaliyetlerini, yabancı askeri güçlerle geliştirdiği iş birliklerini ve bölgemizdeki dengeleri değiştirmeye yönelik girişimlerini yakından takip ediyoruz. Fransa ile yapılan askeri iş birlikleri, adadaki yabancı askeri varlığın artırılmasına yönelik girişimler ve Doğu Akdeniz'de oluşturulmaya çalışılan yeni dengeler bizim açımızdan dikkatle değerlendirilmektedir. Ancak herkes şunu çok iyi bilmelidir; Kıbrıs Türk Halkı yalnız değildir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yalnız değildir. Bu toprakların arkasında güçlü bir devlet, güçlü bir ordu ve güçlü bir millet vardır. Anavatan Türkiye Cumhuriyeti'nin etkin ve fiili garantörlüğü, Kıbrıs Türk Halkının güvenliğinin temel teminatıdır.'

Türkiye'nin savunma sanayisinde son yıllarda önemli başarılara imza attığını ifade eden Üstel, bu gücün aynı zamanda Kıbrıs Türk halkının da gücü olduğunu söyledi. Üstel, 'Türkiye'nin bölgede artan gücü, savunma sanayisindeki tarihi başarıları, diplomatik etkinliği ve küresel ölçekte yükselen konumu sadece Türkiye'nin değil, Kıbrıs Türk Halkının da gücüdür. Bugün Türk Silahlı Kuvvetleri dünyanın en güçlü ordularından biridir. Türk savunma sanayisi kendi gemisini, kendi hava savunma sistemlerini, kendi helikopterini, kendi füzesini ve kendi insansız hava araçlarını üreten bir seviyeye ulaşmıştır. Türkiye artık sadece bölgesel değil, küresel ölçekte söz sahibi olan güçlü bir devlettir. Bu güç, Kıbrıs Türk Halkının da gücüdür. Bu güç, Doğu Akdeniz'de barışın güvencesidir. Bu güç, Mavi Vatan'ın güvencesidir' dedi.

'Biz bu topraklarda misafir değiliz, bu toprakların sahibiyiz'

Kıbrıs meselesine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Üstel, Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü kabul edilmeden ortaya konulacak herhangi bir çözüm modelinin sürdürülebilir olmayacağını kaydetti.

Üstel açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

'Kıbrıs meselesinde de duruşumuz nettir. Kıbrıs Türk Halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü kabul edilmeden, adadaki iki halk ve iki devlet gerçeğine dayanılmadan ortaya konulacak hiçbir çözüm modeli sürdürülebilir olmayacaktır. Geçmişte başarısız olan yaklaşımların yeniden denenmesinin kimseye faydası yoktur. Kıbrıs Türk Halkı kendi devletinden, egemenlik haklarından ve eşit statü talebinden vazgeçmeyecektir. Dünyaya çağrımız nettir; Doğu Akdeniz'de kalıcı barışın yolu Kıbrıs Türk Halkının haklarının teslim edilmesinden, adadaki gerçeklerin kabul edilmesinden ve iki tarafın eşitliği temelinde yeni bir anlayışın geliştirilmesinden geçmektedir.'

Konuşmasının sonunda barış ve istikrar vurgusu yapan Üstel, 'Biz savaş istemiyoruz. Biz gerginlik istemiyoruz. Biz bölgemizde barış, istikrar ve iş birliği istiyoruz. Ancak barışın en büyük güvencesinin güçlü olmak olduğunu da biliyoruz. Caydırıcı olmak, hazırlıklı olmak ve güçlü olmak zorundayız. Bugün burada gördüğümüz tablo da tam olarak budur; hazır bir devlet, hazır bir ordu, hazır bir millet' ifadelerini kullandı.

