Yaz mevsimiyle birlikte güneş kremi kullanımı arttı. Güneşten gelen ultraviyole ışınlara karşı sadece yazın değil kışın da önlem alınması gerektiğini belirten Dr. Öğr. Üyesi Elif Topcu, kimlerin ne tür güneş kremi kullanması gerektiğini anlattı. Topcu, sadece güneş yanıkları sebebiyle değil, DNA hasarına karşı da güneş kremi kullanılması gerektiğini vurguladı.

Güneş ışınlarından korunmak sadece güneş yanıklarına değil, cilt hastalıklarına karşı tedbir almak için de büyük önem taşıyor. İstanbul Beykent Üniversite Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Bölümü'nden Dr. Öğr. Üyesi Elif Topcu, güneşten gelen ultraviyole ışınlara karşı yıl boyunca güneşten koruyucu krem kullanılması gerektiğini belirtti.

Tüp bebek başarısında kilo faktörü
Tüp bebek başarısında kilo faktörü
İçeriği Görüntüle

'Güneşsiz alanlarda da ultraviyole ışınlardan korunmalıyız'

Kullanılan güneş kremi çeşidi kadar doğru miktarda ve doğru şekilde kullanılmasının da önemini vurgulayan Topcu, şu ifadeleri kullandı:

'Güneş koruyucularının daha çok yazın kullanıldığını görüyoruz. Bizler de yazın daha yoğun öneriyoruz, öyle bir teamül var. Bu doğru fakat problem aslında güneş değil, güneşteki ultraviyole A ve ultraviyole B. Böyle bakarsak biz kışın da ultraviyoleyle karşı karşıya kalıyoruz. Güneşsiz alanda da ultraviyole ışınlar var. Bulutlu havada da ultraviyole yeryüzüne ve deriye ulaşıyor. Eğer bir dermatolojik hastalığımız varsa kışın bile ultraviyoleden korunmak amaçlı güneş koruyucu kullanmamız gerekebilir.'

Güneş kremlerindeki SPF'den (Sun Protection Factor-Güneş Koruma Faktörü) çok doğru ürünün doğru şekilde ve doğru miktarda kullanılmasının önemini vurgulayan Topcu, 'SPF 30'u genelde kışın kullanmayı, yazın ise SPF 50 ve 50 +'ı tercih ediyoruz. Onaylanmış, denetlenmiş, standardize edilmiş, doğru yerde satılan ürün doğru üründür' dedi.

'Mineral filtreli güneş kremleri, daha iyi koruyuculuk sağlıyor'

Mineral (fiziksel) filtreli güneş kremleri ile kimyasal filtreli güneş kremleri arasındaki farkı anlatan Topcu, 'En iyi ve hızlı koruyuculuk sağlayanlar, fiziksel (mineral filtreli) ürünler. İçinde titanyum dioksit ve çinko oksit bulunan pek çok ürün var. Bütün bunlar iyi koruyucuya sahiptirler. Bunların da birtakım sıkıntıları var. Sürüldüğünde ciltte beyaz tabaka oluyor. Bir de kimyasal filtreli olanlar var. 2019-2022 arasında hem FDA (Food and Drug Administration) hem Avrupa Birliği (AB) bunların ürün içindeki oranlarını düzenledi ve 'Şu orandan daha fazlası olamaz' dedi. Yani hem fiziksel hem de kimyasal filtreli olanlarda artık bir standart var. Kimyasal filtreli olanların avantajı, daha kolay uygulanabiliyor ve kozmetik açıdan daha kabul edilebilir olması' ifadelerini kullandı.

Hamileler, çocuklar ve dermatolojik hastalığı olanlar mineral filtreli kullanmalı

Kimlerin fiziksel, kimlerin kimyasal filtreli güneş kremi kullanması gerektiğine dair tavsiyelerde bulunan Dr. Öğr. Üyesi Elif Topcu, 'Çocuklar, gebeler, melazma tedavisi ya da dermatolojik birtakım hastalık tedavisi görenler, fiziksel bariyeri fazla olan ürünleri kullanabilir. Hiçbir problemi olmayan, kendini sadece güneş yanığından korumak isteyenler dozu denetlenmiş, onaylanmış ve standartlaştırılmış kimyasal filtreler de kullanabilir. Önemli olan hangi bireye hangi ürünü, hangi yaşta seçeceğimiz' dedi.

C vitamini kullanılabilir, retinoik asit ise sakıncalı

C vitamini serumlarının güneş kremlerini destekleyici bir ürün olabileceğini belirten Topcu, 'C vitamini çok iyi bir antioksidan. Güneş koruyucuları oldukça destekleyici diyebiliriz. Gündüzleri önce nemlendiricimizi, C vitaminli serumumuzu, üstüne de bir güneş koruyucu kullanabiliriz' dedi.

Retinoik asit içeren ürünlerin ise yaz aylarında daha dikkatli kullanılması gerektiğinin belirten Dr. Öğr. Üyesi Elif Topcu, 'Retinoik asidin yaz aylarında genel olarak kullanılmasını tavsiye etmiyoruz. Bu, hasta ya da danışan ile hekim arasında planlanması gereken bir ürün' diyerek retinoik asit kullanımına karşı uyarılarda bulundu.

'DNA hasarını önlemek için güneş kremi kullanılmalı'

Dr. Öğr. Üyesi Elif Topcu, sadece güneş yanıklarına karşı değil, hastalıklardan korunmak için de düzenli güneş kremi kullanımının önemini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

'Hep güneşten korunmaya çalışıyoruz ama hedefimiz sadece güneş yanıklarından korunmak olmasın. Aslında kronik bir ultraviyole maruziyeti olduğunu ve bunun güneş yanığından da öte DNA hasarı yapabileceğini ve bu DNA hasarının uzun vadede deri kanserlerine ya da cilt hasarına neden olabileceğini unutmamamız gerekiyor. Hedefimiz yoğun ultraviyoleden korunmak, DNA'mızı koruyabilmek ve cildimizde ekstra deri hastalıkları oluşmasını, belki de cilt kanserini engellemek olmalı. Sadece güneş yanığı gibi düşünmeyelim, uzun vadeli bir sağlık yatırımı gibi düşünelim.'

Kaynak: İHA