İçişleri Bakan Yardımcısı Kübra Güran Yiğitbaşı, Şehit Teğmen Caner Gönyeli-2026 Arama Kurtarma Davet Tatbikatı'nın ardından yaptığı açıklamada, arama kurtarma faaliyetlerinin insan hayatına verilen değerin en somut göstergelerinden biri olduğunu belirterek, Türkiye ve KKTC'nin müşterek kabiliyetini Doğu Akdeniz'de bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi.

İBB metrobüs yolunu değiştirince tarihi Küçükçekmece köprüsü atıl kaldı
İBB metrobüs yolunu değiştirince tarihi Küçükçekmece köprüsü atıl kaldı
İçeriği Görüntüle

'Milli Sahil Güvenlik gemileri Mavi Vatan'da görev yapacak'

Türkiye'nin arama kurtarma kapasitesine ve Sahil Güvenlik Komutanlığı'nın görevlerine değinen Yiğitbaşı, Türkiye'nin jeopolitik konumu nedeniyle büyük bir sorumluluk üstlendiğini söyledi.

Yiğitbaşı, 'Üç tarafı denizlerle çevrili ülkemiz; jeopolitik konumu ve yoğun deniz trafiği ile arama kurtarma faaliyetlerinde büyük bir görev alanına sahiptir. Mavi Vatan denizlerimizdeki tek genel kolluk kuvveti olan Sahil Güvenlik Komutanlığımız; kurulduğu günden bugüne üstlendiği tüm görevlerde yüksek sorumluluk bilinciyle hareket etmekte, aziz milletimizden aldığı destekle vazifelerini yerine getirmektedir' dedi.

Türkiye'nin yerli ve milli savunma sanayi projelerine de değinen Yiğitbaşı, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

'Ayrıca bu yıl ilk kaynağı yapılarak iki yıl içerisinde hizmete girmesini planladığımız tamamen yerli ve milli imkanlarla inşa edilecek Milli Sahil Güvenlik Gemilerimiz, Mavi Vatan'da göreve başlayarak Sahil Güvenlik Komutanlığımızı daha da güçlendirecektir.'

Tatbikatın ardından açıklamalarda bulunan Sahil Güvenlik Komutanı Koramiral Kendir, tatbikatın Doğu Akdeniz'de, KKTC hava sahası, kara suları ve ana karası ile Türkiye'nin arama kurtarma bölgesi içerisindeki uluslararası sularda icra edildiğini belirtti. Tatbikatın denizde ve karada ortaya çıkabilecek arama kurtarma ihtiyaçlarını tespit etmek, müdahale sürelerini en aza indirmek ve iki ülkenin arama kurtarma teşkilatları arasındaki koordinasyonu geliştirmek amacıyla gerçekleştirildiğini ifade etti.

Kara ve deniz safhalarında üç farklı senaryoya dayalı olarak icra edilen tatbikatta planlanan arama kurtarma faaliyetlerinin başarıyla gerçekleştirildiğini kaydeden Kendir, fiili safhaya Türkiye'den 1 fırkateyn, 1 insansız hava aracı, 3 sahil güvenlik korveti, 4 sahil güvenlik botu, 6 helikopter, 2 uçak, 2 arama kurtarma timi, 1 özel harekât timi ile 1 dalış emniyet güvenlik ve arama kurtarma timinin katıldığını bildirdi. KKTC'den ise 5 sahil güvenlik botu, 2 helikopter, 2 römorkör ve 5 arama kurtarma timinin görev aldığını söyledi.

Tatbikatın, Türkiye ve KKTC'nin her türlü deniz ve hava şartında arama kurtarma faaliyetlerini karşılıklı iş birliği içinde başarıyla yürütebileceğini ulusal ve uluslararası kamuoyuna bir kez daha gösterdiğini vurgulayan Kendir, 'Denizde ve karada bizlere ihtiyacı olan insanların yardım çağrılarına en kısa sürede karşılık vererek onlara ulaşmak son derece hayati bir zorunluluktur' değerlendirmesinde bulundu.

Kaynak: İHA